3. Hukuk Dairesi 2015/19842 E. , 2017/2366 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; 11175703 tesisat nolu aboneliğinin bağlı olduğu işyerinde kiracı sıfat…
**3. Hukuk Dairesi 2015/19842 E. , 2017/2366 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; 11175703 tesisat nolu aboneliğinin bağlı olduğu işyerinde kiracı sıfatıyla elektrik tüketicisi olduğunu, faturalarda davalının haksız olarak kayıp-kaçak, ... payı, sayaç okuma, iletim, dağıtım ve perakende satış hizmeti bedeli vb. bedellerin tahsil ettiğini ileri sürerek; tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere geçmiş yıllara yönelik haksız ve hukuka aykırı alınan alacak kalem bedelleri olarak asgari 1.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesi talep etmiştir. Davalı; davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davacının dava konusu abonelik sözleşmelerinin tarafı olmadığı, bu nedenle davacının taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın taraf sıfatı bulunmaması nedeni nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davanın esasına girmeden önce; dava ehliyeti ve taraf sıfatı kavramları üzerinde durmakta fayda vardır. Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usulü işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler. Taraf sıfatına gelince, bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceğinden sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır. Bir başka deyişle, sıfat; dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Kuru, Baki-Arslan, Ramazan-Yılmaz, Ejder: Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları, Ankara 1995, 7.baskı, s.231). ./..