Başvuru, kadastro davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kadastro davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 5/9/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Adıyaman ili, Kahta ilçesi, Kalyon köyü, Kepir mevkiinde bulunan dava konusu taşınmazla ilgili olarak A.B. isimli şahıs tarafından 21/4/1976 tarihinde Kahta Asliye Hukuk Mahkemesinde el atmanın önlenmesi davası açılmıştır. Kahta Asliye Hukuk Mahkemesi 15/12/1980 tarihinde dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışması başladığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vererek dosyanın Kahta Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Dosya, Kahta Kadastro Mahkemesinin (Mahkeme) E.1981/279 sırasına kaydedilmiş, yargılama sırasında başvurucular 21/5/1985 tarihinde dava konusu taşınmaz sınırları içerisinde kendilerine ait arazilerin de bulunduğunu belirterek tescil talebiyle davaya müdahil olmuşlardır. Mahkeme 1/8/1991 tarihli kararında davalıların dava konusu taşınmaz üzerinde yirmi beş yılı aşkın bir zamandır nizasız fasılasız zilyet olduklarını, davacıların bu taşınmazdan zorla çıkarıldıklarına yönelik iddianın ispatlanmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi 10/10/1994 tarihli kararında tarafların tapu, vergi kayıtları ve mahkeme kararlarına dayandıklarını, bu kayıtların dava konusu yere sağlıklı bir şekilde uygulanmadığını, yerel bilirkişiler ve tanık beyanlarındaki çelişkinin yüzleştirme yoluyla giderilmediğini belirterek yeniden keşif yapılmak suretiyle gerçek malik araştırmasının yapılması gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Bozma kararına uyan Mahkemece yapılan yargılama sonucu verilen 12/12/2002 tarihli kararda, dava konusu yeri davalıların yaklaşık kırk yıldır kullandıkları, davacıların taleplerininyasal dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek dava reddedilmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 16/11/2006 tarihli kararında, bozma ilamında belirtilen yöntemle araştırma, inceleme ve uygulama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. Bozma ilamına uyan Mahkemece yapılan yargılama sonucu verilen 14/4/2012 tarihli kararda "...Kahta Sulh Hukuk Mahkemesinin E.1954/86, K.1956/16 sayılı kesinleşen kararına konu olan yerin fen bilirkişi raporunda C harfi ile belirtilen yer olduğu kanaatine varılarak bu yerin mahkeme ilamı ile davalıların zilyetliğinde olan yer olduğu ve o mahkeme kararına göre zilyetliğin yaklaşık 1935 yılından beri davalılar lehine devam ediyor olmasına karar verildiğinden ve hüküm kesinleştiğinden fen bilirkişileri raporunda C harfi ile belirtilen alan hakkında müdahil davacı Cevher Çelik'in keşifteki beyanı da gözetilerek müdahil davacılar ile davalılar arasında kesin hüküm olduğu gerekçesi ile müdahil davacıların davalarının reddine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle başvurucuların talebi reddedilmiştir. Bu arada Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 22/5/2013 tarihli kararı ile Kahta Kadastro Mahkemesi kapatılmış, dosya Adıyaman Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Temyiz üzerine karar Yargıtay Hukuk Dairesinin 27/9/2013 tarihli kararıyla onanmıştır. Karar düzeltme talebi de aynı Dairenin 1/7/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Ret kararı başvurucu Mahmut Çelik'e 13/8/2014 tarihinde, Cevher Çelik'e ise 14/8/2014 tarihinde tebliğ edilmiş ve 5/9/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.