2. Hukuk Dairesi 2016/23187 E. , 2018/4316 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İpoteğin Kaldırılması-Aile Konutu Şerhi Konulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalılardan banka tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görü…
**2. Hukuk Dairesi 2016/23187 E. , 2018/4316 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İpoteğin Kaldırılması-Aile Konutu Şerhi Konulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalılardan banka tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalılardan bankanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Dava, aile konutu üzerindeki ipoteğin kaldırılması ve taşınmaz üzerine aile konutu şerhi konulması istemine ilişkindir. Davacı malik olmayan eş, aile konutu niteliğindeki bulunan taşınmazın, malik olan davalı eş tarafından "açık rızası bulunmadan" davalı banka lehine ipotek ettirildiğini ileri sürerek, aile konutu üzerine konulan ipoteğin kaldırılmasını talep etmiş, davalı banka ise dava konusu taşınmazın tapu kaydında aile konutu olduğuna dair bir şerhin bulunmadığını, bankanın iyi niyetli olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; "dava konusu taşınmazın aile konutu olduğu, davacının ipotek işlemine açık rızasının alınmadığı, açık rıza alınmadan yapılan işlemin geçerli olarak kabulünün mümkün olmadığı, taşınmazın tapu sicilinde arsa vasfı ile kayıtlı olduğu, taşınmaz üzerinde bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere bodrum + zemin + normal 1. 2. ve 3. katlardan oluşan 6 dairenin bulunduğu, taşınmazda kat mülkiyetine geçilmediği, 2. kat soldaki daire olan bağımsız bölümün tarafların aile konutu olduğu, mahkemenin infaza elverişli hüküm kurmak zorunda olduğu, kat mülkiyetine geçilmemesi nedeniyle bağımsız bölümün ayrı bir tapuya bağlanması mümkün olmadığından taşınmazın tamamı üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına, 2. kat soldaki daire olan bağımsız bölüm ile sınırlı olacak şekilde de aile konutu şerhi konulmasına karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.