10. Hukuk Dairesi 2021/10136 E. , 2023/2453 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/613 E., 2021/1125 K. DAVALILAR : 1- ... vekili Avukat ... 2- Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 05.12.2019 KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/551 E., 2020/171 K. Taraflar arasındaki Belediye Başkan Yardımcısı olarak atanan ve görev yapan davacının görev yaptığı dönemde …
**10. Hukuk Dairesi 2021/10136 E. , 2023/2453 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/613 E., 2021/1125 K. DAVALILAR : 1- ... vekili Avukat ... 2- Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 05.12.2019 KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/551 E., 2020/171 K. Taraflar arasındaki Belediye Başkan Yardımcısı olarak atanan ve görev yapan davacının görev yaptığı dönemde 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin c bendi kapsamında sigortalılık ile ilişkilendirilerek, yaşlılık aylığının yeniden belirlenmesi ile aksi Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan redidne, davalılardan SGK Başkanlığı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, 01.04.2010 tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanun'un 4/b maddesi kapsamında yaşlılık aylığı aldığını, ayrıca 07.04.2009-30.03.2014 tarihleri arasında ... Konak Belediyesi'nde aynı Kanun'un 4/c maddesi kapsamında başkan yardımcılığı görevinde bulunduğunu beyanla 07.04.2009-30.03.2014 tarihleri arası dönemde 5510 sayılı Kanun'un 4/c maddesi kapsamındaki tescil ve bildirimi yapılmayan hizmetlerinin tespitine, 4/b ve 4/c maddeleri kapsamındaki hizmetlerinin birleştirilerek emekliliği ile ilgili ihya işlemlerinin yapılıp yaşlılık aylığının tekrar hesaplanarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının emeklilik aylığını ihyası talebinin yasal olarak mümkün olmadığını, davacının tespiti yapılan 5510 sayılı Kanun'un 4/c maddesine tabi hizmetleri bulunmamakla birlikte, ihyaya ilişkin olarak Kuruma yapılan bir başvuru ve işbu başvuruya ilişkin herhangi bir red kararı da bulunmadığını, davacının 4/b ve 4/c hizmetlerinin birleştirilerek yaşlılık aylıklarının buna göre ihya edilmesini mümkün kılan herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığını, davacıya aylık bağlandıktan sonra gerçekleştirilen tescil işlemlerinin yaşılık aylığına herhangi bir etkisi ya da herhangi bir yaşlılık aylığı statüsü değişikliği sağlamayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili, davacının 07.04.2009 tarihi itibariyle Başkan yardımcısı olarak görevlendirilmesinden sonra kendisine sosyal güvenlik kurumu ile ilişkilendirilmesi yönünde talebinin olmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya içerisine celbedilen kayıtlardan, davacının 01.04.1977-30.08.1978 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında toplam 380 gün hizmetinin bulunduğu, 21.01.1986-02.03.2010 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamında toplam 8682 gün hizmetinin bulunduğu, 01.04.2010 tarihinden itibaren 1572254 tahsis numarasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamında yaşlılık aylığı almakta olduğu anlaşılmış, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-c maddesi kapsamında herhangi bir tescil kaydına rastlanmadığı görülmekle, davacının 07.04.2009-30.03.2014 tarihleri arasındaki 4/c kapsamında tescil edilmesi gerektiğine ilişkin talebinin esası; 2009 yerel seçimlerinde Konak Belediyesi Meclis Üyesi olarak seçilmesi, Konak Belediye Meclisinin 07.04.2009 tarih 67/2009 karar no’lu kararıyla 5393 sayılı Belediye Kanunu madde 49 gereğince Belediye Başkan Yardımcısı olarak atanması ve aynı kanunun 7 nci fıkrası gereği Belediye Başkanına verilen aylık ödeneğin 2/3’ü oranında aylık ödenek almasıdır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 49 uncu maddesinin 7 nci fıkrasında; “Norm kadrosunda belediye başkan yardımcısı bulunan belediyelerde norm kadro sayısına bağlı kalınmaksızın; belediye başkanı, zorunlu gördüğü takdirde, nüfusu 50.000'e kadar olan belediyelerde bir, nüfusu 50.001-200.000 arasında olan belediyelerde iki, nüfusu 200.001-500.000 arasında olan belediyelerde üç, nüfusu 500.000 ve fazla olan belediyelerde dört belediye meclis üyesini belediye başkan yardımcısı olarak görevlendirebilir. Bu şekilde görevlendirilen meclis üyelerine belediye başkanına verilen ödeneğin 2/3'ünü aşmamak üzere belediye meclisi tarafından belirlenecek aylık ödenek verilir ve taleplerine göre bir sosyal güvenlik kurumu ile ilişkilendirilir. Bu şekilde görevlendirme, memuriyete geçiş, sözleşmeli veya işçi statüsünde çalışma dâhil ilgililer açısından herhangi bir hak teşkil etmez ve belediye meclisinin görev süresini aşamaz. Sosyal güvenlik prim ve benzeri giderlerden kurum karşılıkları belediye bütçesinden karşılanır.” düzenlemesi yer almakta olduğu için davacının davasının reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile beraber davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne dair karar verilmesini istemiştir. İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekili, kendisi hakkında davalı konumda yer alması gerektiğinden bahisle vekalet ücreti tayini gerekirken maktu vekalet ücreti tayin edilmediğini belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava, davacının belediye başkan yardımcısı olarak görev yaptığı 07.04.2009-30.03.2014 tarihleri arasındaki dönemin 5510 sayılı yasanın 4/1-c maddesi kapsamında sigortalı kabulü ile yaşlılık aylığının buna göre yeniden belirlenmesi talebinden ibarettir. Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden, davacının 01.04.1977-30.08.1978 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında toplam 380 gün, 21.01.1986-02.03.2010 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamında toplam 8682 gün hizmetinin bulunduğu, 01.04.2010 tarihinden itibaren 1572254 tahsis numarasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamında yaşlılık aylığı almakta olduğu, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-c maddesi kapsamında herhangi bir tescil kaydının bulunmadığı, davacının 2009 yerel seçimlerinde Konak Belediyesi Meclis Üyesi olarak seçilmesinden sonra Konak Belediye Meclisinin 07.04.2009 tarih 67/2009 sayılı kararıyla 5393 sayılı Belediye Kanunu madde 49 gereğince Belediye Başkan Yardımcısı olarak atandığı, 07.04.2009-30.03.2014 tarihleri arasında bu görevini ifa ettiği ve aynı kanunun 7 nci fıkrası gereği Belediye Başkanına verilen aylık ödeneğin 2/3’ü oranında aylık ödenek aldığı anlaşılmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 49 uncu maddesinin 7 nci fıkrasında; “Norm kadrosunda belediye başkan yardımcısı bulunan belediyelerde norm kadro sayısına bağlı kalınmaksızın; belediye başkanı, zorunlu gördüğü takdirde, nüfusu 50.000'e kadar olan belediyelerde bir, nüfusu 50.001-200.000 arasında olan belediyelerde iki, nüfusu 200.001-500.000 arasında olan belediyelerde üç, nüfusu 500.000 ve fazla olan belediyelerde dört belediye meclis üyesini belediye başkan yardımcısı olarak görevlendirebilir. Bu şekilde görevlendirilen meclis üyelerine belediye başkanına verilen ödeneğin 2/3'ünü aşmamak üzere belediye meclisi tarafından belirlenecek aylık ödenek verilir ve taleplerine göre bir sosyal güvenlik kurumu ile ilişkilendirilir. Bu şekilde görevlendirme, memuriyete geçiş, sözleşmeli veya işçi statüsünde çalışma dâhil ilgililer açısından herhangi bir hak teşkil etmez ve belediye meclisinin görev süresini aşamaz. Sosyal güvenlik prim ve benzeri giderlerden kurum karşılıkları belediye bütçesinden karşılanır.” düzenlemesi yer almaktadır. 01.10.2008 tarihi öncesinde 5434 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tescili bulunmayan davacı hakkında çekişme konusu dönem dikkate alındığında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiği ve buna bağlı olarak 5510 sayılı Kanun'un 101 inci maddesine göre iş bu kanunun uygulanmasından kaynaklı uyuşmazlıkların çözüm yerinin iş mahkemesi olduğundan görev sorununun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davacının 4/1-c maddesi kapsamında sigortalı kabulünün zorunlu olup olmadığı konusunda 5510 sayılı Kanun'un aradığı şartların yanı sıra 5393 sayılı Kanundaki özel koşullarda dikkate alınmalıdır. Davacının zaten yaşlılık aylığı aldığı 1479 sayılı Kanun kapsamında sosyal güvenlik kurumu ile ilişkili olduğu açık olmakla ve belediye başkan yardımcısı olarak atandığı sırada veya görevini ifa ettiği dönemde herhangi bir talebi bulunmamasına rağmen görevi sona erdikten çok sonra 4/1-c kapsamında sigortalı kabulünü talep etmesinin mümkün olmadığı ortadadır. Zira davacının talebi ile bir sosyal güvenlik kurumu ile ilişkilendirileceği kanunun açık hükmü gereğidir. Davacı taraf böyle bir talepte bulunmadığından davalı ... tarafından, davacı Kuruma bildirilmediği gibi belediye bütçesinden prim için gerekli ödenek ayrılmamıştır. Şu halde geriye dönük olarak böyle bir talepte bulunması mümkün değildir. Davacının talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmemekle birlikte tipik hizmet tespiti niteliğinde bulunmayan, yaşlılık aylığının tabi olacağı yasal dayanağın düzeltilmesini amaçlayan iş bu davada, SGK Başkanlığına husumet yöneltilmesi isabetli ise de, mahkeme tarafından Kurumun davada taraf olarak kabulü ile hakkında esasa yönelik karar verilmemiş olması isabetli görülmemiştir. Davacının yaşlılık aylığının yeniden belirlenmesine ilişkin talebinin de aylık tahsisinden sonra uzun vadeli sigorta kollarına dair ödenen bir prim olmadığından reddine karar verilmesi gerekmiştir. Tarafların istinaf talebi yukarıda belirtilen nedenlerle yerinde bulunmuş olmakla 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 hükmü gereğince davanın esası hakkında yeniden karar verilmiştir. Davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, SGK Başkanlığı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile ... 16. İş Mahkemesi'nden verilen 22.12.2020 tarih, 2019/551 Esas ve 2020/171 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılması ile davanın reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyizinde davalı Kurumun kendisi hakkında yaptığı işlemin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının belediye başkan yardımcısı olarak görev yaptığı 07.04.2009-30.03.2014 tarihleri arasındaki dönemin 5510 sayılı Kanun'un 4/1-c maddesi kapsamında sigortalı olarak kabulü ile yaşlılık aylığının buna göre yeniden belirlenmesi ve ödenmesi talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 4 üncü maddesi ile birlikte 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 49 uncu maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...