19. Ceza Dairesi 2015/18426 E. , 2018/8589 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Beraat Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; 1- İİK’nın 333/a maddesine aykı
**19. Ceza Dairesi 2015/18426 E. , 2018/8589 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Beraat Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; 1- İİK’nın 333/a maddesine aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede; Şikayet dilekçesi içeriğinde haczedilen malların borcu karşılamadığının belirtilmesi karşısında; Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik şikayetçi vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2-İİK'nun 345/a maddesinden kurulan hükümlere yönelik incelemede; a- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede; Sanığın şikayet tarihi itibari ile borçlu şirketin yetkilisi olmadığının anlaşılması karşısında, atılı suçun yasal unsurunun oluşmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken, mahkemece alınan rapor doğrultusunda verilen beraat kararı sonuç itibariyle doğru olduğundan şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, b- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede; İİK'nın 345/a maddesindeki suçun oluşabilmesi için, aynı Kanun'un 179 ve 6762 sayılı TTK’nın 324. maddesinde öngörülen koşullarda şikayet tarihi itibariyle şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenerek sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle; borçlu şirkete ait ticari defterler, bilançolar ve banka hesapları getirtilip borçlu şirket hakkındaki tüm icra takip dosyalarındaki alacak miktarları da şirketin pasifine eklendikten sonra ticari defterler, kayıtlar ve banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasını takiben sanığın hukuki durumunun takdiri yerine şikayet tarihi yerine 31/12/2011 tarihli bilanço esas alınarak düzenlenen şikayet tarihi esas alınmayan yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde beraat kararı verilmesi Kabule göre de, Zincirleme suçta suçların çokluğu söz konusu olduğu için ancak yasayla zincirleme suça özel bir sonuç bağlanması halinde bunlara tek bir sonuç bağlanacağı, bunun dışında zincire dahil olan suçların hepsinin ayrı ayrı bağımsızlıklarını koruyacağında şüphe yoktur. Başka bir anlatımla TCK'nın 43/2 maddesinde düzenlenen aynı neviden fikri içtimadan söz edebilmek için öncelikle birden fazla bağımsız suçun, yasada belirtilen istisnai durumlarda bir araya gelmesi zorunludur. Sermaye şirketinin iflasının istenilmemesi suçu aynı sermaye şirketi için bir kez işlenebilen bir suçtur. Zira aynı sermeye şirketinin Kanunda belirtilen yükümlülüklere riayet etmeksizin birden fazla iflasının istenilmemesi mümkün değildir. Burada mağdur edilen şikayetçi sayısının fazlalığı temel cezanın tayini sırasında dikkate alınsa dahi, aynı neviden fikri içtima hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Zira suçun konusu tektir ve tek olan konu aynı sermaye şirketidir Temyiz davasına konu eylem nedeniyle, Konya 3. İcra Ceza Mahkemesi’nin 2011/543 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın derdest bulunduğu anlaşılmakla, anılan dosyalar birleştirilerek her iki dava dosyasının aynı sermaye şirketi ile ilgili olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra aynı sermaye şirketi ile ilgili eylemlerin tek suç oluşturacağı da gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğu, Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 12/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.