Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1971 E. , 2024/4465 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1971 Karar No : 2024/4465 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-... 2- ... 3- ... VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Valiliği VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİLLER (DAVALI YANINDA): 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... 7- ... VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelene…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1971 E. , 2024/4465 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1971 Karar No : 2024/4465 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-... 2- ... 3- ... VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Valiliği VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİLLER (DAVALI YANINDA): 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... 7- ... VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Samsun İli, Tekkeköy İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda davacıların da bağımsız bölüm maliki bulunduğu yapının, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilerek yıkılmasından sonra taşınmaza yapılacak yeni uygulamaya ilişkin arsa pay sahiplerinin en az üçte iki çoğunlukla aldığı karara katılmayan davacıların arsa paylarının diğer paydaşlar arasında açık arttırma usulü ile 21/07/2020 tarihinde satışa çıkarılacağına yönelik olarak tesis edilen ... tarih ve ... sayılı Samsun Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin dayanağı 6306 sayılı Kanun ve 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği hükümlerine göre yapılan değerlendirmede, üzerindeki riskli bina yıkılarak arsa hâline gelen dava konusu taşınmazda, yapılacak yeni uygulamaya ilişkin arsa paydaşlarınca oybirliği ile anlaşmaya varılamadığı, paydaşların en az üçte iki çoğunlukla aldığı karar doğrultusunda yapı mütaahidiyle taşınmaz satış vaadi ve arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin düzenlendiği, anlaşma sağlanamayan paydaşların arsa paylarının 6306 sayılı Kanun uyarınca diğer paydaşlar arasında açık arttırma usulü ile satışı için davalı idareye başvurulduğu, bunun üzerine, karara katılmayan davacıların arsa paylarının satışına ilişkin olarak tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 6306 sayılı Kanunun ve Uygulama Yönetmeliğinin ilgili hükümleri gereğince, arsa paydaşlarının en az üçte iki çoğunluk ile aldığı kararın onbeş gün içinde diğer paydaşlar tarafından kabul edilmemesi halinde anlaşmaya katılmayan paydaşların arsa paylarının, Bakanlıkça tespit edilecek veya ettirilecek rayiç değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılacağına dair ihtarnamenin karara katılmayan hissedarlara/ maliklere tebliği gerektiği, ancak söz konusu olayda arsa payının açık artırma usulü ile satılacağına dair ihtarnamenin hissedarlara/maliklere değil de hissedarları temsilen toplantıya katılan vekile yapıldığı, bu durumda, vekile yapılan tebligatın mevzuatta belirlenen usule uygun olmaması sebebiyle dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, gerek 6306 sayılı Kanun ve 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği gerekse 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre özel yetkilendirilmiş vekilin arsa paydaşları toplantısına katılmasını, toplantıda alınan karara karşı irade beyan etmesini, bu toplantıda alınan kararın ve teklifin kabul edilmemesi halinde arsa payının satılacağına ilişkin ihtarnamenin karara katılmayan paydaşlar namına ve hesabına hareket eden özel yetkili vekiline tebliğ edilmesini engelleyen veya geçersiz sayan bir düzenleme olmadığı gibi davacı asillerin, vekillerini azlettiğini bildiren veya kendi nam ve hesaplarına yaptığı işlemlere ve aldığı tebligatlara itiraz ettiğini belirten herhangi bir beyanlarının da olmaması karşısında, arsa payı satışına dair ihtarnamenin bizzat arsa paydaşlarına yapılması gerektiği gerekçesiyle verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle Danıştay Dördüncü Dairesinin 28/09/2023 tarih ve E:2023/12154, K:2023/5141 sayılı kararıyla bozulması ve İdari Dava Dairesince bozmaya uyularak yeniden yapılacak yargılama sırasında; davacılar tarafından verilen temyize cevap dilekçesinin 9. sayfasında belirtilen "bütün paydaşlar arasında anlaşma sağlandığı ve satış imkanının ortadan kalktığı" beyanının da araştırılarak dava konusu işlemin hukuk aleminde varlığını koruyup korumadığına göre davanın esası hakkında karar vermeye yer olup olmadığının da yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi üzerine, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu temyize konu kararda; UYAP sisteminden yapılan sorgulamada, 6306 sayılı Kanun uyarınca uyuşmazlığa konu taşınmazdaki arsa paylarının diğer paydaşlar arasında açık arttırma usulü ile satışının gerçekleştiğinin anlaşıldığı, bu nedenle, dava konusu işlemin hukuk aleminde varlığını koruduğu, davanın esasının karara bağlanması gerektiği belirtilmek suretiyle, davacının anılan İdare Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından; dava konusu işlemin tesis edilmesi sürecine gelene kadar 6306 sayılı Kanun ile anılan Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde belirtilen usullere uyulmadığı iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın Dairemiz kararında belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Samsun İli, Tekkeköy İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda davacıların da bağımsız bölüm maliki bulunduğu yapının, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilerek yıkılmasından sonra taşınmaza yapılacak yeni uygulamaya ilişkin arsa pay sahiplerinin en az üçte iki çoğunlukla aldığı karara katılmayan davacıların arsa paylarının diğer paydaşlar arasında açık arttırma usulü ile 21/07/2020 tarihinde satışa çıkarılacağına yönelik olarak Samsun Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine, bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne, 4. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 2. fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir. " hükmüne, 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir. " kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi tarafından yapılan inceleme neticesinde, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunması durumunda istinaf başvurusunun reddine, hukuka uygun bulunmaması halinde ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verileceğinin, bu halde işin esası hakkında Bölge İdare Mahkemesince karar verileceğinin, bu karara karşı temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ise ilgili merci tarafından dosyanın öncelikle incelerek ve varsa gerekli tahkik işlemleri tamamlanarak yeniden karar verileceğinin kurala bağlanmış olduğu görülmekte olup, Danıştayın temyiz incelemesi sonucunda verdiği bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesinin vereceği kararlar ile istinaf aşamasında bölge idare mahkemesinin vereceği kararların farklı usullere ve sonuçlara bağlandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, istinaf incelemesi neticesinde Mahkeme kararının hukuka uygun bulunmayarak istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak işin esası hakkında karar verilmesi halinde ilk derece Mahkemesi kararının hukuki varlığını kaybetmiş olması nedeniyle Danıştay'ın bozma kararına uyulması üzerine yeniden yapılan yargılamanın istinaf incelemesi niteliğinde olmadığı dikkate alındığında, hüküm mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar vermesi gereken Bölge İdare Mahkemesince ortada geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda karar verilmesi usul ve hukuka uygun olmayacaktır. Uyuşmazlıkta, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin 28/09/2023 tarih ve E:2023/12154, K:2023/5141 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, bozma kararına uyularak, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun (kararda yer verilen açıklama ile) reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda, bozma kararına uyan Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar verilmesi gerekmekte olup, ortada geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 04/07/2024 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.