4. Hukuk Dairesi 2021/1609 E. , 2023/5825 K. MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1891 E., 2020/1150 K. HÜKÜM/KARAR : Red/ red İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/251 E., 2019/313 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ba…
**4. Hukuk Dairesi 2021/1609 E. , 2023/5825 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1891 E., 2020/1150 K. HÜKÜM/KARAR : Red/ red İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/251 E., 2019/313 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu Özgür Endüstriyel Teknik Malzeme Müh. San. ve Tic. A.Ş. hakkında iflas kararı verildiğini ve kesinleştiğini, Adana 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/5 sayılı İflas dosyası üzerinden işlemlerin yürütüldüğünü, dava konusu taşınmazın 22.09.2014 tarihinde tarihinde mal kaçırma amacı ile diğer davalı şirkete devredildiğini belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, satış tarihinde verilmiş bir iflas kararı olmadığını, taşınmazın raiç bedelden banka kredisi kullanılarak alındığını, satın alındığı tarihte taşınmazın boş olduğunu, idari binayı bölümlere ayırarak ofis haline getirdiklerini belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...Davacı vekili tarafından her ne kadar İcra ve İflas Kanunu'nun 280/3. maddesine dayanılarak tasarrufun iptali davası açılmış ise de dosya kapsamındaki kayıtlar, mahkememizce yapılan keşif ve tanık beyanları değerlendirildiğinde davalı şirket tarafından dava konusu taşınmazın boş bir şekilde satın alındığı, masraf yapılarak yeni bir binanın inşa edildiği, bu nedenlerle ticari işletmenin satın alınmadığı, sonradan eklenen bina ile dava konusu taşınmazın işletme için mühim bir kısım olarak nitelendirilemeyeceği, bu itibarla devir işleminin alacaklılara ilan yükümlüğünün bulunmadığı ve tasarruf tarihinde müflis şirketin iflas halinin olmadığı, yapılan tasarruf işleminin gerçek bir işlem olup muvazaalı olmadığı kanaatine..." varıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava konusu olayda tanık anlatımlarıyla satıştan önce ve sonra alıcı ve satıcı şirketin yetkililerinin görüşme yaptıkları, bu durumda alıcının davalı şirketin borçlu olduğunu bildiği ve bilmesi gerektiği ,yerel mahkemenin yaptığı yargılamada delil listesinde olduğu halde Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarını istemediğini, taşınmazın satışına ilişkin ilan verilip verilmediğini dahi araştırmadığını, beyan ederek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, üçüncü kişinin borçlunun mali durumunun bilinmesinin tek başına satışın muvazaalı olduğunu göstermeyeceği, yapılan satışın mal kaçırma amaçlı olmadığı kanaatine varıldığından İlk Derece Mahkemesi'nin davanın reddine ilişkin kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki iddiaları tekrar ederek, devin tarihinde borçlu şirketin sermayesinin 6.000.000,00 TL olmasına karşın 3.600.000,00 TL değerindeki taşınmaz satışının işletmenin önemli bir kısmının devri niteliğinde olduğunu, davalıların birbirini tanıdıklarının sabit olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İflas İdaresi'nin İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 187 ve 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Dava İİK'nın 187. maddesi gereğince doğrudan iflas idaresi tarafından açılmıştır. İflas İdaresi'nin bu davayı açmak için aciz belgesi sunmasına gerek yoktur. Çünkü ortada aciz belgesinden daha kapsamlı kesinleşmiş iflas kararı mevcuttur. Ancak bu davaların da görülebilmesi için iptali istenilen tasarrufun borcun doğumundan sonra gerçekleşmiş olması gerekir. Bunun tesbit edilebilmesi için iflas idaresinin oluşturduğu alacaklılar listesinde en eski alacağın doğduğu tarihin belirlenerek, tasarrufun bu tarihten önce veya sonra gerçekleşmiş olmasına göre değerlendirme yapılması gerekir. Tasarruf en eski alacağın doğduğu tarihten önce gerçekleşmiş ise davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yönde araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. 2. Tasarrufun borcun doğumundan sonra gerçekleştiğinin tesbiti halinde ise, İİK’nun 280/1. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği,aynı maddenin son fıkrasında ise ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiğinin kabul edildiği, bu karinenin, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğinin veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunun ispatla çürütülebileceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, borçlu şirket 22.09.2014 tarihinde işyeri niteliğinde dava konusu taşınmazı satmıştır. Bu nedenle İİK'nun 280/3. maddesi kapsamında davalı üçüncü kişilere yapılan satışın borçlu şirketin önemli bir kısmının devri niteliğinde olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Bunun için konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile, taşınmazın satış tarihlerindeki gerçek değerleri dikkate alınarak, borçlu şirketin 2014-2015 yıllarındaki bilanço ve mal varlıklarının önemli bir kısmının devri niteliğinde olup olmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken, bu yönde bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsiz olmuştur. 3. Dava Özgür Endüstriyel Teknik Malzeme Mühendislik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi iflas idaresi tarafından açılmış olması rağmen, karar başlığında sadece borçlu şirket isminin yazılmış olması da hatalı olmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesi'ne, bozma ilamının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.