2. Hukuk Dairesi 2016/18943 E. , 2018/7979 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 25.06.2018 günü tebligata rağmen taraflar adına gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü.
**2. Hukuk Dairesi 2016/18943 E. , 2018/7979 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 25.06.2018 günü tebligata rağmen taraflar adına gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava dilekçesinin 20.04.2015 tarihinde mahkeme kaleminde davalı kadına bizzat tebliğ edildiği bildirilmiş ise de, söz konusu tebliğ mazbatasında tebliğ eden ile tebliğ alanın kimlik bilgilerinin bulunmadığı anlaşılmakla dava dilekçesinin bu tarihte davalıya tebliğinin usulüne uygun şekilde yapıldığından söz edilemez. Davalı kadın davadan 05.05.2015 tarihinde haberdar olduğunu bildirdiğine göre 14.05.2015 tarihinde sunduğu cevap dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü gerekli olup, davalı kadın cevap dilekçesinde vakıalarını bildirdiği gibi tanık deliline de dayanmış, 30.06.2015 tarihli ön inceleme duruşmasında verilen süre içerisinde sunduğu 07.07.2015 tarihli delil listesinde tanıklarını bildirmiş, bu tanıklardan ..., .. ..., ... ve ... dinlendikten sonra mahkemece 31.05.2016 tarihli duruşmada davalı tarafca ispat edilmek istenen hususlar hakkında yeter derecede kanaat elde edinildiğinden HMK m.241 gereğince dinlenilmeyen diğer davalı tanıklarının dinlenilmesine yer olmadığına karar verilerek, davalı kadının tanık listesinde yer alan ..., ... ve ... dinlenilmeden davanın kabulü ile tarafların Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesi uyarınca boşanmalarına, boşanmaya sebep olan olaylarda eşine ve onun annesine ağır hakaretler eden davalı kadının eşini eve almayan davacı erkeğe nazaran boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m.174/1-2) ile yoksulluk nafakası (TMK m.175) taleplerinin reddine, ortak çocukların velayetlerinin davalı anneye bırakılmasına, ortak çocuklar yararına tedbir ve iştirak nafakasına ve davalı kadın yararına tedbir (TMK m.169) nafakasına karar verilmiştir. Yasal sebep bulunmadıkça gösterilen tanığın dinlenmemiş olması savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatasıdır (HMK m.27). Mahkemece, gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığı ile ispat edilmek istenen husus hakkında yeter derecede bilgi edinildiği takdirde, geri kalanların dinlenilmemesine karar verilebilir (HMK m. 241). Davalı kadın cevap dilekçesinde; kusurunun bulunmadığını, kusuru olsa dahi davacı erkeğin kendisini affettiğini savunmuş ve davacı eşinin kendisine yönelik kusurlu davranışlarını fiziksel şiddet, hakaret, evden kovma ve ortak konuta almama olarak bildirmiştir. Mahkemece bildirilen bu vakıalardan yalnızca ''davacının davalı eşini ortak konuta almadığı'' vakıası davacı erkeğin kusurunun belirlenmesinde dikkate alınmış, kadının af savunması ile dayandığı diğer vakıalar yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır. Davalı kadının cevap dilekçesinde yer alan af savunması ile diğer vakıaların ispatı bakımından dinlenilmesinden açıkca vazgeçmediği tanıkları ..., ... ve ... yönünden Hukuk Muhakemeleri Kanununun 241. maddesi koşullarının oluştuğundan söz edilemez. O halde mahkemece, davalı kadın tanıkları ..., ..., ... ve ...'in Hukuk Muhakemeleri Kanununun 243. ve devamı maddeleri uyarınca dinlenilerek, toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25.06.2018 (Pzt)