(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/12709 E. , 2008/13165 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.08.2006 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek ger…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/12709 E. , 2008/13165 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.08.2006 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Davacı köy, idari sınırları içerisinde kalan mera nitelikli taşınmazlara davalı köyün elatttığını ileri sürerek haksız elatmanın önlenmesini istemiştir. Davalı köy tüzel kişiliği ise çekişme konusu taşınmazların mera komisyonu tarafından kendi köylerine tahsis edildiğini, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı köy temyiz etmiştir. Mera, bir veya birden fazla köy veya kasaba halkına bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar, özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz sınırları daraltılamaz (Mera Kanunu m.3-4) Gerçekten, 31.05.1965 tarihli ve 4/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile “...tek başına bir köye ait bulunan mera, yaylak ve kışlakların tümünün veya bir parçasının bir başka köy sınırı içine alınmış olması halinde, sınır değişikliğinin ikinci köye bir yararlanma hakkı sağlamayacağı ve ilk köyün eskiden olduğu gibi bu yerlerden tek başına yararlanacağı...”öngörülmüş olup, bu karar 4342 sayılı Mera Kanununun 29. maddesi ile de yasa hükmü haline gelmiştir. Böylece, bir köy ya da belediye sınırları içinde kalan mera, yaylak ve kışlaklar üzerinde bir başka köy veya belediyenin de intifa hakkı olabileceği kabul edilmiş, idari sınırların aidiyetin belirlenmesinde önemi olmadığı vurgulanmıştır. İdari sınırlar sadece yetkili mahkemenin saptanmasında önem arz eder. Ne var ki, bu davada öncelikle saptanması gereken husus arz üzerinde dava konusu taşınmazların hangi parseller olduğunun belirlenmesidir. Zira davacı dava dilekçesinde ve keşifte yaptığı açıklamada dava konusu taşınmazları tek tek göstermemiştir. HUMK.nun 363. maddesi hükmüne göre keşiften maksat; münazaalı mahallin yerinde incelenmesi, çekişme konusu yer hakkında gerek taraflardan gerekse yerel bilirkişi ve gösterilmişse tanıklardan bilgi alınmasıdır. O yüzden mahkemece iki taraf usulen davet edildikten sonra yerinde keşif yapılmalı, hazır bulundurulacak fen bilirkişisine tarafların üzerinde çekişme yarattıkları taşınmazlar kroki üzerinde işarettelttirilmeli, taraflardan yerel bilirkişilerden ve bildirilen tanıklardan yerinde bilgi alınmalıdır. Öte yandan davalı köy tüzel kişiliği davacının dava konusu yaptığı parsellerin mera komisyonu tarafından köylerine tahsis edildiğini savunduğundan keşiften sonra mera komisyonundan bu yerler hakkında ne gibi işlem yapıldığı, tahsisin kesinleşip kesinleşmediği sorulmalı, mera komisyonunda mevcut ... taşınmazlara ait işlem belgeleri getirtilmeli, bildirilen delillerle birlikte bunların da davaya etkisi değerlendirilmelidir. Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar bir yana bırakılarak dava konusu taşınmazların hangileri olduğu duraksama yaratmayacak biçimde saptanmaksızın eksik inceleme ve araştırmayla davanın reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 07.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.