1. Hukuk Dairesi 2013/5021 E. , 2013/11386 K. "" MAHKEMESİ : ECEABAT(KAPATILAN) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/05/2012 Yanlar arasında görülen tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, tenkis isteğiyle açılmış olup, dava…
**1. Hukuk Dairesi 2013/5021 E. , 2013/11386 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ECEABAT(KAPATILAN) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/05/2012 Yanlar arasında görülen tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, tenkis isteğiyle açılmış olup, davacı vekili 30.05.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile davaya tapu iptali davası olarak devam etmek istediklerini açıklamıştır. Mahkemece, ıslahın usulüne uygun olarak yapılmadığı gerekçesi ile tenkis talebi bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bilindiği üzere ıslah; taraflardan birinin yapmış olduğu usul işlemini tamamen veya kısmen düzeltilmesine denir.( 6100 sayılı HMK md. 176, 1086 sayılı HUMK md. 83 ) Islah, tahkikat sona erinceye kadar sözlü ya da yazılı olarak yapılabilir. Islah müessesi, dava değiştirme, başka deyişle iddia ve müdafaanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağını bertaraf eden bir imkandır. Zira bu suretle, aslında yasal itiraz ile karşılaşılabilecek olan herhangi bir taraf muamelesi,ıslah kurumu yardımı ile artık bu itirazı davet etmeksizin yapabilmektedir. (Prof.Dr.Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuk, C.I.II.B,5, İstanbul 1992 s.534) Islah 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 176 - 182 .maddelerinde, davanın tamamen ıslahı ise 180.maddesinde düzenlenmiştir. Davanın tamamen (kamilen) ıslah edilmesi halinde ıslah olunan dava, ilk dava tarihinde açılmış sayılır ve dava dilekçesi dahil, yapılmış olan bütün usul işlemleri yapılmamış sayılır. ( HMK. md. 180 , HUMK.md.87/1) Ancak, ıslahın ikrara, keşfe, bilirkişi raporlarına, şahit sözlerine bir etkisi olmaz. Yani ıslah ile bunlar geçersiz sayılamaz. Taraflar ancak kendi usul işlemlerini ıslah ile düzeltebilirler. Mahkemenin ve karşı tarafın işlemleri ıslahın konusu dışındadır. Somut olayda davacının, mirasbırakan A.Y. tarafından davalılara yapılan satış biçimindeki temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tenkis isteğiyle eldeki davayı açtığı, 30.05.2007 tarihli dilekçesi ile de davasını tamamen (kamilen ) ıslah ederek, davasını iptal ve tescile dönüştürdüğü anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.