2. Hukuk Dairesi 2006/8410 E. , 2006/17045 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi (Küçüğün Annesi) DAVA TÜRÜ Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 427/6. maddesi; kesin olarak verilen hükümlerle, niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı b…
**2. Hukuk Dairesi 2006/8410 E. , 2006/17045 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi (Küçüğün Annesi) DAVA TÜRÜ Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 427/6. maddesi; kesin olarak verilen hükümlerle, niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade eden ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan hükümlerin Adalet Bakanlığının göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Başsavcısı tarafından kanun yararına temyiz olunabileceğini hükme bağlamıştır. 9.6.2004 günlü olup 9.9.2005'te kesinleşen; küçük Esin'in babası Ekmel'in hanesine tesciline ilişkin babalık hükmünden sonra, 29.4.2006 tarihinde 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu Yürürlüğe girmiş, kanunun geçici 5. maddesinde, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar babalığa hüküm sonucu, annenin hanesine tescil edilen çocukların, baba hanesine, ana ve babanın birinin talebi ile kaydedilebileceğini, yine Nüfus Hizmetlerine Ait Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönergesinin 183/1. maddesi de, çocuğun daha önce ananın hanesine kayıtlı olması halinde, ana, babanın beyanı aranmaksızın baba hanesine taşınacağını belirtmiştir. İncelenen kayıtlardan hakkında babalık kararı verilen küçük Esin'in anne hanesinde kayıtlı olduğu görülmektedir. Yazılı emir sonucu bozulması istenilen kararın yürürlükteki hukuka aykırılığı bulunmamaktadır. Açıklanan sebeple de isteğin reddine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenler gereğince kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, oyçokluğuyla karar verildi. 06.12.2006 (Çrş.) KARŞI OY YAZISI Babalık davasında, davanın kabulüne karar verilerek “davalının, küçük Esin’in babası olduğunun tespitine ve küçük Esin’in davalı nüfusuna tesciline” karar verilmiştir. Değerli çoğunluk tarafından bir “babalık davasında” 4721 sayılı Türk Medenî Kanununda ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun “geçici olmayan” maddelerinde hiçbir değişiklik olmadığı halde Dairemin bugüne kadar olagelen uygulamasından farklı olarak babalığına hükmedilen çocukların “baba hanesine” tesciline ve “baba soyadını” taşımasına olanak veren bir sonuca varılmıştır. “Olması gereken” hukuk açısından bir sorun yoktur. “Olan hukuk” açısından durum farklıdır. Dairem uygulamasında çocuğun baba hanesine tesciline “engel hüküm” 4721 sayılı Türk Medenî Kanununda yer alan m. 321 hükmüdür: “Çocuk, ana ve baba evli ise ailenin; evli değilse ananın soyadını taşır. Ancak, ana önceki evliliğinden dolayı çifte soyadı taşıyorsa çocuk onun bekârlık soyadını taşır.” Yerleşik uygulamamıza bir örnek vermek gerekirse: