8. Hukuk Dairesi 2022/4374 E. , 2024/3418 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1981 E., 2022/706 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/55 E., 2021/377 K. Taraflar arasında Bolu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince is
**8. Hukuk Dairesi 2022/4374 E. , 2024/3418 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1981 E., 2022/706 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/55 E., 2021/377 K. Taraflar arasında Bolu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde, davacılar ..., ... ve ...'ın Bolu'da kurulu Mülhak Mülhak Sipahiler Ağası Kapıcıbaşlarından Reis Kethüdası Elhac ... Ağa Bin ... Ağa Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmesi istenmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davalı vakfın Gurri-i ... 1155 (H) tarihli ilk vakfiye ve sonraki 1164 vakfiyelerine göre vakfın gelirinden gerekli masraflar yapıldıktan sonra kalan gelir fazlasının sağlığında kendisine ait olacağını, ölümünden sonra erkek ve kız evlatları ve evladı evlatları arasında (Alesseviye) eşit olarak paylaşılmasını şart ettiğini, evvelki mütevellileri izlemek üzere 16.01.1974 tarihinde davacıların annesi ...'ın ölümünden sonra davacılardan ...'ın mütevelli olarak atandığı ve vakfın halen ... tarafından yönetildiğini, mütevelli ...'ın elindeki tevliye kararı ile doğrudan galle fazlası alması mümkün bulunmadığını, davacılar ..., ... ve ...'ın Sipahiler Ağası Kapıcıbaşılarından Reis Kethüdası Elhac ... Ağa bir ... Ağa Vakfı'nın galleye (galle fazlasına) müstehak vakıf evladı oldukları anlaşıldığından davanın kabulü ile davacıların Sipahiler Ağası Kapıcıbaşılarından Reis Kethüdası Elhac ... Ağa bin ... Ağa Vakfı’nın Galle Fazlasına müstehak evladı olduğunu tespitine karar verilmiştir. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosya içeriğine, davanın niteliğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı tarafın yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davalı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerekVakıflar Genel Müdürlüğü'nün yazısına göre vakfın kurulduğu yerin İstanbul olduğu ve açılan davada İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı ...'ın vakfın mütevellisi ve yararlanı olduğunu, dava açmakta hukuki yararı olmadığını, galle fazlasının batın şartı ile evlada bırakıldığını, ancak hükümde ve bilirkişi raporunda batın şartının hiç dikkate alınmadığını, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, açıklanan ve resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 3 üncü maddesine göre mülhak vakıf, mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulmuş olan yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilmiş ve bu kişiler tarafından yönetilen vakıflardır. Vakıflar Kanunu ve Vakıflar Yönetmeliği'ne göre, galle fazlası evlada şart kılınan mazbut ve mülhak vakıflarda vakfedenin soyundan gelen ve bu nedenle vakfın gelirinden (gallesinden) yararlanma hakkına sahip olan kişiler için öncelikle dava açılması ve bu haklarının dava ile tespit edilmesi aranmıştır. Uygulamada bu dava, vakıflarda evladiye davaları, vakıf evladı ya da galleye müstehak evlat olduğunun tespiti davası şeklinde isimlendirilmiştir. Belirtmek gerekir ki vakıf evladı kavramı daha çok, vakfedenin çocukları ya da alt soyundan gelenler için kullanılan bir kavram olup, vakfedenin akrabaları ya da vakıftan yararlanan ismi ile belirtilmiş kişileri kapsamamaktadır. Vakfın geliri üzerinde hak sahibi olduğuna ilişkin davayı, vakfiye uyarınca galleden yararlanma ... olan, yani vakfeden ile soybağı olan ya da soybağı olmasa bile galleden kendisine pay özgülenen diğer kişiler açabilir. Galle fazlası evlada şart kılınan vakıflarda galle fazlasının alınabilmesi için açılan davada öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması, sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Yani bu tür davalarda incelenecek ilk husus; davacılar ile vakfeden arasında iddia edildiği üzere kan bağı yolu ile soybağı mevcut olup olmadığı, eğer soybağı kurulabiliyorsa ikinci aşamada vakfiyelerde galle fazlası için öngörülen şartların somut olayda davacılar yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması olacaktır. Bir vakfın evladı olunabilmesi için vakfın kurucusuna kadar soy bağının götürülmesi zorunlu olmayıp, daha önceden kesinleşmiş mahkeme kararı ile evlat olduğuna karar verilen kişilerle veya 1943 tarihli Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararına göre tevliyeti evlada bırakılan vakıflarda mütevellilik yapan kişilerle yöntemince kanbağı ilişkisinin kurulması yeterlidir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu vakfın, mülga 743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilmiş vakıf yani “mülhak vakıf" olup vakfın mütevellisinin (yöneticisi) Merkez Tevcih Komisyonunun 12.11.2002 tarihli kararı ile atanan aynı zamanda davacı olan ... olduğu Vakıflar Genel Müdürlüğünün 27.02.2020 tarih ve 30682 sayılı yazısı ekindeki Tevcih Komisyonu Kararı içeriğinden anlaşılmaktadır. Vakıf yöneticisi olan mütevelli mülhak vakıflarda, vakfı yönetmeye ve temsile yetkili olan kişidir. Mütevelli, tüzel kişiliğe sahip davalı mülhak vakfın temsil ve ilzama yetkili yönetici olup, aynı zamanda davacı olması nedeni ile vakıf ile arasında menfaat çatışması bulunmaktadır. Mahkemece davalı vakfın bu davada temsil edilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 426/3 üncü maddesi kapsamında temsil kayyımı atanması konusunda dava açmak üzere davacı tarafa süre ve yetki verilmesi ve dava açılarak kayyım atanması halinde, eldeki davada vakfın temsili sağlanıp, kayyımın huzuru ile dava görülmeli, gösterdiği taktirde delilleri toplanarak bütün deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik hasım ve eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş olup İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.