TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR RECEP ÇEKEN VE D İĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/496) Karar Tarihi: 4/11/2020 Başvuru Numaras ı: 2016/496 Karar Tarihi : 4/11/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş Raportör : Tuğba YILDIZ Başvurucular : 1. Recep ÇEKEN 2. Hatice ÇEKEN 3. Gülnar KOTAN 4. Gülüzar KARABACAK 5. Sevda ÇEKEN 6. Kahraman ÇEKEN Başvurucular Vekili : Av. Rahma
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR RECEP ÇEKEN VE D İĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/496) Karar Tarihi: 4/11/2020 Başvuru Numaras ı: 2016/496 Karar Tarihi : 4/11/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş Raportör : Tuğba YILDIZ Başvurucular : 1. Recep ÇEKEN 2. Hatice ÇEKEN 3. Gülnar KOTAN 4. Gülüzar KARABACAK 5. Sevda ÇEKEN 6. Kahraman ÇEKEN Başvurucular Vekili : Av. Rahman ÖZDEM İR I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, ölüm olay ından dolay ı uğran ılan zarar ın tazmini istemiyle aç ıla n davan ın süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye eri şim hakk ının; zorunlu askerlik hizmeti s ıras ında meydana gelen ölüm olay ına ilişkin zararlar ın karşılanmamas ı nedeniyle yaşam hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru, 4/1/2016 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyon taraf ından 2016/496 ve 2016/499 numaral ı bireysel ba şvuru dosyalar ının aralar ında konu yönünden hukuki irtibat bulunmas ı nedeniyle 2016/496 numaral ı bireysel ba şvuru dosyas ı ile birleştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Komisyonca ba şvurular ın kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/496 Karar Tarihi : 4/11/2020 36. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 7. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüş bildirmemi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 9. Başvurucular ın murisi olan A.Ç. 13/1/2011 tarihinde askere sevk edilmi ş, askerlik hizmeti devam ederken 7/2/2011 tarihinde vefat etmi ştir. 10. Ölüm olay ı üzerine yap ılan incelemede otopsi yap ılmas ı gerektiğine kara r verilmiş, olayla ilgili Hava E ğitim Komutanl ığı Askerî Savc ılığınca yürütülen soru şturma kapsam ında İzmir Adli T ıp Kurumunca otopsi yap ılm ıştır. Otopsi sonucunda ölüm nedeni 26/3/2011 tarihli raporla kalp damar hastal ığı ve akciğer enfeksiyonu sonucu geli şen solunum yetmezliği olarak belirlenmi ştir. 11. Başvurucular taraf ından otopsi raporunun talep edilmesi üzerine Hava E ğitim Komutanl ığı Askerî Savc ılığının 6/9/2011 tarihli yaz ısıyla müteveffan ın kardeşi olan başvurucu Kahraman Çeken'e rapor gönderilmi ştir. 12. Başvurucular 30/9/2013 tarihinde Millî Savunma Bakanl ığından tazminat talep etmiş, taleplerinin z ımnen reddedilmesi üzerine 22/1/2014 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AY İM) tam yarg ı davas ı açm ışlard ır. Dava dilekçelerinde; murislerinin akciğerlerinden rahats ız olmas ı ve askere elveri şli olmamas ına rağmen Kas ım 2010 celp döneminde askere al ındığını, askerlik hizmeti s ıras ında ağır eğitim faaliyetlerine tabi tutulduğunu, bu e ğitime dayanamayan murislerinin 31/1/2011 tarihinde hastaland ığını ve bu tarihten itibaren tedavisinin gecikmesi nedeniyle 7/2/2011 tarihinde vefat etti ğini ileri sürmüşlerdir. 13. AYİM İkinci Dairesinin 8/4/2015 tarihli karar ıyla dava süre a şımından reddedilmi ştir. Karar gerekçesinde, ba şvurucular ın murisinin askerlik hizmeti s ıras ında hastalanarak yat ırıldığı hastanede vefat etti ği ve vefat tarihi olan 7/2/2011'de bu durumda n başvurucular ın haberdar oldu ğu ifade edilmi ştir. Bununla birlikte hastal ığının ne oldu ğu ve hangi nedenlerin vefat ına sebebiyet verdi ği vefat tarihi itibar ıyla bilinmemekle birlikte bu durumun müteveffan ın askerlik hizmeti s ıras ında rahats ızland ığı gerçeğini değiştirmeyece ği belirtilmiştir. Bu sebeple 7/2/2011 tarihinden itibaren bir y ıl içinde zorunlu idari müracaatta bulunulmad ığı, bir y ıllık süre geçirildikten sonra 30/9/2013 tarihinde yap ılan idari müracaat ın zımnen reddi üzerine 22/1/2014 tarihinde aç ılan davan ın süresinde olmad ığı sonucuna var ılm ıştır. 14. Başvurucular ın karar düzeltme talebi ayn ı Daire taraf ından 11/11/2015 tarihinde reddedilmi ştir. 15. Nihai karar 4/12/2015 tarihinde ba şvurucular ın vekiline tebli ğ edilmiştir. 16. Başvurucular 4/1/2016 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. Başvuru Numaras ı: 2016/496 Karar Tarihi : 4/11/2020 4IV.İLGİLİ HUKUK 17. İlgili hukuk için bkz. Şuayp Yüksekda ğ, B. No: 2015/9921, 26/12/2018, 22; Murat Dinç ve R ıza Dinç, B. No: 2015/65, 11/6/2018, 25; Fatma Canda ş ve diğerleri , B. No: 2015/18251, 7/2/2019, 17-21. V.İNCELEME VE GEREKÇE 18. Mahkemenin 4/11/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Adil Yarg ılanma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucular ın İddialar ı 19. Başvurucular açt ıklar ı tazminat davas ının süre aşımı nedeniyle reddedilmesinin hak arama özgürlüklerini ihlal etti ğini ileri sürmü şlerdir. 2. Değerlendirme 20. Anayasa n ın "Hak arama hürriyeti " kenar ba şlıklı 36. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." 21. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucular taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvuru formu ve ekleri incelendi ğinde başvurucular ın şikâyetlerinin özü, murislerinin vefat ı nedeniyle u ğrad ıklar ı zarar ın tazmini istemiyle açt ıklar ı davada mahkemenin dava açma süresinin ba şlang ıcını tespit etme noktas ında hukuk kurallar ını hatal ı değerlendirmesi ve uygulamas ı neticesinde uyu şmazl ığın esas ının incelenememesidir. Bu nedenle ba şvurucunun belirtilen şikâyetleri ba ğlam ındaki ihlal iddialar ının mahkemeye eri şim hakk ı kapsam ında incelenmesi gerekti ği değerlendirilmi ştir. 22. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 48. maddesinin (2) numaral ı fıkras ında aç ıkça dayanaktan yoksun ba şvurular ın Anayasa Mahkemesince kabul edilemezli ğine karar verilebilece ği belirtilmiştir. Bu ba ğlamda ba şvurucunun ihlal iddialar ını kan ıtlayamad ığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmad ığı veya müdahalenin me şru olduğu aç ık olan ba şvurular ile karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret ba şvurular aç ıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir ( Hikmet Balabano ğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013, 24). 23. Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ında, herkesin yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddiada bulunma ve savunma hakk ına sahip oldu ğu belirtilmi ştir. Dolay ısıyla mahkemeye eri şim hakk ı, Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan hak arama özgürlü ğünün bir unsurudur. Di ğer yandan Anayasa'n ın 36. maddesine adil yarg ılanma ibaresinin eklenmesine ili şkin gerekçede, Türkiye'nin taraf oldu ğu uluslararas ı Başvuru Numaras ı: 2016/496 Karar Tarihi : 4/11/2020 5sözleşmelerce de güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ının madde metnine dâhil edildiği vurgulanm ıştır. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'ni (Sözle şme) yorumlayan Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi, Sözle şme'nin 6. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının mahkemeye erişim hakk ını içerdiğini belirtmektedir ( Özbak ım Özel Sa ğlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2014/13156, 20/4/2017, 34). 24. Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan hak arama özgürlü ğü, bir temel hak olman ın yan ında diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanmay ı ve bunlar ın korunmas ını sağlayan en etkili güvencelerden biridir. Bu bak ımdan davan ın bir mahkeme taraf ından görülebilmesi ve ki şinin adil yarg ılanma hakk ı kapsam ına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak ki şiye iddialar ını ortaya koyma imkân ının tan ınmas ı gerekir. Di ğer bir ifadeyle dava yoksa adil yarg ılanma hakk ının sağlad ığı güvencelerden yararlanmak mümkün olmaz ( Mohammed Aynosah, B. No: 2013/8896, 23/2/2016, 33). 25. Mahkemeye eri şim hakk ı, mahkemeye ba şvuru konusunda etkili bir sistemin var olmas ını ve dava açmak isteyen ki şilerin mahkemeye ula şmada aç ık, pratik ve yeterli fırsatlara sahip olmas ını gerektirir. Özellikle hukuki ya da uygulamadaki belirsizlikler kişilerin mahkemeye eri şim hakk ını ihlal edebilir ( Aktif Elektrik Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2012/855, 26/6/2014, 34). 26. Dava açma sürelerini düzenleyen, son derece kar ışık ve dağınık olan bir mevzuat ın aşırı şekilci (kat ı) yorumu mahkemeye eri şim hakk ını ihlal edebilir. Özellikle başvuru mercii ve süresi gösterilmeyen i şlemlerle ilgili davalarda mahkemelerin usul kurallar ını yorumlarken mahkemeye eri şim hakk ını aşırı s ınırland ıracak şekilde kat ı yorumdan kaç ınmalar ı gerekir ( Mohammed Aynosah, 40). 27. Dava açma süresinin i şlemeye ba şlad ığı an da mahkemeye eri şim hakk ına yap ılan müdahalenin ölçülülü ğü bağlam ında büyük önem ta şımaktad ır (Yaşar Çoban [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, 66). Dava açma süresinin hangi tarihte ba şlayacağını belirleme ve mevzuat ı bu yönüyle yorumlama görevi esasen derece mahkemelerine aittir. Bireysel ba şvurunun ikincillik ilkesi gere ği, dava açma süresinin ba şlatılacağı tarihin belirlenmesi noktas ında Anayasa Mahkemesinin bir görevi bulunmamaktad ır. Anayasa Mahkemesinin bu hususta üstlenece ği rol, dava açma süresinin hangi tarihten itibaren başlatılmas ı gerektiğiyle ilgili derece mahkemelerinin yorumlar ının mahkemeye eri şim hakk ına etkisini somut olay ın koşullar ı ışığında incelemektir ( Ahmet Y ıldırım, B. No: 2014/18135, 20/9/2017, 46). Bu kapsamda dava açma süresinin hak sahibinin henüz dava hakk ının doğduğundan haberdar olmad ığı ve somut ko şullar çerçevesinde haberdar olduğunun kabulünü hakl ı kılan nedenlerin bulunmad ığı bir dönemde i şlemeye ba şlamas ı dava hakk ının varl ığını anlams ız k ılabileceğinden ölçülülük ilkesini zedeleyebilir ( Yaşar Çoban, 66). 28. Bireysel ba şvuruya konu olayda tam yarg ı davas ı aç ılmas ının sebebi başvurucular ın murislerinin zorunlu askerlik hizmeti s ıras ında vefat etmesi nedeniyle uğran ılan maddi ve manevi zarar ın tazmin edilmesi iste ğidir. 29. Tazminat hukukunun idari yarg ıda genel kabul gören prensiplerine göre idari eylem nedeniyle u ğran ılan zarar ın tazmini istemiyle tam yarg ı davas ı aç ılabilmesi için üç koşul bulunmaktad ır. Bunlar; idari eylem, zarar, zarar ile idari eylem aras ında illiyet ba ğının bulunmas ı koşullar ıdır. Buna göre tam yarg ı davas ı aç ılabilmesi için eylemin idarili ğinin, yol Başvuru Numaras ı: 2016/496 Karar Tarihi : 4/11/2020 6açt ığı zarar ın ve illiyet ba ğının ortaya konulmas ı zorunludur. Bu ba ğlamda başvurucular ın da eylem nedeniyle ne zaman zarara u ğrad ıklar ını ve oluşan bu zarar ı ne zaman ö ğrendiklerini açıkça ortaya koymalar ı gerekir. Bu çerçevede eylemin idarili ğinin veya yol açt ığı zarar ın ya da aras ındaki illiyet ba ğının eylemden çok sonra anla şıldığı veya ortaya konulabildi ği durumlarda dava açma süresinin bu tarihlerden sonra ba şlayacağı kabul edilmektedir (benzer yönde de ğerlendirmeler için bkz. Ayşe Y ıldırım, B. No: 2014/5, 25/10/2017, 65; Hasan Oğuz ve diğerleri, B. No: 2015/2700, 7/2/2018, 48). 30. Başvuruya konu kararda AY İM, dava açma süresinin ba şlang ıcı olarak ölümün gerçekleştiği tarihi esas alm ıştır. Bu tarihi esas al ırken de ba şvurucular ın müteveffan ın öldüğü tarih itibar ıyla askerlik hizmeti s ıras ında rahats ızlanarak vefat etti ğini ve vefat nedeninin de hastal ıktan kaynakland ığını bildiklerine ili şkin şüphe bulunmad ığını belirterek eylemin idarili ğine ilişkin değerlendirme yapm ıştır. 31. Her ne kadar AY İM'in dava açma süresini eylem -olay- tarihinden ba şlatan yorumu Anayasa Mahkemesinin mahkemeye eri şim hakk ı bağlam ında ortaya koydu ğu yukar ıda belirtilen ilkeler yönünden ele ştirilebilecek ise de ba şvurucular taraf ından eylemi n idariliğinin veya yol açt ığı zarar ın ya da aras ındaki illiyet ba ğının ne zaman ö ğrenildiği, söz konusu bilgilerin eylemden çok sonra anla şıldığı veya ortaya konuldu ğu, dolay ısıyla dava açma süresinin bu tarihlerden sonra ba şlamas ı gerektiği yönünde herhangi bir bilgi ve belge sunulmad ığı gibi aç ıklama da yap ılmad ığı görülmüştür. Bu ba ğlamda mahkeme karar ında yer verilen tespitler ve hukuki dayanaklar irdelendi ğinde idari ba şvuru yap ılmas ı gereken sürenin başlang ıcına esas al ınan 2011 y ılı itibar ıyla başvurucular taraf ından müteveffan ın rahats ızlığının bilindiği ve dava dilekçesinde de belirttikleri üzere (bkz. 12) akci ğer rahats ızlığından haberdar olduklar ı, ölüm sonras ı otopsi yap ılsa da yap ılan otopsiyle müteveffan ın ölüm nedeninin akci ğer enfeksiyonu sonucu geli şen solunum yetmezli ği olarak belirtildiği ve farkl ı bir hastal ık tespit edilmedi ği anlaşılm ıştır. 32. Dolay ısıyla otopsi sonucu eylemin idarili ğine ilişkin yeni bir geli şme olmad ığı dikkate al ındığında zorunlu idari ba şvuru süresinin ba şvurucular taraf ından zarar ın öğrenildiğinin kabul edilebilece ği bir tarihten ba şlatıldığı görülmektedir. Di ğer tarafta n başvurucular müteveffan ın ölüm sebebine yönelik olarak -zarar ın 2011 y ılı itibar ıyla tam olarak kavranmas ının mümkün olmad ığını ortaya koyacak nitelikte- yeni bir tespit/tan ı yap ıldığını gösteren herhangi bir iddia da ileri sürmemi ştir. 33. Bu durumda AY İM'in dava açma süresinin ba şlatılacağı tarihi belirlemesiyle ilgili yorumunun ve mevzuata dair de ğerlendirmesinin öngörülemez nitelikte olmad ığı ve başvurucular ın dava açmas ını aşırı derecede zorla ştıracak ya da imkâns ız k ılacak nitelikte kat ı bir yakla şım içermedi ği sonucuna var ılm ıştır. 34. Buna göre ba şvurucular ın mahkemeye eri şim hakk ına yönelik müdahalenin ölçülü oldu ğu, dolay ısıyla belirtilen şikâyet bağlam ında mahkemeye eri şim haklar ına yönelik bir ihlalin olmad ığının aç ık olduğu anlaşılm ıştır. 35. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun di ğer kabul edilebilirlik ko şullar ı yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2016/496 Karar Tarihi : 4/11/2020 7B. Yaşam Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucular ın İddialar ı 36. Başvurucular murislerinin askerlik hizmeti s ıras ında vefat etti ğini ve aç ılan davan ın da reddedilmesiyle ya şam hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü şlerdir. 2. Değerlendirme 37. Anayasa'n ın 17. maddesinde güvence alt ına al ınan yaşam hakk ı Anayasa'n ın 5. maddesiyle birlikte de ğerlendirildi ğinde devlete pozitif ve negatif ödevler yükler. Devletin negatif bir yükümlülük olarak yetki alan ında bulunan hiçbir bireyin ya şam ına kas ıtlı ve hukuka ayk ırı olarak son vermeme, bunun yan ı sıra pozitif bir yükümlülük olarak yine yetki alan ında bulunan tüm bireylerin ya şam hakk ını gerek kamusal makamlar ın gerek di ğer bireylerin gerekse ki şinin kendisinin eylemlerinden kaynaklanabilecek risklere kar şı koruma yükümlülü ğü bulunmaktad ır (Serpil Kerimo ğlu ve diğerleri , B. No: 2012/752, 17/9/2013, 50, 51). 38. Kasten ya da sald ırı veya kötü muameleler sonucu meydana gelen ölüm olaylar ına ilişkin davalarda Anayasa'n ın 17. maddesi gere ğince devletin ölümcül sald ırı durumunda sorumlular ın tespitine ve cezaland ırılmalar ına imkân verebilecek nitelikte cezai soruşturmalar yürütme yükümlülü ğü bulunmaktad ır. Bu tür olaylarda yürütülen idari ve hukuki soru şturmalar ve davalar sonucunda sadece tazminat ödenmesi, ya şam hakk ı ihlalini gidermek ve ma ğdur s ıfat ını ortadan kald ırmak için yeterli de ğildir ( Serpil Kerimo ğlu ve diğerleri , 55). 39. Ancak ihmal nedeniyle meydana gelen ölüm olaylar ına ilişkin davalar aç ısından farkl ı bir yakla şımın benimsenmesi gerekir. Buna göre ya şam hakk ının veya fiziksel bütünlüğün ihlaline kasten sebebiyet verilmemi ş ise etkili bir yarg ısal sistem kurma yönündeki pozitif yükümlülük her olayda mutlaka ceza davas ı aç ılmas ını gerektirmez. Mağdurlara hukuki, idari ve hatta disiplinle ilgili hukuk yollar ının aç ık olmas ı yeterli olabili r (Serpil Kerimo ğlu ve diğerleri , 59). 40. Öte yandan ihmal suretiyle meydana gelen ölüm olaylar ında devlet görevlilerinin ya da kurumlar ının bu konuda muhakeme hatas ını veya dikkatsizli ği aşan bir ihmali oldu ğu yani olas ı sonuçlar ın fark ında olmalar ına rağmen söz konusu makamlar ın kendilerine verilen yetkileri göz ard ı ederek tehlikeli bir faaliyet nedeniyle olu şan riskleri bertaraf etmek için gerekli ve yeterli önlemleri almad ığı durumlarda bireyler kendi inisiyatifleriyle hangi hukuk yollar ına başvurmuş olursa olsunlar insanlar ın hayat ının tehlikeye girmesine neden olan ki şiler aleyhine hiçbir suçlamada bulunulmamas ı ya da bu kişilerin yarg ılanmamas ı Anayasa'n ın 17. maddesinin ihlaline neden olabilir ( Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, 60). 41. Ayr ıca baz ı özel ko şullarda devletin ki şinin kendi eylemlerinde n kaynaklanabilecek risklere kar şı yaşam ı korumak amac ıyla gerekli tedbirleri alma yükümlülü ğü bulunmaktad ır. Zorunlu askerlik hizmeti için de geçerli olan bu yükümlülü ğün ortaya ç ıkmas ı için askerî mercilerin kendi kontrolleri alt ındaki bir ki şinin kendini öldürmesi konusunda gerçek bir risk oldu ğunu bilip bilmediklerini ya da bilmelerinin gerekip gerekmedi ğini tespit etmek, böyle bir durum söz konusu ise bu riski ortadan kald ırmak için makul ölçüler çerçevesinde ve sahip olduklar ı yetkiler kapsam ında kendilerinden beklenen Başvuru Numaras ı: 2016/496 Karar Tarihi : 4/11/2020 8her şeyi yap ıp yapmad ıklar ını incelemek gerekmektedir. Ancak özellikle insan davran ışının öngörülemezli ği, öncelikler ve kaynaklar de ğerlendirilerek yap ılacak işlemin vey a yürütülecek faaliyetin tercihi gözönüne al ınarak pozitif yükümlülük, yetkililer üzerine a şırı yük oluşturacak şekilde yorumlanmamal ıdır. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesince yap ılacak incelemede basit bir ihmali veya de ğerlendirme hatas ını aşan bir kusurun askerî yetkililere atfedilip atfedilemeyece ğinin ortaya konmas ı gerekmektedir ( Sad ık Koçak ve diğerleri , B. No: 2013/841, 23/1/2014, 74). 42. Somut olayda ba şvurucular ın, devlete veya kamu görevlilerine yönelik olarak kasten ya da sald ırı veya kötü muamele sonucunda murislerinin öldürüldü ğüne yönelik iddialar ı bulunmamaktad ır. Başvurucular, murislerinin ölümü nedeniyle tazminat istemlerinin reddedilmesine yönelik iddialarda bulunmu şlard ır. Başvurucular ın açm ış olduğu davan ın süresinde aç ılmamas ı nedeniyle ihlale sebebiyet verildi ğini iddia ettikleri i şlemleri kendilerinden beklenen özen çerçevesinde usulüne uygun olarak yetkili ve görevli yarg ısal makamlar önünde hukuksal olarak tart ışma konusu yapmaks ızın bireysel ba şvuruya konu ettikleri, bu kapsamda ba şvuru yollar ını tüketmedikleri anla şılm ıştır. 43. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. 1. Adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkinin iddian ın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, 2 . Y aşam hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, B. Yarg ılama giderlerinin ba şvurucular üzerinde BIRAKILMASINA 4/11/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Üye Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş