Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6499 E. , 2024/2888 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6499 Karar No : 2024/2888 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemin…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6499 E. , 2024/2888 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6499 Karar No : 2024/2888 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Ordu İl Emniyet Müdürlüğü emrinde 3. Sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde Şube Müdürü olarak görev yapan davacının, Ankara İl Emniyet Müdürlüğünde Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürü olarak görev yaptığı dönemde, G.Ö. isimli şahsın iletişiminin dinlenilmesi olayı ile ilgili olarak, "görevin takdir ve yerine getirilmesini savsaklayarak kişileri zarara uğratmak" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5. maddesi uyarınca brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, K:... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; olayda; Cumhuriyet savcısından G.Ö. isimli şahsın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespiti istenirken sadece "diğer şüphelilerle telefon irtibatının olduğu" şeklinde, kuvvetli suç şüphesini ortaya koymaktan yoksun, soyut ve genel nitelikte bir irtibat tutanağının düzenlenerek talep yazısına eklendiği, bu tutanağa dayalı talep yazısını Şube Müdürü olarak imzalayan davacının disiplin yaptırımı gerektiren bir eyleminin bulunduğu; ancak somut olay bakımından, davacının imzaladığı talep yazısını ve eklerini değerlendiren (ya da değerlendirdiği farz edilmek durumunda bulunulan) Cumhuriyet savcısı ve/veya hâkimin, talebi yerinde görerek (başka bir ifadeyle kuvvetli suç şüphesi olduğunu kabul ederek) telekomünikasyon yoluyla iletişimin tespiti kararını verdiği hususunu da gözetmenin bir zorunluluk olduğu; keza, iletişimin tespiti kararının alınmasına dayanak teşkil eden yetersiz irtibat tutanağının (Şube Müdürü olarak davacı tarafından değil) ilgili büro amirliklerince düzenlendiği ve davacının bu tutanağa istinaden (yine ilgili bürolarca hazırlanan) talep yazısını (çalışmaları takip ve koordine etmekte gerekli dikkat ve özeni göstermemek suretiyle) imzaladığı; tüm bu hususlar bir arada gözetildiğinde, davacının sabit olan söz konusu eyleminin, "görevin takdir ve yerine getirilmesini savsaklayarak kişileri zarara uğratmak" şeklinde (durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre kınama cezasından daha ağır bir ceza olarak) yirmidört ay uzun süreli durdurma cezası verilmesine dayanak alınan Tüzük'ün 13'üncü maddesi kapsamında değil, "(çalışmaları takip ve koordine etmekte gerekli dikkat ve özeni göstermemek suretiyle) görevde kayıtsızlık göstermek ve görevi savsaklamak" şeklinde üç günlük aylık kesimi cezası verilmesini gerektiren Tüzük'ün 5/A-6 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği; bu durumda, Tüzük'ün 5/A-6 maddesi kapsamında üç günlük aylık kesimi cezasını gerektiren eylemi nedeniyle davacıya, aynı Tüzük'ün 13'üncü maddesi uyarınca yirmidört ay uzun süreli durdurma cezası verilmesine dair işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; disiplin soruşturması süreci açıklanarak davacıya isnat edilen fiilin sabit olduğu, davacının 670 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Davacının, Ankara İl Emniyet Müdürlüğünde TEM Şube Müdürü olarak görev yaptığı dönemde, G.Ö. isimli şahsın iletişiminin yetersiz irtibat tutanağıyla dinlenip kayda alınması ve fizikî takip yapılması nedeniyle, "görevin takdir ve yerine getirilmesini savsaklayarak kişileri zarara uğratmak" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5. maddesi uyarınca brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, K:... sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Davaların Karara Bağlanması" başlıklı 22. maddesinde; konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı, 15. maddede sayılan sebeplerden biri ile veya yargılama usullerine ilişkin meselelerde azınlıkta kalanların işin esası hakkında da oylarını kullanacakları ve azınlıkta kalanların görüşlerinin kararların altına yazılacağı; "Tutanaklar" başlıklı 23. maddesinde; her dava dosyası için görüşmelere katılan Başkan ve üyelerin, Danıştayda düşünce veren savcının, tetkik hakiminin ve tarafların ad ve soyadlarını, incelenen dosya numarasını, kısaca dava konusunu ve verilen kararın neticesini, çoğunlukta ve azınlıkta bulunanları gösteren bir tutanak düzenleneceği; bu tutanakların görüşmelere katılanlar tarafından aynı toplantıda imzalanıp dosyalarında saklanılacağı hükmüne yer verilmiş; Aynı Kanun'un 24. maddesinde ise; kararda bulunacak hususlar sıralanmış ve (h) bendinde, kararda, kararı veren mahkeme başkan ve üyelerinin veya hakiminin ad ve soyadları ve imzaları ve varsa karşı oylarının bulunması gerektiği vurgulanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesince, idari davaya konu uyuşmazlığın karara bağlandığı 24/06/2016 tarihli görüşmeye katılan, görüşme tutanağında ve E:2015/1677, K:2016/710 sayılı kararda; ismi ve imzası bulunan Mahkeme Başkanı ...'in, "yargılama usulü yönünden", Üye ...'un ise "davanın reddi gerektiği gerekçesiyle esas yönünden" karşı oyda kaldığı, diğer Üye ...'ın ise "Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi kapsamında üç günlük aylık kesimi cezasını gerektiren eylemi nedeniyle davacıya, aynı Tüzük'ün 13'üncü maddesi uyarınca yirmidört ay uzun süreli durdurma cezası verilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptali" yolunda verilen temyize konu karara katıldığı anlaşılmaktadır. Mahkeme Başkanı ...'in karşı oyunda; 3201 sayılı Emniyet Teşkilâtı Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin iptal edilmesi ve iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 1 (bir) yıl sonra yürürlüğe girecek olması nedeniyle kararın verildiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesinin kararının henüz yürürlüğe girmediği bu sebeple anılan iptal kararı uyarınca dava konusu işlemin iptalinin mümkün olmayacağı, davanın reddedilmesinin de adil olmayacağı, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihe ya da bu süre içinde yeni bir kanun yürürlüğe konulursa bu tarihe kadar uyuşmazlığın incelenmesinin bekletilmesi gerektiği vurgulanarak davanın esası hakkında karar verilmesi yönündeki çoğunluk kararına yargılama usûlü yönünden katılmadığı belirtilmiştir. Devamında 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 22'nci maddesinin 2 numaralı fıkrasında yer verilen, "15 nci maddede sayılan sebeplerden biri ile veya yargılama usûllerine ilişkin meselelerde azınlıkta kalanlar işin esası hakkında da oylarını kullanırlar. Azınlıkta kalanların görüşleri, kararların altına yazılır." hükmü uyarınca, oyçokluğuyla işin esasına geçilmesine karar verildiğinden, işin esası hakkındaki oyunun da işlemin iptali yolunda olacağına yer verilmiştir. Üye ... ise; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve davanın reddi gerektiği gerekçesiyle verilen çoğunluk kararına katılmamıştır. Şu halde; Mahkeme Başkanı ...'in karşı oyunun her ne kadar usule ilişkin olduğu ifade edilmekte ise de, dosyanın esası hakkındaki görüşünün; "işin esasına geçilerek görüşülemeyeceği, bekletici mesele yapılması gerektiği" yolunda olduğu, üyelerden birinin davanın reddi gerektiği gerekçesiyle karşı oy kullandığı, yukarıda detaylarına yer verilen yasal düzenlemeler doğrultusunda, üç kişi ile yapılacak olan toplantıda kararın oluşabilmesi için en az iki üyenin aynı yönde oy kullanması ve varsa karşı oy kullanan üyenin belirtilmesi suretiyle kararın oluşturulması gerektiği açık olup, temyiz istemine konu edilen mahkeme kararında bu koşulun sağlanamadığı görüldüğünden, 2577 sayılı Kanun'un öngördüğü şekilde usulüne uygun alınmış bir kararın oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, idari yargılama usulüne aykırı şekilde verilmiş bulunan İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/c fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X)KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Davaların Karara Bağlanması" başlıklı 22. maddesinde, konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı, 15. maddede sayılan sebeplerden biri ile veya yargılama usullerine ilişkin meselelerde azınlıkta kalanların işin esası hakkında da oylarını kullanacakları ve azınlıkta kalanların görüşlerinin kararların altına yazılacağı hüküm altına alınmıştır. Dava dosyasının incelenmesinden, Mahkeme Başkanı ... tarafından; 3201 sayılı Emniyet Teşkilâtı Kanununun 83. maddesinin birinci cümlesinin iptal edilmesi ve iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 1 (bir) yıl sonra yürürlüğe girecek olması nedeniyle kararın verildiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesinin kararının henüz yürürlüğe girmediği bu sebeple anılan iptal kararı uyarınca dava konusu işlemin iptalinin mümkün olmayacağı, davanın reddedilmesinin de adil olmayacağı, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihe ya da bu süre içinde yeni bir kanun yürürlüğe konulursa bu tarihe kadar uyuşmazlığın incelenmesinin bekletilmesi gerektiği belirtilerek usul yönünden karşı oy kullanılmış Mahkeme çoğunluğunca bu görüş kabul görmediğinden oy çokluğu ile esasın incelemesine geçilmiştir. Üye hakim ...'un davanın reddi yolundaki karşı oyuna rağmen çoğunluk kararıyla, "Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6 maddesi kapsamında üç günlük aylık kesimi cezasını gerektiren eylemi nedeniyle davacıya, aynı Tüzük'ün 13'üncü maddesi uyarınca yirmidört ay uzun süreli durdurma cezası verilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir. Mahkeme Başkanı ...'in yukarıda belirtilen gerekçeye katıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim karşı oyunun devamında "...Ancak; 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 22'nci maddesinin 2 numaralı fıkrasında yer verilen, "15 nci maddede sayılan sebeplerden biri ile veya yargılama usûllerine ilişkin meselelerde azınlıkta kalanlar işin esası hakkında da oylarını kullanırlar. Azınlıkta kalanların görüşleri, kararların altına yazılır." hükmü uyarınca, oyçokluğuyla işin esasına geçilmesine karar verildiğinden, işin esası hakkındaki oyum yukarıda belirtilmiştir" demek suretiyle uyuşmazlığın esası hakkındaki oyunun işlemin iptali yolunda olduğunu belirtmiştir. Bu durumda yukarıda tırnak içinde belirtilen gerekçeyle işlemin iptali yolundaki görüşün çoğunlukta olduğu ve esas hakkında kararın oluştuğu anlaşılmakla temyiz isteminin esasının incelenmesi gerekmektedir. Aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.