6. Hukuk Dairesi 2013/16254 E. , 2014/8790 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/06/2013 NUMARASI : 2013/462-2013/1098 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira ilişkisinin davacıya devredilmesi nedeniyle davalı belediye tarafından davacı kiracıdan tahsil edilen devir bedeli
**6. Hukuk Dairesi 2013/16254 E. , 2014/8790 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/06/2013 NUMARASI : 2013/462-2013/1098 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira ilişkisinin davacıya devredilmesi nedeniyle davalı belediye tarafından davacı kiracıdan tahsil edilen devir bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece,vergi mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine ve talep halinde dosyanın vergi mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, davacının davalı belediyeye ait çay ocağı niteliğindeki taşınmazın önceki kiracı ile olan kira ilişkisinin tarafına devredilmesini istemesi üzerine davalı belediye tarafından bu isteğin kabul edildiğini ve davacı ile 01.01.2010 başlangıç tarihli12 ay süreli kira sözleşmesi imzalandığını, sözleşme düzenlenirken kiralananın üç yıllık kira bedeli olan 26100 TL'nin devir bedeli olarak ödenmesinin istendiğini, aksi takdirde sözleşmenin imzalanmayacağının belirtildiğini, bu nedenle 17.05.2010 tarihinde 26100 TL'yi davalı belediyeye ödemek zorunda kaldığını belirterek haksız ve yasal olmayan bir tahsilat niteliğindeki 26100 TL'nin 17.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar vermesini istemiştir. Davalı vekili, davacının, kiralananı önceki kiracıdan devralmak istediğini beyan etmesi üzerine encümenin 26/05/2010 tarihli kararı ile devrin kabul edildiğini, davacı ile kira sözleşmesi düzenlendiğini, devir ücretlerinin 19.11.2009 tarihli 22/297 sayılı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi meclisi kararı ile kabul edilen 2010 yılı gelir tarife cetvelinin 64 üncü maddesi gereği tahsil edildiğini, bahse konu olan meclis kararının halen yürürlükte olduğunu, tarafları bağladığını, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan işlemin idari nitelik taşıdığından idari işlemler aleyhine açılacak iptal davalarında idari yargının görevli olduğunu belirterek davanın görev (yargı yolu) yokluğu nedeniyle reddini savunmuştur. Mahkemece, davaya konu tahsilatın Eskişehir Büyükşehir Beledeyesi Meclisi'nin bir kararına dayandığı, dayanak işlem idari nitelik taşıdığından ve idari işlemler aleyhine açılacak iptal davaları idari yargı makamlarında çözümleneceğinden idari yargı yolunun görevli olduğundan bahisle dosyanın bu davaya bakmakla görevli ve yetkili Eskişehir Vergi Mahkemesince değerlendirilmesi için mahkemenin görevsizliğine, talep halinde dosyanın Eskişehir Vergi Mahkemesi' ne gönderilmesine karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 01.01.2010 başlangıç tarihli, 12 ay süreli kira sözleşmesi ile çay ocağı nitelikli taşınmazın davacı kiracıya kiralandığı hususunda uyuşmazlık yoktur. Davacı, kira ilişkisi kurulurken davalı tarafından tahsil edilen devir bedelinin iadesini istemektedir. Taraflar arasındaki temel hukuki ilişkinin kira ilişkisi olduğu ve uyuşmazlığın kira ilişkisinin devrinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Kiraya ilişkin hükümler, umumiyet itibariyle mülga 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Kanununda ve 818 Sayılı Borçlar Kanununun 248-299. maddeleri ile, 1.7.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı TBK.nun buna denk gelen 299-378. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler karşısında, kira ilişkisinin özel hukuk ilişkisi olduğu, buna bağlı olarak uyuşmazlıkların sözleşmeye bağlılık ilkesi gereğince çözümlenmesi gerekeceği her türlü izahtan vareste bulunmaktadır. Öte yandan, 2577 sayılı Kanunun 2/1 maddesinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davaların idari dava olduğu tarif edilmiştir. Buradaki idari işlemin dayanağı, kamu gücünün kullanılmasından kaynaklanan, kamuya üstün hak ve yetkiler tanıyan idari sözleşmelerdir. Somut olayımızda, az yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasındaki ilişki, kira sözleşmesinden kaynaklanan özel hukuk ilişkisidir. Bu nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünde görevli yargı yeri idari yargı olmayıp, adli yargıdır. Davanın açıldığı tarih itibarıyla HMK. 4/a maddesi gereğince davaya bakmakla görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Mahkemece işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. Kabule göre de, yargı yoluna ilişkin görevsizlik kararları HMK’nun 20.maddesi anlamında bir görevsizlik kararı olmayıp mahkemece, talep halinde dosyanın ilgili idare- vergi mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi de doğru değildir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.