T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/640 - 2026/90 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/640 KARAR NO : 2026/90 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.11.2020 NUMARASI : 2019/53 Esas 2020/474 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 29.01.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 1…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/640 - 2026/90 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/640 KARAR NO : 2026/90 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.11.2020 NUMARASI : 2019/53 Esas 2020/474 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 29.01.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 11.02.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, 16.11.2012 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı kazada davacı ...’in eşi, ...’in babası olan ...’in vefat ettiği, davacıların destekten yoksun kaldığını ve Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/599 Esas, 2017/285 Karar sayılı dosyasında görülen davada 04.10.2016 tarihli rapora dayalı olarak hüküm kurulduğunu, ancak davacı ...’e ilişkin evlilik indiriminin hatalı yapılması nedeniyle istinaf başvurusunda bulunulduğunu, istinaf aşamasında alınan 17.07.2018 tarihli ek raporda tazminat hesabı yapıldığını, anılan rapor ile istinaf itirazlarının yerinde olduğunun sabit hale geldiğini, talep artırımı yapılmış olduğundan bakiye tazminat talebiyle dava açıldığını, karar tarihine en yakın hesaplama verilerinin dikkate alınması gerektiğini, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 35.325,23 TL, davacı ... için 3.761,25 TL bakiye destek tazminatının temerrüt tarihi olan 21.08.2015 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacı ... için talebini 21.335,61 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili, davacılar tarafından Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesin 2015/599 Esas, 2017/285 Karar sayılı kararı gereğince toplam 286.223,89 TL tazminat ödendiğini ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kalmadığını, davacıların destek tazminatı talebinin poliçe kapsamına girmediğini, üçüncü kişi konumunda olmayan davacıların taleplerinin teminat dışında olduğunu, dava tarihinden yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle bakiye destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin olduğu, 16.11.2012 tarihinde meydana gelen kazada davacıların desteği ...'in vefat ettiği, davacılar tarafından Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/599 Esas, 2017/285 Karar sayılı dosyasında destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunulduğu, davanın kabulüne karar verildiği, davacıların kararı istinafı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2017/1805 Esas, 2018/1898 Karar sayılı ilamı ile yeniden tazminat hesabı yapılarak hükmün kaldırıldığı, ancak taleple bağlı kalınarak karar verildiği, bakiye destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle açılan davada aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen rapor ve 30.12.2019 tarihli ek rapordaki hesaplamalara göre davacı ... (...) için bakiye tazminat alacağı kalmadığı, davacı ... yönünden bakiye destek tazminatının 21.335,61 TL olarak belirlendiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacı ...’in davasının reddine, davacı ...’in davasının kabulü ile 21.335,61 TL destekten yoksun kalma tazminatının poliçe limitlerinde sorumlu olmak kaydı ile 21.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece hükme esas alınan rapor ve ek raporun hatalı olduğunu, yapılan hesaplamaya itirazlarının nazara alınmadığını, daha önce açılan davada hüküm altına alınmayan bakiye alacak için dava açıldığını, önceki kararda hükmedilen miktar ile istinaf aşamasında alınan ek rapor arasındaki farkın davanın konusu olduğunu, mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, davacı ... hakkındaki talebin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olup kararın kaldırılması gerektiğini, yapılan kısmi ödemeler için faiz güncellemesi yapılması ve bu durumun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davalı sigorta şirketinin yaptığı ödeme ile sadece ödediği miktar kadar sorumluluktan kurtulduğunu, davacı ...’in destekten yoksun kalma zararının da daha fazla olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacılar vekili, 16.11.2012 tarihinde davalı sigorta şirketi aleyhine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karıştığı kazada davacı ...'in eşi, diğer davacının babası ...'in vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldığını, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/599 Esas, 2017/285 Karar sayılı dosyasında destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne karar verildiğini, taraflarınca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesini tarafından yapılan istinaf incelemesinde 17.07.2018 tarihli ek rapor alındığı ve daha yüksek tazminat hesaplandığını, ancak daha önce bedel artırımı yapılmış olması nedeniyle aynı tazminata hükmedildiğini belirterek bakiye destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece aktüer bilirkişi raporu ve ek raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davacı ... yönünden davanın reddine, davacı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, 16.11.2012 tarihinde ...'in davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetine kaybetmesi sonucunda meydana gelen kazada vefat ettiği, eşi ve kızı olan davacılar tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/599 Esas, 2017/285 Karar sayılı dosyasında destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne karar verildiği, karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2017/1805 Esas, 2018/1898 Karar sayılı kararı ile istinaf aşamasında alınan ek raporda davacıların destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının belirlendiği, ancak ilk derece mahkemesine sunulan ıslah dilekçesi esas alınarak aynı tutarda tazminata hükmedildiği, bakiye destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle açılan eldeki davada, 30.12.2015 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda gerçek zarar ilkesine uygun olarak davacı ...'in 18.04.2018 tarihinde evlendiği belirlenmek suretiyle yapılan hesaplama sonucunda bakiye destekten yoksun kalma alacağının bulunmadığı, davacı ...'in ise talep edebileceği bakiye destekten yoksun kalma tazminatı tutarının 21.335,61 TL olarak belirlendiği, mahkemece bilirkişi ek raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda istinaf kanun yoluna davacılar tarafından başvurulduğu gözetildiğinde aleyhlerine değerlendirme yapılamamasına göre davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzer 29.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.