4. Hukuk Dairesi 2022/3599 E. , 2024/1157 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/48-2022/48 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-1460 DAVA TARİHİ : 22.04.2021 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü/Davacı vekilinin itirazının kabulü, davalı vekilinin itirazının reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/141422 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilm…
**4. Hukuk Dairesi 2022/3599 E. , 2024/1157 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/48-2022/48 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-1460 DAVA TARİHİ : 22.04.2021 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü/Davacı vekilinin itirazının kabulü, davalı vekilinin itirazının reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/141422 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının aynen uygulanmasına, davacının fazlaya ilişkin hakkının saklı olduğuna karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat...geldi. Davalı tarafından gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 06.02.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.09.2018 tarihinde davacının desteğinin idaresindeki araç ile davalı nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının desteğinin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.001,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin talebini 107.990,00 TL'ye yükseltmiş, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kusuru olmadığının tespit edildiğini, bu nedenle başvurunun reddi gerektiğini, aksi kanaatte olunması halinde ise kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında alınan 09.09.2021 tarihli rapora göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %70 oranında kusurlu olduğu, davacının desteğinin ise % 30 oranında kusurlu olduğu, %70 kusur oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre aktüer bilirkişi tarafından tazminatın usulünce hesaplandığı gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile 107.990,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 15.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri 1.Davacı vekili itiraz dilekçesinde; ceza davasında kazanın meydana gelmesinde davacının desteği müteveffa sürücüye kusur atfedilmediğini, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün ise kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu kanaatiyle sigortalı araç sürücüsünün cezalandırılmasına karar verildiğini, söz konusu mahkeme kararın kesinleştiğini, buna rağmen Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tekrar kusur tespiti için bilirkişi raporu aldırdığını, oysa bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesi gerektiğini, kusur bilirkişi raporuna itiraz etmelerine rağmen itirazları değerlendirilmeden dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edildiği, kusurun tekrar değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili itiraz dilekçesinde; tazminat hesabının aktüerya uzmanı tarafından TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, hesap raporunda desteğin gelirinin ve bakiye ömrünün hatalı belirlendiğini, desteğin kaza esnasında kask, dizlik gibi koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının tespiti, desteğin koruyucu tertibat kullanmadığının anlaşılması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ceza soruşturması esnasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespiti ile uzlaşmanın sağlandığının anlaşılması halinde davanın reddi gerektiğini, delil tespit gideri, ekspertiz ücreti, rapor ücreti, vekalet ücreti, keşif harcı, tebligat gideri, bilirkişi ücreti gibi masrafların sigorta teminatı dışında kaldığını, davalının tahkime başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulabileceğini, davalının temerrüdünün söz konusu olmadığını, davalının avans faizinden sorumlu olmadığını, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ceza davasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 08.02.2019 tarihli raporda ihtimallere göre davacının desteği müteveffa sürücünün asli kusurlu veya kusursuz olduğu yönünde tespit yapıldığı, ceza yargılamasında tanık dinlenilmek suretiyle davacının desteği müteveffa sürücünün meydana gelen kazada kusursuz, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün ise asli kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğu, ceza mahkemesince verilen kararın kesinleştiği, hal böyle iken, Uyuşmazlık Hakem Heyetince tek kişilik bilirkişiden yeniden kusur raporu alınmasının isabetli olmadığı, üstelik söz konusu raporda, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunun incelenmediği, buna göre raporun eksik incelemeye dayalı olduğu, bu bakımdan davacı vekilinin itirazının kabulü ile davacının desteği müteveffa sürücüsün gerçekleşen kazada kusurunun bulunmadığı, davalıya sigortalı aracın sürüsünün ise %100 kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, aktüer bilirkişi raporunda tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu, progresif rant yöntemi ile usulünce hazırlandığı, raporda desteğin bakiye ömrünün doğru olarak tespit edildiği, desteğin meydana gelen kazada müterafik kusurlu olduğunun ispat edilemediği, davacının tahkimden önce davalıya 04.01.2021 tarihinde başvuru yaptığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 99 uncu maddesine göre 15.01.2021 tarihinden itibaren faiz işletilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacı lehine tam oranda nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranda kusurlu olduğu sonucuna varıldığı, buna göre, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda kusur indirimi yapılmadan davacının destek tazminatının 359.966,00 TL olarak tespit edildiği, kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin 268.000,00 TL olması sebebiyle davalının bu miktardan davacıya karşı sorumlu olduğu, davacı taraf itiraz yargılaması sırasında talebini artırmadığı için taleple bağlı kalınarak davalının 107.990,00 TL tazminattan sorumlu olduğu, bu yönden kararda bir değişiklik yapılmasına gerek olmadığı, davacının bakiye tazminat hakkının ise saklı olduğuna karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının aynen uygulanmasına, davacının fazlaya ilişkin hakkının saklı olduğuna karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tazminat hesabının aktüerya uzmanı tarafından TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, desteğin kaza esnasında kask, dizlik gibi koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının tespiti, desteğin koruyucu tertibat kullanmadığının anlaşılması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ceza soruşturması esnasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespiti ile uzlaşmanın sağlandığının anlaşılmasın halinde davanın reddi gerektiğini, delil tespit gideri, ekspertiz ücreti, rapor ücreti, vekalet ücreti, keşif harcı, tebligat gideri, bilirkişi ücreti gibi masrafların sigorta teminatı dışında kaldığını, davalının tahkime başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulabileceğini, davalının temerrüdünün söz konusu olmadığını, davalının avans faizinden sorumlu olmadığını, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, progresif rant yöntemine göre yapılan tazminat hesabının isabetli olduğu, desteğin kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmadığına dair delil bulunmadığı, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılamayacağı, davalının yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, faiz başlangıç tarihinin doğru olduğu, yasal faize hükmedildiğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının 6. SONUÇ ve KARAR başlıklı bendinde yer alan "davalı vekili itirazlarının REDDİNE, Davacı vekili itirazının KABÜLUNE, uyuşmazlık hakem heyeti kararının aynen uygulanmasına" ibaresi çıkartılarak yerine "Davacı vekilinin itirazının kabulüne, Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücretine ilişkin (5.3) bendinde yer alan "14.209,05.-TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin yazılmasına, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının diğer hükümlerinin aynen uygulanmasına" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.