12. Ceza Dairesi 2021/762 E. , 2024/7136 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/322 Esas, 2016/288 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel
**12. Ceza Dairesi 2021/762 E. , 2024/7136 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/322 Esas, 2016/288 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4, 52/2 ve 52/4. maddeleri uyarınca 18.200TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; meydana gelen kazada sanığın kusurunun bulunmadığına, meydana gelen kazada bebeğin seyahati sırasında arka koltukta ve bebek koltuğunda taşınmaması nedeniyle ölümünden sanığın sorumlu olmadığına ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; asli kusurlu sanık hakkında belirlenen temel cezanın az olduğuna, sanık hakkında bilinçli taksir hükümleri uyarınca cezalandırılması gerekirken sanığa az ceza verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;05.06.2015 günü saat 18:00 sıralarında gündüz vakti, yerleşim yeri dışında, iki yönlü, tehlikeli virajlı, eğimli, kuru asfalt kaplama köy yolunda sürücü ...'ın yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile Gülpınar Mahallesi yönünden Hadim İlçesi yönüne seyrederek olay yeri viraj mahalline geldiğinde, şerit ihlali yapıp karşı yönden seyreden sürücü ...'ın yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile çarpışması sonucu ön koltukta annesinin kucağında bulunan üç günlük bebeğin ölümü ile katılanlar ..., ... ve 1955 doğumlu ...'ın basit tıbbi müdahale ile gidebilir şekilde, katılan ...'ın hayati tehlike geçirmeyecek şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilemez niteliklikte yaralanmalarıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, kaza tespit tutanağında: bu kazanın oluşumunda kamyonet sürücüsünün 2918 sayılı KTK’nın 84-g.maddesi gereğince kusurlu olduğunun belirlendiği, soruşturma aşamasında keşfe binaen alınan 11.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda; kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK.na göre 52/1-a (araçların hızlarını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken azaltmamak ve 56/1-a (şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak) kurallarını ihlal ettiğinden ölümlü, yaralamalı ve maddi hazarlı trafik kazası meydana gelmiş olup, sürücü ...'ın bu kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 17.12.2015 tarihli adli raporda: kamyonet sürücüsü ...'ın yönetimindeki araç ile eğimli ve sert virajlı yolda seyri sırasında yola gereken dikkatini göstermemiş, viraja yaklaşırken hızını azaltmamış, şerit izleme kurallarına riayet etmeden dikkatsiz ve tedbirsiz seyri sırasında sol şeride girmesi ve viraj dönüşü karşı yönden seyreden otomobil ile bu aracın şeridinde çarpışması sonucu meydana gelen ölümlü ve yaralamalı olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları nedeniyle asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, sanığın olay tarihinde sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı minübüs ile müdahil ...'ın sevk ve idare ettiği ... plaka sayılı otomobile çarpması suretiyle bir kişinin ölümü ve üç kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde bir kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde olmak üzere toplam 4 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Sanığın sürücü belgesinin geri alınmamasına ilişkin mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında kurulan hükümde hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında esas tam gün sayısının ve dayanak 5237 sayılı Kanunun 50/1-a, 52/3.maddelerinin gösterilmemesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 3 numaralı paragrafın çıkarılarak yerine '"Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 2 yıl 6 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 910 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.