3. Ceza Dairesi 2021/1930 E. , 2023/8929 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2019/252 E., 2019/254 K. SUÇLAR :Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme (teşebbüs), Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi HÜKÜMLER :İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Kısmi onama, kısmi bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, kişiyi yerin
**3. Ceza Dairesi 2021/1930 E. , 2023/8929 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2019/252 E., 2019/254 K. SUÇLAR :Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme (teşebbüs), Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi HÜKÜMLER :İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Kısmi onama, kısmi bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme (teşebbüs) ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 ... Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 ... Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2018 Tarihli ve 2016/149 Esas, 2018/284 ... Kararı İle Sanık Hakkında 1.Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan, 5237 ... ... Ceza Kanunu’nun 302 inci maddesinin birinci fıkrası, 3713 ... Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun'un 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, 2.Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan 5237 ... Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 ... Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 833 ... (16.660,00 TL) adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 3.Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme (teşebbüs) suçundan, 5237 ... Kanun'un 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi, 3713 ... Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun'un 35 inci maddesi, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, B.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 08.02.2019 Tarihli ve 2019/252 Esas, 2019/254 ... Kararı ile Sanık Hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi Bölge Adliye Mahkemesi, esaslı bir yargılama yetkisine sahip olduğundan, gerek sanığa gerekse de tanıklara davetiye çıkartarak ve celse açmak suretiyle maddi gerçeğe ulaşma bakımından yargılama yapması gerekirken dosya üzerinden karar verilmesi yoluna gidilmiş olmasının yargılanma ilkeleriyle bağdaşmadığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, her türlü şüpheden uzak kesin kanıya varılamadığına, teşhis işlemlerinin PVSK'ya aykırı olduğuna, bahse konu teşhisleri yapan tutanak mümzilerinin hazır edilmediğine, müvekkil aleyhine teşhiste bulunan gizli tanıkların teşhislerinin çelişkili ve birbiriyle tutarsız olduğuna, dosya etraflıca incelendiğinde çelişkili ifadeler dışında aleyhe hiçbir delil bulunmamasına rağmen yerel mahkemenin müvekkilin cezalandırılması yoluna gitmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğuna, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, müvekkilin kimi öldürdüğü veya öldürmeye teşebbüs ettiğinin anlaşılamadığına, müvekkilin hangi tehlikeli maddeyi bulundurduğunun anlaşılamadığına, müvekkilin devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozacak hangi faaliyeti yaptığının anlaşılamadığına, duruşmalarda ve aşamalarda samimi beyanlarda bulunan müvekkil hakkında lehe hiçbir hükmün uygulanmadığına, müvekkilin ev aramasında yasa dışı hiçbir malzemenin ele geçirilemediğine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "....Dosya kapsamındaki bütün deliller (teşhis tanıklarının soruşturma aşamasındaki beyanları, sanığın tevil yollu ikrarı, vahim eylem araştırma tutanakları ve diğer belge ve deliller) birlikte değerlendirildiğinde, sanığın silahlı terör örgütü PKK/KCK'nın şehirlerdeki gençlik yapılanması olan YPS / YDG-H üyesi olduğu, ancak örgütün "Kadro" olarak tabir ettiği kırsal yapıya dahil bir mensubu olmadığı, daha çok şehirlerde milis faaliyeti şeklinde eylemler yürüten gençlik yapılanmasına dahil olduğu, bu kapsamda Silopi ilçe merkezinde meydana gelen ve örgütün sözde öz yönetim ilanı kapsamında meydana gelen eylemler sırasında özellikle Başak Mahallesi ve Barbaros Mahallesi dahilinde hendeklerin açılması, barikatların kurulması, hendek ve barikatlarda silahlı olarak nöbet tutulması eylemlerine iştirak ettiği, kaleşnikof marka silah ve telsiz taşıdığı, kimlik kontrolü yaptığı, PKK/KCK'nın ilan ettiği sözde özyönetim ilanı kapsamında mahalledeki gençleri silahlanmaya ve sokak eylemlerine katılmaya teşvik ettiği ve örgütlediği, sokak eylemleri sırasında güvenlik güçlerine karşı taşlı ve molotoflu saldırılarda bulunduğu, PKK/KCK terör örgütünün kırsal kadrosunda faaliyet yürüten ZAGROS(K) ve XEBAT(K) Kod isimli örgüt mensublarıyla irtibat halinde olduğu, PKK/KCK silahlı terör örgütü adına kurye-milislik faaliyetinde bulunduğu, yine ilçe merkezinde PKK/KCK silahlı terör örgütü adına faaliyet yürüten dava dışı ... Tay ve ... Şalk isimli örgüt mensuplarıyla irtibat halinde olduğu, Barbaros Mahallesi ara sokakları ile Bahçe Sokak( 514. Sokak) ve Sağlık Caddesi ( 54. Cadde) dahili ve Başak Mahallesi Gazipaşa İlkokulu ile 23 Nisan İlkokulu çevresinde güvenlik güçlerinin olası müdahalesine karşı hendek kazılması, barikat yapılması, mayın döşenmesi ve el yapımı patlayıcı madde tuzaklanmasI eylemlerinde yer aldığı ve yine bu yer civarında güvenlik güçlerinin mahalleye girişlerine engel olma amacıyla kaleşnikof marka silahla nöbet tuttuğu, patlayıcı/mayın/EYB tuzaklama eylemlerin Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma Suçuna vücut verecek amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli vahamet arz eden eylemler olduğu, sanığın meskun mahal niteliğindeki mahalle aralarına patlayıcı/mayın/EYB tuzaklayarak yerleştirme eyleminin Yüksek Yargıtay 16. Ceza Dairesi içtihatlarına göre kasten öldürmeye elverişli bir hareket olduğu, sanığın cadde ve sokaklara patlayıcı/mayın/EYB tuzaklayarak yerleştirme eylemini gerçekleştirerek suçun icrası için gerekli hareketin doğrudan doğruya icrasına başladığı, ancak güvenlik güçlerince yürütülen operasyonlar neticesinde patlayıcı maddelerin fark edilerek kontrollü bir şekilde imha edilmesi sebebiyle sanık tarafından istenilen neticenin meydana gelmediği, bu haliyle sanığın cadde ve sokaklara patlayıcı/mayın/EYB yerleştirme eyleminin Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma suçu yanında Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması veya El Değiştirmesi ve Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Öldürmeye Teşebbüs suçunu da oluşturduğu sabit görülmüş ve hüküm yerinde ayrı ayrı cezalandırılması cihetine gidilmiştir..." Tespitlerine yer verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A.Sanık Hakkında Devletin Birliğini Ve Ülke Bütünlüğü Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, PKK/KCK sözde yürütme konseyinin öz yönetimden başka seçenek kalmadığına yönelik çağrısı üzerine, terör örgütünün amaca ulaşmak için gerçekleştirdiği stratejik hamlelerden en önemlilerinden birisi olan, yoğun olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ve Ülkemizin değişik yörelerinde hakimiyet alanları oluşturmak için güvenlik güçlerine ve kamu binalarına topluca saldırı girişiminde bulunmak kararı kapsamında, PKK/KCK terör örgütünün şehirlerdeki milisleri ve kırsal alandaki örgüt mensuplarının silahları ile şehir merkezlerine gizlice girerek halkın arasına karıştıkları, zaman zaman bir kısım belediyelerin araç ve gereçlerini de kullanmak suretiyle insanların yoğun olarak yaşadıkları sokaklara, mahallelere hendekler kazarak el yapımı bomba ve düzenekleri yerleştirdikleri, umumun kullandığı karayollarına mayın döşeyerek patlamaya hazır hale getirdikleri, tonlarca patlayıcı yüklü kamyonlar, iş makineleri ve diğer araçlarla canlı bomba saldırıları hedefledikleri, güvenlik güçlerinin kamu düzenini ve bu yörede yaşayan vatandaşların güvenliğini sağlamak için operasyon yapma zorunluluğu sonucunda, örgüt mensuplarıyla güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmalar sırasında daha önce yerleştirilen patlayıcıların infilak ettirilmesi ve bireysel ya da araçlarla gerçekleştirilen canlı bomba saldırılarıyla çok sayıda sivil vatandaş, kamu görevlisi ve güvenlik güçlerinin ölüm ve yaralanmasına sebebiyet verdikleri, bu süreçte yöre halkının oturduğu evleri terk etmelerini cebren engelleyerek canlı ... yaptıkları, yerleşim alanlarının teröristlerden ve patlayıcılardan temizlenmesi için sürdürülen operasyonların haftalarca sürdüğü, çok sayıda özel konut ve işyeri, okul, hastane gibi kamu konutları ve şehrin alt yapı tesislerinin ağır hasar görerek kullanılamaz duruma geldiği, bölge halkının büyük bir çoğunluğunun terör örgütünün yasalara ve devlet otoritesine itaatsizlik çağrısına itibar etmemesiyle, silahlı çatışmaya giren birçok örgüt mensubunun etkisiz hale getirilerek, yerleşim alanlarının, örgütün işgalinden ve patlayıcılardan temizlenerek, kamu düzeninin sağlandığı bilinen bir gerçektir. Sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği sanığın tevil yollu ikrarı, tanık beyanları, olay ve araştırma tutanakları birlikte değerlendirildiğinde, Silopi ilçesi Barbaros mahallesinde hendek kazdığı, barikat kurduğu, kaleşnikof marka silahla nöbet tuttuğu, patlayıcı yerleştirilmesinde aktif rol oynadığı sabit olan sanığın sübutu kabul olunan, silahlı terör örgütünün stratejisi doğrultusunda güvenlik güçlerinin ve halkın giriş çıkışını engellemek amacıyla hendek kazma, barikat kurma, bu hendek barikatlarda silahlı nöbet tutma, patlayıcı madde yerleştirme şeklinde tezahür eden eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçunun sabit olduğu anlaşılmıştır. 5271 ... CMK'nın 148 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince "müdafi bulunmaksızın kollukça alınan ifadenin, hakim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınmayacağına" ilişkin emredici hüküm gözetilerek; kollukta şüpheli sıfatıyla müdafisiz olarak sanık aleyhine verdikleri beyanları hükme esas alınan ... ..., ... ... ve ... ...'ün savcılık veya mahkeme aşamasında bu beyanlarını doğruladıkları tespit edilemediğinden söz konusu beyanların hükme esas alınamayacağı açık ise de, diğer delillere göre atılı suçun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamış, ancak; Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, geçmişte suç kaydı ve sabıkası olmayan, kendisine isnat edilen suçlamalarla ilgili suçunu kabul etmeyen sanığın pişman olduğunu beyan etmesinin beklenemeyeceği, yargılama boyunca duruşmanın düzenini bozduğuna veya başkaca bir olumsuz tutum veya davranışının bulunduğuna ilişkin tutanaklara yansıyan bir durum bulunmayan, ayrıca savcılık, sulh ceza ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında hakkında kurulan hükme esas alınan örgütsel faaliyetlerinden bir kısmını tevil yoluyla ikrar eden sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken; savunma ... kapsamında değerlendirilmesi gereken suçu inkâra yönelik beyanların, sanığın pişman olmadığını gösteren bir beyan olarak kabul edilerek yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. B.SanıK Hakkında Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma Veya El Değiştirme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1-Sanık hakkında tanık beyanları ve olay tutanakları bir arada değerlendirilerek Silopi ilçesi Barbaros ve Başak Mahallelerine patlayıcı madde döşediğinden bahisle cezalandırılmasına karar verilmişse de, söz konusu araştırma tutanaklarında Silopi ilçesinin pek çok mahalle ve caddesinde patlayıcı madde tespit edilip kolluk tarafından imha edildiği bilgilerine yer verildiği, bu döşenen patlayıcılarla sanığın bağlantısını kurabilecek herhangi bir uzmanlık raporunun dosyada olmadığı, yine sanığın patlayıcı madde döşediğine ilişkin somut bir noktanın belirtilmediği, beyanlarda belirtilen cadde ve sokaklarda birden fazla EYP bulunduğu görülmekle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın olay tutanaklarında belirtilen EYP'lerden hangisi ya da hangilerini yerleştirdiği kesin olarak tespit edilemediğinden üzerine atılı tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, 2-Kabul ve uygulamaya göre; Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, geçmişte suç kaydı ve sabıkası olmayan, kendisine isnat edilen suçlamalarla ilgili suçunu kabul etmeyen sanığın pişman olduğunu beyan etmesinin beklenemeyeceği, yargılama boyunca duruşmanın düzenini bozduğuna veya başkaca bir olumsuz tutum veya davranışının bulunduğuna ilişkin tutanaklara yansıyan bir durum bulunmayan, ayrıca savcılık, sulh ceza ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında hakkında kurulan hükme esas alınan örgütsel faaliyetlerinden bir kısmını tevil yoluyla ikrar eden sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken; savunma ... kapsamında değerlendirilmesi gereken suçu inkâra yönelik beyanların, sanığın pişman olmadığını gösteren bir beyan olarak kabul edilerek yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. C.SanIk Hakkında Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1-Oluşa ve dosya kapsamına göre; gizli tanık beyanının tek başına hükme esas alınamayacağı ilkesi de gözetilerek anılan bölgede hendek-barikat kazıp burada silahla nöbet tutan ancak bizzat silahlı çatışmaya katıldığı her türlü şüpheden uzak kesin şekilde kanıtlanamayan sanığın müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması, 2-Kabul ve uygulamaya göre; Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, geçmişte suç kaydı ve sabıkası olmayan, kendisine isnat edilen suçlamalarla ilgili suçunu kabul etmeyen sanığın pişman olduğunu beyan etmesinin beklenemeyeceği, yargılama boyunca duruşmanın düzenini bozduğuna veya başkaca bir olumsuz tutum veya davranışının bulunduğuna ilişkin tutanaklara yansıyan bir durum bulunmayan, ayrıca savcılık, sulh ceza ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında hakkında kurulan hükme esas alınan örgütsel faaliyetlerinden bir kısmını tevil yoluyla ikrar eden sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken; savunma ... kapsamında değerlendirilmesi gereken suçu inkâra yönelik beyanların, sanığın pişman olmadığını gösteren bir beyan olarak kabul edilerek yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Sanık Hakkında Devletin Birliğini Ve Ülke Bütünlüğü Bozma, Tehlikeli Maddeleri İzinsiz Olarak Bulundurma Veya El Değiştirme Ve Kişiyi Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde A, B ve C bentlerinde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 08.02.2019 tarihli ve 2019/252 Esas, 2019/254 ... Kararının 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, verilen ceza miktarı, bozma nedenleri, kaçma şüphesi ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alındığında, sanık müdafilerinin tahliye taleplerinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, Dava dosyasının, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 ... Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 ... Kanunun 304. maddesi uyarınca Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise bilgi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.11.2023 tarihinde karar verildi.