13. Hukuk Dairesi 2014/46401 E. , 2016/10393 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı eczacı, davalı kurum tarafından gönderilen 11.09.2012 tarihli yazı ile eczane tarafından Kuruma fatura edilen reçetelerin arkasında bulun…
**13. Hukuk Dairesi 2014/46401 E. , 2016/10393 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı eczacı, davalı kurum tarafından gönderilen 11.09.2012 tarihli yazı ile eczane tarafından Kuruma fatura edilen reçetelerin arkasında bulunan ve ilaçların teslim edildiğine dair alınan imzaların hak sahiplerine ve yakınlarına ait olmadığı, bazı reçetelerin arkasında imza bulunmadığı, hak sahibinin bilgisi dışında düzenlenen reçetelerdeki ilaçların hak sahiplerine teslim edilmediği ve kullanmadığı, ilaçlara eklemeler yapıldığı ve eczaneye yönlendirme yapıldığı gerekçeleriyle toplam 481.499,00-TL cezai şarta, 1 ve 2 yıl süreli fesih uygulanmasına ve reçete bedelinin tahsiline karar verildiğini, uygulamanın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek Kurum işleminin iptalini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile davalı kurumun davacı hakkında uyguladığı bir ve iki yıl süreli fesih, reçete bedeli ve cezai şart tahsiline ilişkin 11.09.2012 tarihli işleminin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, davalı Kurum tarafından 2009 yılı protokolü gereğince davacı aleyhine düzenlenen fesih, uyarı, cezai şart ve reçete bedellerinin tahsili yönündeki işlemin haksızlığın tespiti ile iptali istemine ilişkindir. Davaya konu cezai işlemin dayanağının Kurumun denetim servisince hazırlanan inceleme raporu olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, bilirkişi raporu hükme esas alınarak cezai şart uygulanmasını gerektirir kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve 29.06.2012 tarihli protokolun 7. maddesine göre davacı hakkında yaptırım uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 18.04.2014 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere inceleme raporu ve rapora konu reçeteler, ilaçlar, küpürler, hasta beyanları dosya kapsamında bulunmamaktadır. Bilirkişi tarafından bu hususlar incelenmeden 2009 ve 2012 yıllarına ait protokol hükümleri karşılaştırılmak suretiyle soyut bir inceleme yapılmıştır. Hal böyle olunca bu rapora itibar edilemez ve hükme esas alınamaz. O halde mahkemece, Kurumun denetim servisince hazırlanan inceleme raporu ve ekleri dosyaya celbedilmeli, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği gözetilerek, konusunda uzman bilirkişilerin de yer aldığı yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulmak suretiyle cezai işleme konu sözleşme maddeleri tek tek değerlendirilerek taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli ve açıklayıcı olacak şekilde rapor hazırlanması sağlanmalı ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan hususlar gözetilmeden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.