6. Hukuk Dairesi 2015/10111 E. , 2016/5395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ödenmeyen kira bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vek
**6. Hukuk Dairesi 2015/10111 E. , 2016/5395 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ödenmeyen kira bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 01.12.2009 başlangıç tarihli aylık 200,00-TL bedelli sözleşme uyarınca kiracısı olup kira süresi boyunca tüm uyarılara rağmen kira bedeli ödemediğini, en son kira dönemi sonunda ödeneceğinin belirtilip kendisinin oyalandığını, kira dönemi sonunda ise taşınmazın terk edilerek hiçbir ödeme yapılmadığını belirterek, borcun muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile üç yıllık kira bedeli olan toplam 9.000-TL.nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise; kira sözleşmesinin şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını, müvekkilinin hiçbir zaman dava konusu yeri kullanmadığını, herhangi bir işgalinin de olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davacının kira ilişkisini ve kira alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davada dayanılan 01.12.2009 tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesinin ön yüzüne kiracı olarak davalı şirketin adının yazıldığı, imza kısmına ise davalı şirketin anteti basılarak üzerinin imzalandığı anlaşılmaktadır. Davalı kiracı, sözleşmenin yetkili temsilci tarafından imzalanmadığını iddia etmiş olsa da bahsi geçen sözleşmenin geçersiz olduğundan bahisle sözleşmenin iptaline ilişkin herhangi bir dava açmamıştır. Davacı kiraya verenin, davalı kiracısı ile düzenlediği kira sözleşmesi usulüne uygun olarak feshedilmediğinden veya geçersiz olduğu mahkeme kararı ile belirlenmediğinden sözleşme tüm hükümleri ile geçerli olup tarafları bağlar. Kiraya veren tarafından açılan alacak davasının dava tarihinde, sözleşmenin geçersiz olduğundan bahsedilmesi mümkün değildir. Bu durum karşısında talep edilen döneme ilişkin olarak davalının kiracı olduğunun kabulü ile davacının alacak talebi incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.