4. Hukuk Dairesi 2016/3009 E. , 2018/873 K. "" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... ve Madem İşletmesi Tic. San. A.Ş. aleyhine 30/09/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10/12/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde isten…
**4. Hukuk Dairesi 2016/3009 E. , 2018/873 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... ve Madem İşletmesi Tic. San. A.Ş. aleyhine 30/09/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10/12/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.Davacı, davalılar tarafından işletilen taş ocağına ait araçların geçişi sırasında oluşan toz nedeniyle dava konusu 112 ada 36 ve 38 parsel sayılı taşınmazlarında bulunan kayısı ağaçlarında ürün kaybı meydana geldiğini belirterek, 2011-2012 ve 2013 yıllarına ait zararının giderilmesi isteminde bulunmuştur.Davalılar ise, zamanaşımı nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, zarara neden olan haksız fiilin devam etmesi nedeniyle zamanaşımı defiinin reddi ile alınan bilirkişi raporu benimsenerek 2011-2012 ve 2013 yıllarına ait ürün gelir kaybı zararı ile kayısı ağaçlarında meydana gelen ağaç değer kaybı zararının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.Davaya konu edilen olayda; davacının talebi 2011-2012 ve 2013 yıllarına ait kayısı bahçesinde meydana gelen ürün gelir kaybı zararı olup, burada devam eden zarardan söz edilemez. Davalılar, dava ve bilirkişi raporu sonrası ıslah edilen miktara karşı süresinde zamanaşımı defiini ileri sürmüştür. Mahkemece, dava konusu taşınmazlarda bulunan kayısı meyve bahçesinin hasat dönemi sonu araştırılarak her bir yıla ilişkin talep yönünden dava zamanaşımı ve ıslah zamanaşımı defiinin değerlendirilmesi gerekir. 2011 yılına ait talebin değerlendirilmesi sırasında olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60/1. maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresinin gözetilmesi, 2012 ve 2013 yıllarına ait talebin değerlendirilmesi sırasında ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72/1 maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresinin gözetilmesi ile davalıların dava zamanaşımı ve ıslaha karşı zamanaşımı defii hakkında karar verilmesi gerekir. Anılan bu hususlar gözetilmeksinin haksız fiilin devam ettiği gerekçesi ile davalıların zamanaşımı defiinin reddine karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.