8. Hukuk Dairesi 2019/5106 E. , 2019/8699 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar, 2B uygulamaları sonucu 454 ve 495 parsel sayılı taşınmazların kendilerine satış suretiyle temlik edildiğini, taşınmazların …
**8. Hukuk Dairesi 2019/5106 E. , 2019/8699 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar, 2B uygulamaları sonucu 454 ve 495 parsel sayılı taşınmazların kendilerine satış suretiyle temlik edildiğini, taşınmazların dışında yer alan ve ... Devlet yolu çalışmaları kapsamında kamulaştırma sahası içerisinde kalan tespit harici alandaki ağaçların kendileri tarafından meydana getirildiğini ileri sürerek aidiyetin tespitine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar, davalı ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 454 parsel sayılı taşınmazın davacı ..., 495 parsel sayılı taşınmazın da davacı ... adına 6292 sayılı kanun gereği (2B uygulaması sonucu) satış suretiyle tescil edildiği, taşınmazların kuzeyinde yer alan tespit harici bırakılan ve... - ... Devlet Yolu kamulaştırma plan sınırı içerisinde yer alan kısımlara davacılar tarafından muhtelif sayıda ağacın meydana getirilmiş olduğu, Dairenin 12.03.2018 tarihli geri çevirme kararı üzerine Karayolları Genel Müdürlüğünün 22.06.2018 tarihli ve 24.07.2018 tarihli cevaplarında yol güzergahında kalan ve çekişmeli taşınmazların da içerisinde bulunduğu alanın öncesinde 174 parsel sayılı taşınmaza isabet ettiğinin anlaşıldığı, 174 parsel sayılı taşınmazın ise orman olduğu gerekçesiyle 29.12.1971 tarihinde tapu kütüğünden terkin edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur(4721 sayılı TMK 684/1 mad.). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 mad.). 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 maddeler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.