4. Hukuk Dairesi 2010/5730 E. , 2011/5835 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... ve Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 23/07/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 03/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra te
**4. Hukuk Dairesi 2010/5730 E. , 2011/5835 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... ve Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 23/07/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 03/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacı İdare, Ordu Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesinin başhekimi, hastane müdürü ve müdür yardımcısı olan davalıların, bağış olarak topladıkları parayı, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasası'nın 40. maddesi uyarınca bütçeye gelir kaydetmeleri gerekirken, yetkileri bulunmayan yerlere harcamaları nedeni ile uğranılan Hazine zararının ödetilmesini istemiştir. Davalılar ise, kamu hizmetinin bütçe ile karşılanmayan giderlerini karşılamak amacıyla kullanılmak üzere toplanan paranın hastane adına açılan bir hesapta tutularak harcandığını, kusur ve sorumlulukları bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, sebepsiz zenginleşmeye dayalı bir alacak davası olan uyuşmazlıkta taraflardan birinin diğerinin zararına olacak biçimde zenginleşmesi unsurunun gerektiğini, bilirkişi raporuna göre kamu zararı bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle istem reddedilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur. Dava konusu olay nedeniyle davalılar hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan dolayı açılan ceza davasının henüz sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır. Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24/05/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.