4. Hukuk Dairesi 2021/10421 E. , 2022/3506 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, 26/09/2019 tarihinde İstanbul-Silivri'de meydana gelen deprem sonrası müvekkilinin taşınmazının kullanılamaz hale geldiğini, Riskli yapıların…
**4. Hukuk Dairesi 2021/10421 E. , 2022/3506 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, 26/09/2019 tarihinde İstanbul-Silivri'de meydana gelen deprem sonrası müvekkilinin taşınmazının kullanılamaz hale geldiğini, Riskli yapıların tespit edilmesine ilişkin tespit ve inceleme raporuna göre; taşınmazın riskli olarak rapor edildiğini, sigorta bedeli olan 89.000,00 TL'nin depremin gerçekleştiği 26/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur. Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; deprem hadisesi ile riskli bina tespiti arasında illiyet bağı kurulmadığından başvurunun reddine karar verilmiş; karara davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir. Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddine dair karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, zorunlu deprem sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Eksper raporunda; kullanılan yıkanmamış deniz kumunun binanın taşıyıcı donatısı içindeki demir donatıların zamanla paslanmasına sebep olduğu, paslanan donatının hacminin genişleyerek paspayının çatlamasına sebep olduğu,binanın taşıyıcı sisteminde deprem sebebiyle oluşan hasar bulunmadığı,korozyona bağlı hasarlarının olduğu görülmüş olup hasarları değerlendirilmeye alınmayacağı, binanın riskli yapı olarak değerlendirilmesi sebebinin deprem hadisesinden bağımsız olarak binanın yapısal kusurları olduğu belirtilmiştir. Tahkim heyetince aldırılan bilirkişi raporunda; deprem hadisesinin bir sonucu olarak sigortalı konutun bulunduğu binayı “riskli” hale getiren bir olgu görülmemiş, başvuru konusu durumun gerek Yangın gerekse Dask poliçesi deprem teminatı ile temin edilmiş olduğu kanaati oluşmamış, Dask ve sigorta şirketinin tespit ve hesap ettikleri haricinde ayrıca bir sorumlulukları olmadığı kanaatine varıldığı rapor edilmiştir. Davacı tarafından dosyaya sunulan makine bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda; RBTY 2019 yönetmeliğine göre riskli olduğu,binada yerinde yapılan röleve çalışmalarında ve incelemelerde merkez üstü Silivri olan 5.8 büyüklüğündeki depremde meydana gelmiş kesme çatlakları gözlemlendiği, tespit edilen çatlaklar incelendiğinde kritik katta olması gereken yani etrafı tutulu olmayan ve deprem kesme kuvvetinin en yüksek olduğu katta meydana gelmiş olması kesme kuvvetinden kaynaklı olduğu sonucuna varmamızı sağladığı,