7. Ceza Dairesi 2021/19893 E. , 2023/4386 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/802 E., 2016/331K. SUÇ :556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’…
**7. Ceza Dairesi 2021/19893 E. , 2023/4386 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/802 E., 2016/331K. SUÇ :556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 24.10.2013 tarihli ve 2012/765 Esas, 2013/799 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 31.12.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 2.İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/802 Esas, 2016/331 Karar sayılı kararı ile sanığın, tâbi tutulduğu denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 ... maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; eksik inceleme yapıldığına, sözlü ve yazılı beyanları alınmadığı için hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine ve hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Katılan vekili 11.05.2012 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile Pendik Tren İstasyonu alt geçidi civarında bulunan seyyar tezgâhlarda hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama yapılması talebi ile şikâyetçi olmuştur. 2.Cumhuriyet savcısının yazılı talimatı doğrultusunda, sanığa ait tezgâhta taklit markalı ürünler satıldığının kolluk görevlilerince tespit edilmesi üzerine, toplam 111 adet ürüne elkonulmuştur. 3.Dosyada mevcut 28.06.2013 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünler ile orijinal ürünlerin karşılaştırmalı olarak incelendiği ve katılan adına 183484 numarası ile tescilli markanın tüketiciler nezdinde karışıklığa ve aldatıcılığa neden olacak şekilde suça konu ürünler üzerinde kullanıldığı yönünde görüş bildirilmiştir. 4.Sanık savunmalarında; suça konu ürünleri satmanın suç olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. IV. GEREKÇE 1.Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsîleştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2.02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61 ... maddesinin yedinci fıkrasının; aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddelerinin uygulanmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/802 Esas, 2016/331 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde karar verildi.