İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/02/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A) DAVACI VEKİLİNİN İDDİASI VE İSTEMİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davacı vekili, Hani Belediye Başkanlığınca 22.09.2005 tarihinde .......i İlçesi Kanalizasyon Şebekesi yapım işine ili…
T.C. DİYARBAKIR BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1137 - 2026/336 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1137 KARAR NO : 2026/336 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (eser sözleşmesinden kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/02/2022 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/02/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A) DAVACI VEKİLİNİN İDDİASI VE İSTEMİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davacı vekili, Hani Belediye Başkanlığınca 22.09.2005 tarihinde .......i İlçesi Kanalizasyon Şebekesi yapım işine ilişkin yapılan ihalenin müvekkilinin uhdesinde kaldığını, müvekkil şirket tarafından yapım işinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılıp Hani Belediyesine teslim edildiğini, işin finansmanının ......... A.Ş.'den temin edilen 2.000.000 YTL bedelli kredi ile sağlandığını, ancak beş nolu hakedişin kredinin bittiği gerekçesiyle İller Bankası tarafından ödenmemesi üzerine müvekkilin alacağına kavuşamadığını, müvekkil tarafından ...... Belediye Başkanlığına 27.12.2007 tarihli ve 122.945,59 YTL bedelli fatura kesildiğini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine Diyarbakır 2. İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleşmesine rağmen alacağın tahsil edilemediğini, 22.02.2019 tarihinde müvekkil tarafından Kamu Denetçiliği kurumuna yapılan başvuru üzerine verilen 25.07.2019 tarihli kararda 12.01.2012 tarihinde kabul edilen 6360 sayılı on dört ilde büyükşehir belediyesi ve yirmi yedi ilçe kurulması ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun kapsamında söz konusu borcun anılan kanunun geçici 1. maddesinin 8. fıkrasına göre takip dosyasına konu alacağın tahsili için mevcut toplam alacağın Diyarbakır Belediye Başkanlığı ve DİSKİ Genel Müdürlüğü nezdinde talep edilmesi gerektiğine yönelik tavsiye kararı verildiğini, anılan düzenleme ve karara istinaden takibe konu alacağın tahsili için muhataplara yapılan başvuruya cevap dahi verilmediğini, bunun üzerine 07.07.2020 tarihinde tekrar TBMM Kamu Denetçiliği Kuruma başvuru yapıldığını ve başvurunun kabulü ile başvuranın alacağının en kısa sürede ödenmesi ve mağduriyetin giderilmesi adına söz konusu borçla ilgili devire yönelik gerekli işlemlerin yapılması hususunda Dİyarbakır Valiliği ile Hani Belediye Başkanlığına tavsiyede bulunulmasına, söz konusu borç devir işlemleri yapıldıktan sonra, borcun ivedilikle ödenmesi noktasında; Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğüne tavsiyede bulunulmasına ve kararın ilgililere tebliğine, 6328 sayılı Kanunun 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Diyarbakır Valiliği, Hani Belediye Başkanlığı ve Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünce bu karar üzerine tesis edilecek işlemlerin otuz gün içinde Kuruma bildirilmesinin zorunlu olduğuna, yönelik karar verildiğini, bu karar üzerine Diyarbakır Valiliği Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonunun 3.12.2020 tarihinde toplanarak Hani İlçesi kanalizasyon şebekesinin yapım işi ihalesi işini alan ...... Şirketi'nin kanalizasyon şebekesi yapım işi ile ilgili 5. hak ediş miktarı olan KDV dahil 122.945,59 TL'nin varsa gecikme faizi ve diğer giderlerin ödenmesinin DİSKİ'ye devredilmesine oy birliği ile karar verildiğini, ancak DİSKİ yetkilileriyle defalarca görüşme yapıldığı halde herhangi bir sonuç alınamadığını, tahsili için Diyarbakır İcra Dairesinin 2021/122211 esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve takibin devamı ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı" talep ettiği, dava açılırken harcın 122.945,00 TL üzerinden ödendiği, ancak 03/06/2022 tarihli 2 no'lu celse ara kararı ile "İcra takibinin 122.945,00TL asıl alacak , 154.607,55 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 277.552,55 TL 'nin tahsili amacıyla başlatıldığı, dava açılırken asıl alacak üzerinden harç yatırıldığı anlaşılmakla, 2.640,31TL eksik nispi peşin harcın yatırılması" için süre verildiği ve süresinde eksik harcın ikmal edildiği görülmüştür. B) DAVALININ SAVUNMASI: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; " yapım işine konu sözleşmenin tarafı Hani Belediye Başkanlığı olduğundan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımının dolduğunu, Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Yatırım ve İnşaat Dairesi Başkanlığının ....... sayılı 16.08.2021 tarihli yazılarında, "Bahse konu ödeme talebine esas yapım işine ait İdari Şartname, Teknik Şartname, Sözleşme Tasarısı, Geçici Kabul Tutanağı, Kesin Kabul Tutanağı, İş sonu projeler (as-built) ve tüm hak edişlerin birer örneği İlgi(c) sayılı yazı ile .....A.Ş. ve Hani Belediyesi' nden talep edilmiştir. ..... A.Ş. tarafından ilgi(ç) yazı ile bahse konu işe ait dosya ve hak ediş örnekleri Kurumumuza iletilmiş olup; işin saha incelemeleri ve tespitlerinin yapılabilmesi için ilgife) makam oluru ile Kurumumuz tarafından oluşturulan Tespit Komisyonu “5 Nolu hak edişte yer alan rölövelerdeki imalatların sahada mevcut olduğunu ve aktif halde çalıştığını tespit etmiştir”. İlgi(ğ) Kamu Denetçiliği Kurumu tavsiye kararı ve İlgi(d) sayılı yazı ile Diyarbakır Valiliği Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu kararı yazımız ekinde olup; bahse konu alacaktan DİSKİ' nin hangi tarihten itibaren sorumluluğunun bulunduğu izaha muhtaç bir konu olduğu aşikardır. Hal böyle iken ilgi(f) yazılarımız ile Müşavirliğinizden hukuki görüş talep edilmiş olup; ilgi(g) yazınızda söz konusu edilen alacak iddiasının, alacağın miktarı ve bu alacağın ödenmesinden hangi Kurumun sorumlu olduğu hususlarının tespitinin yargılamaya muhtaç olduğu, oluşacak yargı kararı muvacehesinde işlem yapılması gerektiği, aksi halde teftiş neticesinde kurum zararı ve kişi borcuna gidilebileceği ihtimalinin söz konusu olabileceği belirtilerek ödemenin yargı kararı olmaksızın İdaremizce yapılmasının uygun görülmediği belirtilmiştir.” dendiğini,Yine Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Yatırım ve İnşaat Dairesi Başkanlığı' nın ...... sayılı 22.12.2021 tarihli yazılarında “Konuyla ilgili olarak 08.03.2021 tarih ve 6301 sayılı yazı ile tespit komisyonu oluşturulmuştur. Tespit komisyonu tutanağında işveren Hani Belediyesi tarafından yüklenici ...... Ltd. Şti'ne ait 27.12.2007 tarihli 5 nolu hakediş tutarı olan 122.945,59 TL'nin ödenmediği bu hakedişe giren imalatların sahada mevcut olduğu görülmüştür. 12.11.2012 tarih ve 6360 sayılı On Üç ilde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 30 Mart 2014 tarihinde yapılan mahalli idareler seçiminden sonra yürürlüğe girmesinden sonra söz konusu borç Kurumumuza bildirilmemiştir. 08.01.2020 tarihli Diyarbakır Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyon Kararında 122.945,59 TL (faiz ve diğer giderler hariç) tutarın DİSKİ'ye devredilmesine karar verilmiştir. Hakediş tarihi 27.12.2007 ile 6360 sayılı yasanın yürürlük tarihi olan 30 Mart 2014 arasında geçen sürede bildirimde bulunulmaması nedeniyle Hani Belediyesinin sorumluluğu bulunmaktadır. Bu nedenle 2007 yılındaki ödenmesi gereken bir hakedişten Hani Belediyesi sorumludur. İdaremizin bu borç ve faizinden sorumlu tutulması mümkün değildir. Dolayısıyla borca itiraz edilmesi gerekmektedir.” dendiğini, ayrıca davacı şirketin Hani Belediyesi adına İller Bankası tarafından ihalesi yapılmış olan kanalizasyon şebekesi yapım işi ile ilgili alacağının; 6360 sayılı yasa gereğince 30 Mart 2014 tarihinde yapılan mahalli idareler seçiminden önce Diyarbakır Valiliği'nce oluşturulan Devir, Tasviye ve Paylaştırma Komisyonuna bildirildiğine ilişkin bir kayıt bulunmamakla birlikte, idarenin kayıtlarında da böyle bir borca dair tespit bulunmadığını, dava konusu edilen alacak iddiası, alacağın miktarı ve bu alacağın ödenmesinden hangi kurumun hangi tarih aralığından sorumlu olacağı hususlarının tespiti, yargılamaya muhtaç olup oluşacak yargı kararı muvacehesinde işlem yapılması gerektiğini, aksi durumda ise teftiş neticesinde kurum zararının söz konusu olabileceğini, bu nedenle alanlarında uzman bilirkişiler tarafından rapor alınması gerektiğini, zira kabul anlamına gelmemekle birlikte Hani Belediyesine ait 2007 yılında doğmuş borç ve faizlerden müvekkil idarenin sorumlu tutulamayacağını, Diyarbakır İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/815 E. numaralı dosyasının da mahkemeniz dosyası arasına alınarak incelenmesini ve davanın Hani Belediye Başkanlığı'na ihbar edilmesini talep ettiklerini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/11/2022 tarih ve 2022/272 (E), 2022/2604 (K) Kararı ile; "Davacı şirket ile dava dışı Hani Belediye Başkanlığı arasında Hani Belediyesi Kanalizasyon Şebekesi yapımına ilişkin 26.10.2005 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşmenin "ödeme yeri ve şartları" başlıklı 12.1. maddesine göre yüklenicinin hak edişinin ...... Müdürlüğünce ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafından beş nolu hakediş karşılığı düzenlenen 27.12.2007 tarihli ve 122.945,59 TL bedelli fatura düzenlendiği, beş nolu hakediş bedelinin .......Bankası tarafından tahsis edilen kredinin bittiği gerekçesiyle ödenmediği, Hani Belediye Başkanlığı tarafından da ödenmemesi üzerine davacı tarafından Hani Belediye Başkanlığı aleyhine 13.10.2008 tarihinde 122.945,00 TL asıl alacak, 8.237,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 131.182,00 TL'nın tahsili amacıyla Diyarbakır 2. İcra Müdürlüğünün 2008/7011 esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, Hani Belediye Başkanlığınca takibe yetki yönünden itiraz edildiği, borcun içeriğine dair herhangi bir itirazda bulunmadığı, takibin kesinleştiği, Hani Belediye Başkanlığınca yeterli ödenek bulunmadığından ödeme yapılmadığının İcra Müdürlüğüne bildirildiği, davacı tarafından TBMM Kanu Denetçiliği Kurumuna ayrı ayrı yapılan başvurular üzerine başvurunun kabulü ile başvuranın alacağının en kısa sürede ödenmesi ve mağduriyetin giderilmesi adına söz konusu borçla ilgili devire yönelik gerekli işlemlerin yapılması hususunda Diyarbakır Valiliği ile Hani Belediye Başkanlığına tavsiyede bulunulmasına, yönelik tavsiye kararı verildiği, Diyarbakır Valiliği Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonunun 03.12.2020 tarihli kararı ile yapım işi ile ilgili beş nolu hak ediş miktarı olan KDV dahil 122.945,59 TL'nin varsa gecikme faizi ve diğer giderlerin ödenmesinin DİSKİ'ye devredilmesine karar verildiği, davacı tarafından hakediş bedelinin ödenmesi için DİSKİ'ye yapılan başvuruya istinaden ödeme yapılmadığı, bu sefer davacı tarafından 122.945,00 TL asıl alacak, 154.607,55 TL işlemiş faiz (27.12.2007 tarihinden itibaren yasal faiz) olmak üzere toplamda 277.552,55 TL'nın tahsili amacıyla Diyarbakır İcra Dairesinin 2021/122211 esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının gönderilen ödeme emrine süresinde itirazı üzerine takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davaya konu edilen hakediş bedelinin içeriğine ve miktarına yönelik taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, zamanaşımının dolup dolmadığına, davalının hakediş bedelinin ödenmesinden sorumlu olup olmadığına, sorumlu ise miktarına, temerrüdün ve icra inkar tazminatına ilişkin koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. 06.12.2012 tarihli 28489 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belgdiyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun; 9.1. Büyükşehir belediyesi kurulması ve sınırlarının belirlenmesi başlıklı 1. maddesinde; "(1) Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Ordu, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van illerinde, sınırları il mülki sınırları olmak üzere aynı adla büyükşehir belediyesi kurulmuş ve bu illerin il belediyeleri büyükşehir belediyesine dönüştürülmüştür. (2) Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Sakarya ve Samsun büyükşehir belediyelerinin sınırları il mülki sınırlarıdır. (3) Birinci ve ikinci Jikrada sayılan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır. ..." 9.2. Anılan Kanunun geçici 1. maddesinde;"(1) Bu Kanundaki devir, tasfiye ve paylaştırma işlemlerini Yyürütmek üzere vali tarafından, hir vali yardımcısının başkanlığında, valinin uygun göreceği kurum ve kurtluş temsilcilerinin ve ilgili belediye başkanlarının katılımıyla devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonu kurulur. Bu komisyona yardımcı olmak üzere valinin görevlendirmesi ile alt komisyonlar da kurulabilir. (3) 1 inci maddeye göre tüzel kişilikleri kaldırılan belediye ve köylerin personeli, her türlü taşınır ve taşınmaz malları, hak, alacak ve borçları, komisyon kararıyla ilgisine göre bakanlıklara, büyükşehir belediyesi, bağlı kuruluşu veya ilçe belediyesine devredilir. Devir işlemi ilk mahalli idareler genel seçimi itibarıyla uygulamaya konulur.(4) Bu Kanun ile tüzel kişilikleri kaldırılan il özel idareleri; personelini, her türlü taşınır ve taşınmaz malları ile hak, alacak ve borçlarını bu Kanımun Yayımı tarihinden itibaren bir ay içinde valiliğe bildirir. Bu idarelerin taşınmazlarının satışı, tahsisi ve kiralanması, iş ve toplu iş sözleşmesinin yapılıması, her türlü imar uygulaması (inşaat ruhsatı hariç), iş makineleri ve diğer taşıtların satışı ile borçlanmaları İçişleri Bakanlığın onayına bağlıdır. ..(5) Bu Kanun ile tüzel kişilikleri kaldırılan il özel idarelerinin ker türlü taşınır ve taşınmaz malları, hak, alacak ve borçları, komisyon kararıyla ilgisine göre bakanlıklara, bakanlıkların bağlı veya ilgili kuruluşları ile bunların taşra teşkilatına, valiliklere, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığına, büyükşehir belediyesine ve bağlı kuruluşuna veya ilçe belediyesine devredilmesine karar verilir. Devir işlemi, yapılacak ilk mahalli idareler genel seçimi tarihinde uygulamaya konulur. (7) Bu Kanunla büyükşehir belediyesine dönüşen il belediyesinin sahip olduğu her türlü taşınır, taşınmaz malları ve personeli, komisyon kararıyla ilgisine göre büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyeleri ile bağlı kuruluşlar arasında paylaştırılır.(8) Bu Kanunla büyükşehir ilçe belediyesi olan belediyelerce yürütülen su, kanalizasyon, katı atık depolama ve bertaraf, ulaşım, her çeşit yolcu ve yük terminalleri, toptancı halleri,mezbaha, mezarlık ve itfaiye hizmetlerine ilişkin olmak üzere personel, her türlü taşınır ve taşınmaz malları ve bu hizmetlerin yerine getirilmesine yönelik yatırım, alacak ve borçları, komisyonca ilgisine göre büyükşekir belediyesi ile ilgili bağlı kuruluş arasında paylaştırılır." düzenlemelerine yer verilmiştir. 10.2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun; 10.1. Kuruluş başlıklı 1. Maddesinde;"...Genel Müdürlüğün hizmeti, İstanbul Büyük Şehir Belediyesinin görev alanı ile sınırlıdır. Ancak, şehrin yararlandığı su kaynaklarının korunmasına ilişkin ihzmetler, büyükşehir belediye sınırları dışında da olsa bu kuruluş tarafından yürütülür. Ayrıca Cumhurbaşkanı anasistem ile ilgili başka belediye ve köylerin su kanalizasyon işlerini de bu Genel Müdürlüğe verebilir." 10.2. "Devir işleri" başlıklı 26. maddesinde; “Bu Kanunun 1 inci maddesinin 2nci fıkrası gereğince Cumhurbaşkanı Kararı ile su ve kanalizasyon işleri İSKİ'ye verilecek belediye ve köyler ile yakın çevresindeki belediye ve köylerin İstanbul Belediyesine bağlanmaları halinde bu belediye ve köylerin mevcut su, kanalizasyon tesisleri ve bunlarla ilgili taşınır ve taşınmaz malları, kak ve borçları ve personeli tüm özlü hakları ile birlikte bir protokolle İSKİ'ye devredilir. 10.3. Ek 5. maddesinde;"Bu Kanun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanır.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Somut olayda, davacı tarafından Hani Belediye Başkanlığı ile arasında kanalizasyon şebekesi yapım işine ilişkin imzalanan sözleşme kapsamında yapılan iş karşılığı hak ediş miktarına ilişkin düzenlenen 27.12.2007 tarihli faturaya dayalı 13.10.2008 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, hak ediş miktarının içeriğine herhangi bir itiraz bulunulmadığı, yeterli ödenek bulunmadığından ödeme yapılmadığı, öte yandan, Hani İlçe Belediye Başkanlığının da il mülki sınırları içinde bulunduğu, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi 6360 sayılı Kanundan önce büyükşehir statüsünde olan bir belediye olması ile birlikte 6360 sayılı Kanunun uygulamaya geçmesiyle il mülki sınırlarının büyükşehir belediye sınırı haline geldiği, 2560 sayılı Kanunun 10.3 ek beşinci maddesine göre bu Kanunun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanacağının düzenlendiğini, 6360 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin 1 Nisan 2014 tarihinde yürürlüğe girmesiyle de Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün Diyarbakır ili sınırlarının tamamına hizmet götürmeye başladığı, 6360 sayılı Kanun ile büyükşehir belediyesine dönüşen il belediyesi ve büyükşehir ilçe belediyesine dönüşen ilçe helediyeleri ile tüzel kişiliği kaldırılan il özel idareleri, belde belediyeleri ve köyler ile daha önce büyükşehir belediye statüsünde olup bu Kanunla büyükşehir belediye sınırlarının il mülki sınırı haline gelmesi ve bu yerlerde tüzel kişiliğe sahip köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliğinin kaldırılması ile su ve kanalizasyon hizmetlerinin büyükşehirlerde kurulacak su ve kanalizasyon idarelerince yürütüleceği, daha önce büyükşehir statüsünde bulunan büyükşehirlerde bulunan su ve kanal idarelerinin de il mülki sınırlarına hizmet götüreceğinden su ve kanalizasvon hizmeti ile ilgili olarak taşınır, taşınmaz, alacak ve borçların ilgili idareye geçmesinin gerektiği, söz konusu işlemlerin 6360 sayılı Kanun çerçevesinde Valilik bünyesinde kurulan devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonları tarafından yapıldığı gerektiği, takibe ve davaya konu alacağa ilişkin olarak, Diyarbakır Valiliği Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonunun 03.12.2020 tarihli kararı ile Hani İlçesi kanalizasyon şebekesinin yapım işi ihalesi işini alan davacının beş nolu hakediş miktarı olan KDV dahil 122.945,59 TL'nın varsa gecikme faizi ve diğer giderlerin ödenmesinin DİSKİ'ye devredilmesine karar verildiği, anılan kararın iptaline yönelik davacı tarafından idari yargıda herhangi bir davada açılmadığı gözetildiğinde, davalı DİSKİ'nin davacının hak ediş bedeli alacağını ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekmiştir. Her ne kadar davalı tarafça zamanaşımının dolduğu ileri sürülmüş ise de, davacı tarafından 13.10.2008 tarihinde Hani Belediye Başkanlığı aleyhine sonradan Diyarbakır İcra Dairesinin 2020/7700 esasını alan Diyarbakır 2. İcra Müdürlüğünün 2008/7011 esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatılmış olmasına ve bu takip dosyasında en son 09.07.2021 tarihinde DİSKİ adına ödeme emri gönderilmesinin talep edilmiş olmasına ve İcra Dairesince talebin yargılama gerektiren işlerden olması nedeniyle reddine karar verildiği ve davaya konu alacağın davalıya devredildiği gözetildiğinde icra takibinin zamanaşımı süresi içerisinde başlatıldığı anlaşılmakla davalının zamanaşımı definin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Takipte talep edilen işlemiş faiz yönünden, TBK.'nun 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Davacı, Hani Belediye Başkanlığı aleyhine 13.10.2008 tarihinde Diyarbakır 2. İcra Müdürlüğünün 2008/7011 esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatmıştır. Bu tarihten önce borçlunun temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosya kapsamında bir iddia ve delil bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının 13.10.2008 tarihinden itibaren faiz talep edebileceği kabul edilmiş ve takipte talep edilen yasal faiz kapsamında 13.10.2008 tarihinden davalı DİSKİ aleyhine başlatılan takip tarihi olan 13.12.2021 tarihine kadar mahkememizce resen hesaplama yapılmış ve davacının145.846,45 TL işlemiş faiz talep edebileceği kabul edilmiştir. Takibe konu alacağın, yasal değişiklik ve buna bağlı tesis edilen idari işlemlerle davalı DİSKİ'ye devredilmiş olması karşısında, davalı DİSKİ'nin ayrıca temerrüde düşürülmesine ilişkin ihtar aranmasına gerek görülmemiştir. İcra inkar tazminatına ilişkin, takibe konu hak ediş bedeli miktarının taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmamasına ve buna göre likit ve belirlenebilir olması karşısında, davalı asıl alacak miktarı olan hak ediş bedelinin %20'si üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiş, "Davacının davasının KISMEN kabulü ile davalının Diyarbakır İcra Dairesi'nin 2021/122211 esas sayılı dosyasında ödeme emrine yaptığı itirazın, 122.945,00 TL asıl alacak, 145.846,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 268.791,45 TL miktarla İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA , 2-Takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal yıllık % 9 faiz işletilmesine, 3-Davacının fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE, 4-İtirazın iptaline karar verilen asıl alacak miktarının % 20 si olan 24.589,00 TL icra İnkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE " karar verilmiştir. D) İSTİNAF NEDENLERİ: Hükme karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinafında özetle; Sayın mahkeme davayı kısmen kabul hususunda kurduğu gerekçeye, davalının zamanaşımı ve borca itiraz gibi savunmalarını reddine yönelik gerekçeye bir itirazımız bulunmamakta olup bu hususta ilk derece mahkemenin kararının onanmasını talep ediyoruz. TBK.'nun 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Davacı, Hani Belediye Başkanlığı aleyhine 13.10.2008 tarihinde Diyarbakır 2. İcra Müdürlüğünün 2008/7011 esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatmıştır. Bu tarihten önce borçlunun temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosya kapsamında bir iddia ve delil bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının 13.10.2008 tarihinden itibaren faiz talep edebileceği kabul edilmiş ve takipte talep edilen yasal faiz kapsamında 13.10.2008 tarihinden davalı DİSKİ aleyhine başlatılan takip tarihi olan 13.12.2021 tarihine kadar mahkememizce resen hesaplama yapılmış ve davacının145.846,45 TL işlemiş faiz talep edebileceği "kısmına katılmıyoruz. Şöyle ki: Sayın mahkeme takibin Hani Belediye Başkanlığı aleyhine 13.10.2008 tarihinde Diyarbakır 2. İcra Müdürlüğünün 2008/7011 esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını ve bu tarihten önce borçlunun temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosya kapsamında bir iddia ve delil bulunmadığı yönünde gerekçe kurmuştur. Bu husus doğru değildir. Şöyle ki: İcra takibi 13/10/2008 tarihinde Hani Belediye Başkanlığı aleyhine fatura tarihi olan 27/12/2007 tarihinden yasal faiz işletilmek üzere haklı olarak başlatılmıştır. Müvekkilin alacağı sadece faturaya bağlı olarak başlatılan icra takibi değildir. Dahili davalı Hani Belediyesi ile müvekkil arasında Hani Belediyesi Kanalizasyon şebekesi için 26/10/2005 tarihinde imzalanan sözleşmeye dayanmaktadır. Sözleşme ile müvekkil dahili davalıya karşı yüklendiği yükümlülüklerini yerine getirmiş ve taraflar arasında 03/12/2007 tarihinde "Yapım İşleri Tasfiye Kabul Tutanağı" düzenlenmiştir. Bu tutanak 06/12/2007 tarihinde Hani Belediye Başkanlığı tarafından onanmıştır. Bu tutanak incelendiğinde sözleşmeye göre işin bitim tarihi 11/01/2007 olduğu halde bu tarihten önce 28/08/2006 tarihi olduğu gözükmektedir. Yani Müvekkil işi bitirdiği tarihte sözleşmeye göre son hak edişi de almaya hak kazanmıştır. Dosya mündericatında müvekkil ile dahili davalı Hani Belediyesi arasında sözleşme imzalandıktan sonra müvekkil işe başlamış ve hak ediş 5'e bölünerek ödenmeye başlanmıştır. Bunun için de müvekkil tarafından dahili davalıya 27/12/2005 tarihli fatura kesmiş olup bu karşılık olarak da Hani Belediyesi Başkanlığı tarafından 28/12/2005 tarihinde Belediye Başkanı tarafından onaylanmak suretiyle "Hani (Diyarbakır) Kanalizasyon İnşaatı İstihkak Raporu" düzenleyerek 280.359,26 YTL ödenmiştir. Bu hak ediş ödemelerinden ikincisi (322.439,75 YTL) faturaya karşılık 14/04/2006 tarihinde , üçüncüsü ( 481.126,51 YTL) 06/06/2006 tarihinde, dördüncüsü (1.032.024,02 YTL) 18/08/2006 tarihinde ödenmiştir. Ancak beşinci ve son hak ediş 27/12/2007 tarihinde müvekkilin bu tarihte kestiği fatura ile başvurmuştur. Hani Belediye Başkanlığı 27/12/2007 tarihinde İller Bankası 11.Bölge Müdürlüğüne yazdığı yazı ile "İlgi sayılı yazınız ekinde gönderilen Hani (Diyarbakır) Kanalizasyon İnşaatına ait 5 nolu (tasfiye kesin ) hak ediş onaylanarak verile emri ile yazımız ekinde sunulmuştur." Denilmek suretiyle ödemenin yapılması için talepte bulunmuştur. Hal böyle olunca Hani Belediye Başkanlığının temerrüte düşürülmediği savunması ve gerekçesi doğru değildir. Yukarıda yazılı olduğu sebeplerden kararın aleyhimize reddedilen kısmı yönünden doğru bulmasak da yani davanın "kısmen kabul kısmen reddine" karar verilmesine rağmen lehimize kabul edilen kısım yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı ve hukuka aykırıdır. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/272 E. 2022/2604 Karar sayılı ve 25/11/2022 tarihli kararın kaldırılarak ve davanın tamamen kabulüne/ düzelterek onanmasına, karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı vekili istinafında özetle; Yerel Mahkeme Kararı, esas ve usul bakımından yasal mevzuata aykırıdır. Davaya cevap dilekçemizde belirttiğimiz hususlar ile yargılama sürecinde ileri sürdüğümüz hususlar, Yerel Mahkemece dikkate alınmamıştır. Keza uzman bilirkişiden rapor aldırılmadan verilen karar hukuka aykırıdır. Belirttiğimiz ve önceki beyanlarımızı tekrar ediyoruz. Davacı, Hani Belediyesi tarafından ihalesi yapılarak, 26.10.2005 tarihinde ...... Ltd. Şti. ile sözleşmesi imzalanan "Hani kanalizasyon şebekesi yapım işi" nin finansmanı.......A.Ş. den temin edilen 2.000.000,00 TL kredi ile sağlandığı ifade edilmiştir. Ancak Hani Belediyesi tarafından yaptırılan bahse konu yapım işinin 5 no’lu hak ediş bedeli olan 122.945,59 TL’ nin kredi limitinin bitmesi nedeniyle ödenemediği 6360 sayılı yasaya atıfta bulunularak, müvekkil idare tarafından ödenmesi talep etmektedir. Davacının iddiaları haksız ve dayanaksız olup davanın reddi gerekmektedir. Öncelikle husumet itirazında bulunuyoruz. İşbu davanın tarafı Hani Belediyesi Başkanlığı’dır. Bu nedenle davanın müvekkil idare yönünden husumetten reddi gerekmektedir. Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Yatırım ve İnşaat Dairesi Başkanlığı’ nın ........ sayılı 16.08.2021 tarihli yazıları uyarınca ; “Hani Belediyesi tarafından Kurumumuza hitaben yazılan ilgi(b) sayılı yazıda belirtildiği üzere; Hani Belediyesi tarafından ihalesi yapılarak, 26.10.2005 tarihinde .......Tic.Ltd. Şti. ile sözleşmesi imzalanan "Hani kanalizasyon şebekesi yapım işi" nin finansmanı ....... A.Ş. den temin edilen 2.000.000,00 TL kredi ile sağlandığı ifade edilmiştir. Ancak Hani Belediyesi tarafından yaptırılan bahse konu yapım işinin 5 no’lu hak ediş bedeli olan 122.945,59 TL’ nin kredi limitinin bitmesi nedeniyle ödenemediği 6360 sayılı yasaya atıfta bulunularak, Kurumumuz tarafından ödenmesi talep edilmektedir. Bahse konu ödeme talebine esas yapım işine ait İdari Şartname, Teknik Şartname, Sözleşme Tasarısı, Geçici Kabul Tutanağı, Kesin Kabul Tutanağı, İş sonu projeler (as-built) ve tüm hak edişlerin birer örneği İlgi(c) sayılı yazı ile ...... A.Ş. ve Hani Belediyesi’ nden talep edilmiştir. İLBANK A.Ş. tarafından ilgi(ç) yazı ile bahse konu işe ait dosya ve hak ediş örnekleri Kurumumuza iletilmiş olup; işin saha incelemeleri ve tespitlerinin yapılabilmesi için ilgi(e) makam oluru ile Kurumumuz tarafından oluşturulan Tespit Komisyonu “5 Nolu hak edişte yer alan rölövelerdeki imalatların sahada mevcut olduğunu ve aktif halde çalıştığını tespit etmiştir”. İlgi(ğ) Kamu Denetçiliği Kurumu tavsiye kararı ve İlgi(d) sayılı yazı ile Diyarbakır Valiliği Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu kararı yazımız ekinde olup; bahse konu alacaktan DİSKİ’ nin hangi tarihten itibaren sorumluluğunun bulunduğu izaha muhtaç bir konu olduğu aşikardır. Hal böyle iken ilgi(f) yazılarımız ile Müşavirliğinizden hukuki görüş talep edilmiş olup; ilgi(g) yazınızda söz konusu edilen alacak iddiasının, alacağın miktarı ve bu alacağın ödenmesinden hangi Kurumun sorumlu olduğu hususlarının tespitinin, yargılamaya muhtaç olduğu, oluşacak yargı kararı muvacehesinde işlem yapılması gerektiği, aksi halde ise teftiş neticesinde Kurum zararı ve kişi borcuna gidilebileceği ihtimalinin söz konusu olabileceği belirtilerek ödemenin yargı kararı olmaksızın İdaremizce yapılmasının uygun görülmediği belirtilmiştir.” denmektedir. Yine Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Yatırım ve İnşaat Dairesi Başkanlığı’ nın .......... sayılı 22.12.2021 tarihli yazılarında “Konuyla ilgili olarak 08.03.2021 tarih ve 6301 sayılı yazı ile tespit komisyonu oluşturulmuştur. Tespit komisyonu tutanağında işveren Hani Belediyesi tarafından yüklenici .......San. ve Tic. Ltd. Şti’ne ait 27.12.2007 tarihli 5 nolu hakediş tutarı olan 122.945,59 TL’nin ödenmediği bu hakedişe giren imalatların sahada mevcut olduğu görülmüştür. 12.11.2012 tarih ve 6360 sayılı On Üç ilde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 30 Mart 2014 tarihinde yapılan mahalli idareler seçiminden sonra yürürlüğe girmesinden sonra söz konusu borç Kurumumuza bildirilmemiştir. 08.01.2020 tarihli Diyarbakır Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyon Kararında 122.945,59 TL (faiz ve diğer giderler hariç) tutarın DİSKİ’ye devredilmesine karar verilmiştir. Hakediş tarihi 27.12.2007 ile 6360 sayılı yasanın yürürlük tarihi olan 30 Mart 2014 arasında geçen sürede bildirimde bulunulmaması nedeniyle Hani Belediyesinin sorumluluğu bulunmaktadır. Bu nedenle 2007 yılındaki ödenmesi gereken bir hakedişten Hani Belediyesi sorumludur. İdaremizin bu borç ve faizinden sorumlu tutulması mümkün değildir. Dolayısıyla borca itiraz edilmesi gerekmektedir.” Ayrıca davacı Alfen Taahhüt İnşaat Sanayi Ticaret limited Şirketinin Hani Belediyesi adına İller Bankası tarafından ihalesi yapılmış olan kanalizasyon şebekesi yapım işi ile ilgili alacağının; 6360 sayılı yasa gereğince 30 Mart 2014 tarihinde yapılan mahalli idareler seçiminden önce Diyarbakır Valiliği' nce oluşturulan " Devir, Tasviye ve Paylaştırma Komisyonuna " bildirildiğine ilişkin bir kayıt bulunmamakla birlikte, idaremiz kayıtlarında da böyle bir borca dair tespit bulunmamaktadır. Dava konusu edilen alacak iddiası, alacağın miktarı ve bu alacağın ödenmesinden hangi kurumun hangi tarih aralığından sorumlu olacağı hususlarının tespiti, yargılamaya muhtaç olup oluşacak yargı kararı muvacehesinde işlem yapılması gerekmektedir. Aksi durumda ise teftiş neticesinde kurum zararı söz konusu olabilecektir. Bu nedenle alanlarında uzman bilirkişiler tarafından rapor alınması gerekmektedir. Zira kabul anlamına gelmemekle birlikte Hani Belediyesine ait 2007 yılında doğmuş borç ve faizlerden müvekkil idare sorumlu tutulamaz. Bu hususta yeterli araştırma yapılmadan, uzman bir bilirkişiden rapor aldırılmadan yerel mahkemece karar verilmesi hatalı ve hukuka aykırıdır. Aynı zamanda, davacının alacak talepleri hakkında zamanaşımı defii’nde bulunmaktayız. Davacının talepleri zamanaşımına uğramıştır. Davanın, zamanaşımı nedeniyle de reddini talep ediyoruz. Ayrıca aksi ihtimalde; somut olayda uygulanabilecek faiz türü yasal faiz olup dava tarihinden itibaren uygulanabilir. Müvekkil idare aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi hukuka aykırıdır. İcra inkar tazminatı şartları oluşmamasına rağmen mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi hatalıdır. Zira icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için "haksız bir itiraz " olması gerekmektedir ancak dayanağı açıklanamayan, belgelendirilemeyen, hukuki dayanaktan yoksun, denetime elverişsiz ve yargılamayı gerektiren takibe haklı sebeplerle itiraz edilmiştir. Zira davanın kısmen reddi kararı da bu hususu doğrulamakta ve mahkeme kararını kendi içerisinde çelişkili hale getirmektedir. Ayrıca Diyarbakır İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/815E. numaralı dosyası da işbu davanın yargılamayı gerektirdiğinin bir delili mahiyetindedir. Tüm bu hususlara rağmen idare aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi hukuka aykırıdır. Ayrıca davanın "kısmen kabul kısmen reddine" karar verilmesine rağmen müvekkil idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin de davacıya yükletilmemesi hatalı ve hukuka aykırıdır. Müvekkil idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yargılama giderlerinin de davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Yukarıda belirttiğimiz üzere dayanağı açıklanamayan, belgelendirilemeyen, hukuki dayanaktan yoksun, denetime elverişsiz ve yargılamayı gerektiren takibe haklı sebeplerle itiraz edilmiştir. Davacının müvekkil idare nezdinde herhangi bir hak ve alacağı yoktur. Bu nedenlerle önceki beyanlarımızla birlikte sunmuş olduğumuz hususların yanında cevap dilekçemizde ve önceki beyanlarımızda belirttiğimiz nedenlerle, kararın bozularak ortadan kaldırılmasını ve öncelikle İSTİNAF incelemesi sonuçlanıncaya kadar kararın uygulanmasının önlenebilmesi için karar hakkında tehiri icra kararı verilmesini talep etmiştir. E)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava,Diyarbakır İcra Dairesi'nin 2021/122211 esas sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali talebidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılan incelemede; Davacı ile Hani Belediye Başkanlığı arasında,Hani İlçesi Kanalizasyon Şebekesi yapım işine ilişkin yapılan sözleşmenin zamanında ifa edilerek Hani Belediyesine teslim edildiği ancak ödemenin İller bankasından sağlanan finansman ile yapılması nedeniyle ve kullanılan kredinin bittiği gerekçesiyle ödenmediği, davacı tarafından Hani Belediye Başkanlığına 27.12.2007 tarihli ve 122.945,59 YTL bedelli fatura düzenlendiği ve fatura bedelinin ödenmemesi üzerine Diyarbakır 2. İcra Müdürlüğünün 2008/7011 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından Hani Belediye başkanlığına yönelik icra takip işlemleri devam ederken, 6360 sayılı " On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 06.12.2012 tarihli 28489 sayılı Resmi Gazete yayınlanmıştır. 6360 sayılı yasa hükümleri kapsamında; Diyarbakır Valiliği ile Hani Belediye Başkanlığına tavsiyede bulunulmasına, yönelik tavsiye kararı verildiği, Diyarbakır Valiliği Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonunun 03.12.2020 tarihli kararı ile yapım işi ile ilgili beş nolu hak ediş miktarı olan KDV dahil 122.945,59 TL'nin varsa gecikme faizi ve diğer giderlerin ödenmesinin DİSKİ'ye devredilmesine karar verildiği, davacı tarafından hakediş bedelinin ödenmesi için DİSKİ'ye yapılan başvuruya istinaden ödeme yapılmadığı, bu sefer davacı tarafından 122.945,00 TL asıl alacak, 154.607,55 TL işlemiş faiz (27.12.2007 tarihinden itibaren yasal faiz) olmak üzere toplamda 277.552,55 TL'nın tahsili amacıyla Diyarbakır İcra Dairesinin 2021/122211 esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının gönderilen ödeme emrine süresinde itirazı üzerine takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin istinaf talepleri yönünden; Davacı vekilinin, temerrüt tarihi olarak 5 no'lu son hakedişin Hani Belediyesine ödeme için sunulduğu ve ödeme için İller Bankasına gönderildiği tarihin esas alınması yönündeki talebinin, Hani Belediyesi ile davacı arasında yapılan sözleşmede kesin bir vade belirtilmemiş olması ve davacının sözleşmenin ifa tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK 101 ( 6098 sayılı TBK 117) uyarınca usulüne uygun şekilde temerrüde düşürmediğinden icra takip tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi usul ve yasaya uygundur. Ancak, mahkemece davanın kısmen kabul edilmiş olmasına rağmen kabul edilen miktar yönünden vekalet ücretine hükmedilmediği yönündeki istinaf gerekçesi yerindedir. 6100 sayılı HMK 323/1-ğ uyarınca "Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti." yargılama giderlerinden sayılmış olup, HMK 326/2 uyarınca "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." düzenlemesi yer alır. Buna göre kabul ve red durumuna göre taraflar lehine/aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususta hiç hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. Kabul edilen miktar esas alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gereklidir. Davalı vekilinin istinaf sebepleri yönünden: Davanın dayanağı olan ve Hani Belediye Başkanlığı tarafından yaptırılan işin bedeline yönelik davacı tarafından Hani Belediye başkanlığına yönelik icra takip işlemleri devam ederken, 6360 sayılı " On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 06.12.2012 tarihli 28489 sayılı Resmi Gazete yayınlanmıştır. 6360 sayılı kanunun; 9.1. Büyükşehir belediyesi kurulması ve sınırlarının belirlenmesi başlıklı 1. maddesinde; "(1) Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Ordu, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van illerinde, sınırları il mülki sınırları olmak üzere aynı adla büyükşehir belediyesi kurulmuş ve bu illerin il belediyeleri büyükşehir belediyesine dönüştürülmüştür. (2) Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Sakarya ve Samsun büyükşehir belediyelerinin sınırları il mülki sınırlarıdır. (3) Birinci ve ikinci Jikrada sayılan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır. ..." 9.2. Anılan Kanunun geçici 1. maddesinde;"(1) Bu Kanundaki devir, tasfiye ve paylaştırma işlemlerini Yyürütmek üzere vali tarafından, hir vali yardımcısının başkanlığında, valinin uygun göreceği kurum ve kurtluş temsilcilerinin ve ilgili belediye başkanlarının katılımıyla devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonu kurulur. Bu komisyona yardımcı olmak üzere valinin görevlendirmesi ile alt komisyonlar da kurulabilir. (3) 1 inci maddeye göre tüzel kişilikleri kaldırılan belediye ve köylerin personeli, her türlü taşınır ve taşınmaz malları, hak, alacak ve borçları, komisyon kararıyla ilgisine göre bakanlıklara, büyükşehir belediyesi, bağlı kuruluşu veya ilçe belediyesine devredilir. Devir işlemi ilk mahalli idareler genel seçimi itibarıyla uygulamaya konulur.(4) Bu Kanun ile tüzel kişilikleri kaldırılan il özel idareleri; personelini, her türlü taşınır ve taşınmaz malları ile hak, alacak ve borçlarını bu Kanımun Yayımı tarihinden itibaren bir ay içinde valiliğe bildirir. Bu idarelerin taşınmazlarının satışı, tahsisi ve kiralanması, iş ve toplu iş sözleşmesinin yapılıması, her türlü imar uygulaması (inşaat ruhsatı hariç), iş makineleri ve diğer taşıtların satışı ile borçlanmaları İçişleri Bakanlığın onayına bağlıdır. ..(5) Bu Kanun ile tüzel kişilikleri kaldırılan il özel idarelerinin ker türlü taşınır ve taşınmaz malları, hak, alacak ve borçları, komisyon kararıyla ilgisine göre bakanlıklara, bakanlıkların bağlı veya ilgili kuruluşları ile bunların taşra teşkilatına, valiliklere, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığına, büyükşehir belediyesine ve bağlı kuruluşuna veya ilçe belediyesine devredilmesine karar verilir. Devir işlemi, yapılacak ilk mahalli idareler genel seçimi tarihinde uygulamaya konulur. (7) Bu Kanunla büyükşehir belediyesine dönüşen il belediyesinin sahip olduğu her türlü taşınır, taşınmaz malları ve personeli, komisyon kararıyla ilgisine göre büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyeleri ile bağlı kuruluşlar arasında paylaştırılır.(8) Bu Kanunla büyükşehir ilçe belediyesi olan belediyelerce yürütülen su, kanalizasyon, katı atık depolama ve bertaraf, ulaşım, her çeşit yolcu ve yük terminalleri, toptancı halleri,mezbaha, mezarlık ve itfaiye hizmetlerine ilişkin olmak üzere personel, her türlü taşınır ve taşınmaz malları ve bu hizmetlerin yerine getirilmesine yönelik yatırım, alacak ve borçları, komisyonca ilgisine göre büyükşekir belediyesi ile ilgili bağlı kuruluş arasında paylaştırılır." düzenlemelerine yer verilmiştir. 6360 sayılı yasa hükümleri kapsamında; Diyarbakır Valiliği ile Hani Belediye Başkanlığına tavsiyede bulunulmasına, yönelik tavsiye kararı verildiği, Diyarbakır Valiliği Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonunun 03.12.2020 tarihli kararı ile yapım işi ile ilgili beş nolu hak ediş miktarı olan KDV dahil 122.945,59 TL'nin varsa gecikme faizi ve diğer giderlerin ödenmesinin DİSKİ'ye devredilmesine karar verildiği, davacı tarafından hakediş bedelinin ödenmesi için DİSKİ'ye yapılan başvuruya istinaden ödeme yapılmadığı, bu sefer davacı tarafından 122.945,00 TL asıl alacak, 154.607,55 TL işlemiş faiz (27.12.2007 tarihinden itibaren yasal faiz) olmak üzere toplamda 277.552,55 TL'nın tahsili amacıyla Diyarbakır İcra Dairesinin 2021/122211 esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. Takibin dayanağı olan ve Hani Belediyesi ile davacı arasındaki sözleşmeye konu işin yapıldığı ve bedele yönelik ihtilaf yoktur. Hani Belediye Başkanlığına yönelik yapılan ilk takipte de belediye tarafından borcun miktarına veya işin yapılmadığına dair ve fatura içeriğine dair bir itirazda bulunulmamıştır. İşin sözleşme hükümlerine uygun ve zamanında ifa edilmesine ilişkin ihtilaf olmadığından ve 6360 sayılı yasa hükümleri gereğince borç, Kanunla Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresine geçmiştir. Kanuni bir düzenleme ile borcun tarafı olan davalının borçlu olmadığı yönündeki itirazı yerinde değildir. Yine davaya dayanak sözleşme uyarınca düzenlenen fatura ile Hani Belediyesi aleyhine Diyarbakır 2. İcra Müdürlüğünün 2008/7011 esas sayılı dosyası ile takip yapıldığı, zamanaşımını kesen takip işlemleri sırasında zamanaşımı süresi dolmadığı, davalının kanun hükümleri uyarınca borcu üstlendiği anlaşılmakla zamanaşımı defi de yerinde değildir. Davalı vekilinin icra inkar tazminatı yönünden istinaf itirazları da yerinde değildir. Takip öncesinde Diyarbakır Valiliği Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonunun 03.12.2020 tarihli kararı ile takibe konu yapım işi ile ilgili 5 nolu hak ediş miktarı olan KDV dahil 122.945,59 TL'nin varsa gecikme faizi ve diğer giderlerin ödenmesinin DİSKİ'ye devredilmesine karar verildiği, davacı tarafından hakediş bedelinin ödenmesi için DİSKİ'ye yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığı, kanunla devir edilen borç ve miktarının belirli olduğu halde ödeme yapılmadığından haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması da yerindedir. Ancak, mahkemece davanın kısmen kabul edilmiş olmasına rağmen red edilen miktar yönünden vekalet ücretine hükmedilmediği yönündeki istinaf gerekçesi yerindedir. 6100 sayılı HMK 323/1-ğ uyarınca "Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti." yargılama giderlerinden sayılmış olup, HMK 326/2 uyarınca "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." düzenlemesi yer alır. Buna göre kabul ve red durumuna göre taraflar lehine/aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususta hiç hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. Red edilen miktar esas alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gereklidir. Yukarıda açıklandığı üzere ilk derece mahkemesinin kararında yukarıda belirtilenler dışında HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden başkaca herhangi bir yanlışlığın da bulunmadığı gözetilerek davalı vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılmasına, karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla yeniden hüküm tesis edilmesine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; I- Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kısmen kabulü ile incelenen ilk derece mahkemesi kararının HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca KALDIRILMASI VE ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMAK suretiyle; Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; davalının Diyarbakır İcra Dairesi'nin 2021/122211 esas sayılı dosyasında ödeme emrine yaptığı itirazın, 122.945,00 TL asıl alacak, 145.846,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 268.791,45 TL miktarla İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA , Takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal yıllık % 9 faiz işletilmesine, Davacının fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE, İtirazın iptaline karar verilen asıl alacak miktarının % 20 si olan 24.589,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Reddedilen miktar yönünden davacı haksız çıkmış olsa da kötüniyeti ispat edilemediğinden davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 18.361,14 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 711,85 TL peşin harç ile sonradan tamamlama harcı olarak alınan 2.640,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.008,98 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvuru harcı ve peşin harç olarak yatırılan 711,85 TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 2.640,31 TL olmak üzere toplamda 3.432,86 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı tarafından yargılama gideri olarak sarf edilen 32,50 TL posta giderinin kabul/red oranı dikkate alınarak 31,47 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktara göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, red edilen 8.761,10 TL miktara göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 uyarınca 8.761,10 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre 49,24 TL'nin davacıdan alınarak, 1.510,76 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, II-) İSTİNAF YARGILAMA GİDERLERİ BAKIMINDAN: 1-İstinaf eden davacı ve davalının ödemiş olduğu harçların talep halinde ilgilisine iadesine, 2- İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf posta giderinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 3- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 4- Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Temyizi kabil kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkartılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davacı yönünden HMK 362/1-a uyarında KESİN, davalı yönünden HMK'nin 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde, Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere 13/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.