Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile tanıma ve tenfizi talep edilen mahkeme ilâmında davacı sıfatıyla yer alan ... şirketi arasında "Bozuk Krediler Geri Dönüşsüz Devir Sözleşmesi" isimli alacak devir sözleşmesi imzalandığını, bahse konu sözleşmenin Milano Mahkemesi'ne kayıtlı yeminli tercüman tarafından tercüme ettirildiğini,... Başkonsolosluğu tarafından onaylandığını, sözleşmenin aslı ile birlikte — ... Mahkemesine kayıtlı yeminli tercüman tarafından tercüme ettirildiği
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Holding A.Ş., kurulmuş veya kurulacak şirketlerin sermaye ve idarelerine iştirak etmek, vereceği yatırım kararları doğrultusunda kaynakları kanalize etmek, yatırım, finansman, pazarlama, organizasyon ve yönetim konularında danışmanlık yapmak hususlarında faaliyet gösteren İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne 1352/4 sicil numarası ile kayıtlı SPK'ya tabi, halka açık bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin 15/09/2017 tarihinde yapılan 2015-2016 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında, ..., ..., ... ve Sanlı Baş'ın, şirket yönetim kurulu üyeliklerine 2019 yılı hesaplarının görüşüleceği Olağan Genel Kurul Toplantısına kadar görev yapmak üzere seçildiklerini, ayrıca her konuda ve en geniş şekilde hiçbir sınırlamaya tabi olmaksızın Yönetim Kurulu Başkanı ...'in şirket unvanı altına atacağı münferit imzası ile temsil ve ilzam edilmesini karar verildiğini, müvekkili şirketin saklamakla yükümlü olduğu tüm defter ve belgelerin, şirket merkezinde muhafaza edildiğini, ancak, müvekkili şirketin yönetim kurulu karar defterinin şirket merkezinden kimliği belirlenemeyen üçüncü kişilerce çalındığının tespit edildiğini, nitekim, 22/05/2018 tarihinde ... 45. Noterliği nezdinde yapılan usulsüz işlem ile bu hususun ortaya çıktığını, üçüncü şahıslarca sahte imzalar ile belge sahteciliği yapılarak karar defterinde kararlar alındığı ve usulsüz şekilde notere "aslı gibidir" tasdiki yapıldığının öğrenildiği, noterlik tarafından bilgisi verilen yönetim kurulu kararlarına gerçekte yönetim kurulu üyelerinin katılmamış ve imzaların da bu şahıslarca atılmamış olduğunu, üçüncü şahıslarca şirket yönetim kurulu karar defteri çalınarak karar defterinde imzaların taklit edildiğini, söz konusu belgelerde yapılan sahtecilik ve imza taklitler nedeniyle derhal, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirim yapıldığını, sahte imzalar ile tanzim edilen yönetim kurulu kararlarının tescil ve ilan edilmemesinin talep olunduğunu, şirketin yönetim kurulu karar defteri, şirketi merkezi içinde her yerde arandığını, personele sorulduğunu, ancak buna rağmen karar defterinin bulunamadığını, yönetim kurulu karar defterinin hali hazırda halen üçüncü şahısların elinde olduğunu, bu kişilerce yine usulsüz iş/işlem yapılmaya çalışılma ihtimali olduğunu, bu ihtimalde ise, müvekkili şirketin, yatırımcılarının ve kamunun ciddi şekilde zarar görme riski olduğu gibi, şirket işlemlerinin yürütülebilmesi, yönetim kurulu kararlarının alınabilesi için yönetim kurulu karar defterine ihtiyaç olduğunu, bu nedenle de ilgili defterlerin zayi olduğunun tespiti ve zayi belgesi verilmesi talebi ile yasal süresi içinde huzurdaki davayı ikame etmek zaruretinin hasıl olduğunu, zira aksi halde, şirket ortaklarının ve yatırımcılarının, ciddi şekilde mağdur olacağını, ayrıca mağduriyet yaratacak usulsüzlüklere yol açılma ihtimali olduğunu, halihazırda şirket yönetim kurulu kararlarının da alınamadığını, şirketin 2017 yılına ait Olağan Genel Kurulu Toplantısı çağrı kararı, şirketin işletmeleri ile ilgili kararlarının alınamamakta olduğunu, müvekkili şirket bünyesinde ... olmak üzere birçok otel ve işletme mevcut olduğunu, aynı zamanda şirketin birçok iştiraki ve bağlı ortaklığı bulunduğunu, yönetim kurulu karar defteri çalınmış olduğundan tüm bu işletmeler, iştirakler ile ilgili kararların alınamadığını, ivedi olarak zayi belgesi verilmesini talep ettiklerini, zira aksi halde şirket faaliyetlerinin aksayacağını, tüm bu nedenlerle şirketin SPK'ya tabi halka açık bir şirket olduğunun evleviyetle nazara alınarak, şirketin ortaklarının ve yatırımcılarının telafisi imkansız zararlara uğramaması ve hak kayıplarını yaşamaması adına kimliği belirlenemeyen üçüncü şahıslarca, şirket merkezinden çalınan yönetim kurulu karar defterinin, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, zayi olduğunun tespiti ile yönetim kurulu karar defterine ilişkin zayi belgesi verilmesini talep ile dava açtığı görüldü.