... T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 12/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/07/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACILAR : 1-... 2-... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar…
... T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 12/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/07/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACILAR : 1-... 2-... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 12/03/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; 27/05/2023 tarihinde...'ın maliki olduğu sevk ve idaresindeki... plakalı aracın ... ili istikametinden ... ili istikametine seyir halinde iken D330-05 km 11+500'e geldiği esnada bir anlık direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ tarafındaki tarlaya doğru yoldan çıkıp takla atması sonucunda tek taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya karışan... plakalı araçta müvekkili ... ve müvekkili ...'un yolcu olarak bulunduğunu ve yaralandıklarını, ...'ın maliki olduğu kazaya karışan ... plakalı aracın .... poliçe numarasıyla ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalandığını, kaza tarihinde kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanmış olması hasebiyle müvekkili ... ve müvekkili ...'un uğramış olduğu iş gücü kaybı zararlarının tazmini konusunda sorumluluğu bulunduğunu, müvekkili ...ve müvekkil ...'un uğramış olduğu iş gücü kaybı zararlarının davalı sigorta şirketinden tazmin edilmesi için 11/07/2023 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, ancak davalı sigorta şirketi tarafından, başvurularına ilişkin herhangi bir geri dönüş yapılmadığını, müvekkili ...'un uğramış olduğu iş gücü kaybı zararı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bilirkişi raporundan sonra artırılmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınmasına, müvekkili ...'ın uğramış olduğu iş gücü kaybı zararı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bilirkişi raporundan sonra artırılmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınmasını talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 27/05/2025 tarihli ıslah dilekçesiyle, ... için 29/03/2024 tarihli duruşmada 50,00 TL olarak talep ettikleri geçici iş göremezlik tazminatını 42.181,17 TL arttırarak 42.231,17 TL'ye, ...için 29/03/2024 tarihli duruşmada 50,00 TL olarak talep ettikleri sürekli iş göremezlik tazminatını 1.157.718,83 TL arttırarak 1.157.768,83 TL'ye çıkardıklarını, (Islah harcına tabi artırım miktarı 1.199.900,00 ) (Sigorta şirketinin poliçe limiti kadar sorumlu tutulmasını talep ettiklerini) davanın ıslah ettikleri şekliyle kabulüne, hükmedilecek tazminatlara davalı Sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddini, yetki itirazları bulunduğunu, davacının dava ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın reddi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kusuru oranında olduğunu, somut olayda davacıların müterafik kusuru bulunması nedeniyle tazminat hesaplamasına karar verilmesi halinde hesaplanacak tazminat tutarından en az %20 indirim yapılması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi masrafları taleplerinin trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, sigorta şirketlerinin zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin tedavi teminatı kalmamış olması hasebiyle işbu teminattan ödenen geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri tazminatı ve tedavi masrafları bakımından sorumluluğunun kalmadığını, her halükarda "Maluliyet Tazminatına" ilişkin tazminat hesabının ZMMS Sigortası Genel Şartları A.5/C maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre TRH 2010 VE 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, somut olayda ... yönünden hatır taşımacılığı söz konusu olduğunu, TBK 51. maddesi gereğince uygun bir indirim yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalı sigorta şirketine sigortalı aracın dava dışı sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek tek taraflı meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıların kazada yaralandığı, olayın oluş ve kanaatine göre davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenen rapora göre davacı ...'nin geçirdiği trafik kazası sonucu %10 oranında özür oranının bulunduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 120 güne kadar uzayabileceği, Çocuklar İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenen rapora göre davacı ...'in geçirdiği trafik kazası neticesinde özür oranının bulunmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 45 günü kadar uzayabileceğinin belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde davacı....'nin sürekli iş göremezlik zararının 1.440.589,89 TL, geçici iş göremezlik zararının 42.231,17 TL olarak hesaplandığı, davacı...'in geçici iş göremezlik zararının 13.725,37 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 42.231,17 TL geçici iş göremezlik maddi tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş.'den poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 22/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ...verilmesine, (tedavi gideri teminatı kapsamında) 1.200.000,00 TL kalıcı iş göremezlik maddi tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş.'den poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 22/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ...'a verilmesine, (ölüm/sakatlık teminatı kapsamında) ... yönünden maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı ... yönünden iş bu kaza sonucunda tazminata konu olabilecek bir maluliyet oluşmadığını, yargılama sırasında alınan sağlık raporları ve başvuran tarafından sunulan tedavi evraklarının medikal firma tarafından değerlendirildiğini; "...un 27/05/2023 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması “Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine” göre zarar görende fonksiyon kaybı haline neden olmayacağından, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı' nın 26/11/2024 tarih bila sayılı raporunda tespit edildiği bildirilen %10'luk oranın değerlendirmeye alınmaması gerekmektedir." şeklinde değerlendirildiğini, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 26/11/2024 tarihli adli tıp raporuna göre; son muayene tarihi ve değerlendirme bulguları; 06/06/2024 tarihinde taramalarından bizzat yapılan değerlendirmesinde; ...' de araç içinde arka koltukta yolculuk ettiği esnada aracın lastiğinin patladığını ve aracın takla attığını, ambulans eşliğinde Pamukkale Üniversitesi Hastanesi'ne getirildiğini, burada kendisine sol kaburgada ve çenede kırığı olduğunun söylendiğini, çenedeki kırığı sebebiyle ameliyat olduğunu, fizik tedavi aldığını, olaydan sonra nefes darlığı şikayetinin bulunmadığını belirttiğini, fakat incelemeye konu raporda kayıtlı muayene bulgularında, kişinin ağız açıklığının 3 cm olduğunun bildirilmesi ve oklüzyon bozukluğu, çiğneme ve yutma fonksiyon kısıtlılığı olduğuna dair herhangi bir muayene bulgusunun kayıtlı olmaması nedeniyle, kişide çiğneme ve yutma fonksiyon kısıtlılığı sekelinin olmadığının anlaşıldığını, zarar görenin bahse konu kaza nedeniyle mandibula kırığına bağlı çiğneme ve yutma fonksiyonlarında sürekli sakatlık hali oluştuğu iddiasının devamı halinde; bu iddiasını çene açıklığı, oklüzyon kusuru, yutma ve çiğnemede güçlük olup olmadığını belirtir ayrıntılı plastik cerrahi raporu ile belgelendirmesi gerektiğini, bu haliyle raporun değerlendirmeye ve tazminat hesaplanmasına en önemlisi de hükme esas alınamayacağını, davacı tarafta maluliyet oluşmadığından bu %10 maluliyet dayanak alınarak kurulan hükmü kesinlikle kabul etmediklerini, her halükarda çelişkinin giderilmesi için rapor alınmasına karar verilmesini arz ve talep ettiklerini, yine hükme elverişsiz rapor dayanak alınarak hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatına da itiraz ettiklerini, çelişki giderilmeden verilen iş bu hükmün kaldırılmasını, geçici iş göremezlik zararı, doğrudan bedensel zarar niteliğinde olup Yargıtay içtihatları doğrultusunda tedavi gideri değil, bedensel zararlar klozu kapsamında değerlendirilmesi gereken bir kalem olduğunu, geçici iş göremezlik zararının hangi teminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiği hususunun uygulamada önem arz ettiğini, geçici iş göremezlik zararı, doğrudan doğruya bedensel zarar kapsamında olduğunu ve bu zarar kalemi bakımından sakatlık teminatının (bedensel zararlar klozu) devreye girdiğini, zira bu zararın kazaya maruz kalan kişinin geçici süreyle çalışma gücünü kaybetmesi sonucu ortaya çıkan doğrudan bir gelir kaybı olduğunu ve teknik anlamda bir “tedavi gideri” değil, iş gücü kaybına bağlı bedensel zarar olduğunu, dolayısıyla geçici iş göremezlik zararının tedavi giderleri klozundan karşılanması gerektiği yönündeki değerlendirmelerin, hem hukuki nitelik bakımından hatalı olduğunu, hem de yerleşik Yargıtay içtihatlarına açıkça aykırı olduğunu, bu nedenlerle dava konusu geçici iş göremezlik zararına ilişkin taleplerin, poliçede öngörülen bedensel zararlar teminat limiti dâhilinde değerlendirilmesi gerektiği ve müvekkili sigorta şirketinin bu zarar bakımından yalnızca bu teminat limiti çerçevesinde sorumlu tutulabileceğini, söz konusu kararda ise geçici iş göremezlik tazminatının tedavi gideri teminatı kapsamında değerlendirilmesinin hatalı olup kararın kaldırılması gerektiğini, somut olayda... ... yönünden hatır taşımacılığı söz konusu olduğunu, TBK 51.maddesi gereğince uygun bir indirim yapılması gerektiğini, davacı ...'ta maluliyet oluşmadığı medikal firma raporu ile de denetleme sonucunda tespit edilmişken çelişki giderilmeden %10 maluliyet oranlı raporun hükme esas alınmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği ise motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükteki mevzuat uyarınca düzenlenmekle usulüne uygun olduğuna, davacılar sürücünün torunu ve gelini olduğundan ahlaki ödevin yerine getirilmesi kapsamında hatır indirimi yapılmamasının doğru olduğuna, geçici iş göremezlik zararının tedavi teminatından sayılmasının yerinde olduğuna göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/07/2025 tarih, ...Esas ...Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 84.856,81 TL istinaf karar harcından peşin alınan 22.000,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 62.856,81 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine, 5-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/03/2026 ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.