17. Hukuk Dairesi 2016/4240 E. , 2016/6686 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı, 18.04.2011 tarihinde davalı ...’e ait, sürücü ... araç ile tam kusurlu olarak idaresindeki araca çarptığını ileri sürerek hasar bedeli için 4.
**17. Hukuk Dairesi 2016/4240 E. , 2016/6686 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı, 18.04.2011 tarihinde davalı ...’e ait, sürücü ... araç ile tam kusurlu olarak idaresindeki araca çarptığını ileri sürerek hasar bedeli için 4.755,00 TL, değer kaybı için 2.500,00 TL, araç kazanç için 2.500,00 TL, hasar tespit dosyası masrafları için 329,00 TL olmak üzere toplam 10.084,50 TL kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalılar, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile 9.755,30 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ...’in işleten sıfatına haiz olmadığından aleyhindeki davanın reddine karar verilmiş; karar, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen hasar, araç değer ve kazanç kaybı tazmini istemine ilişkindir. 1086 sayılı HUMK'nin 388 ve 389. maddeleri ile 6100 sayılı HMK'nin karşılık 297/1-2 maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir. Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur. Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunması gerektiği açıktır. Somut olayda, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 9.755,30 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ...’in işleten sıfatına haiz olmadığından aleyhindeki davanın reddine karar verilmiş olup, davacının her bir istemi için hükmolunan tazminat miktarı ayrı ayrı belirtilmemiş olup mahkemece yapılan hesaplamanın nasıl yapıldığı hususlar da açıkça belirtilmemiştir. Sonuç olarak, hüküm fıkrası taraflara yükletilen hak ve sorumluluklar ile infaza elverişlilik yönünden açık olmayıp, taraflar yönünden şüphe ve tereddüt uyandıracak nitelikte olduğundan, bu yön yukarıda açıklanan yasa maddelerine açık bir aykırılık oluşturduğundan (10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararında da belirtildiği üzere) hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ...’un temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...’a geri verilmesine 01/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.