1. Ceza Dairesi 2023/6526 E. , 2024/5179 K. MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2055 E., 2022/1609 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR: Onama İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2022/14854 Esas, 2023/4183 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet B…
**1. Ceza Dairesi 2023/6526 E. , 2024/5179 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2055 E., 2022/1609 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR: Onama İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2022/14854 Esas, 2023/4183 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.07.2023 tarihli ve KD 1-2022/152716 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık ... hakkında, maktüle yönelik eyleminde, maktulden sanığa yönelen haksız bir söz veya davranış bulunmadığından bahisle onama ilamının kaldırılmasına ve katılanlar vekili ile Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanık ... ile maktulün...Çocuk Hastanesi'nde temizlik işçisi olarak birlikte çalıştıkları, maktulün sanık ...'e karşı duygusal bir arzu ve talebinin olduğu, kendisi ile duygusal bir arkadaşlık ilişkisi kurmak istediği, bu durumun sanık ...'in savunmalarının yanı sıra sanık ...'in cep telefonu üzerinde yaptırılan incelemeye ilişkin bilirkişi raporunda yer alan mesaj içerikleri ve mahkeme huzurunda dinlenen tanıkların beyanları ile de doğrulandığı, sanık ...'in mesaj içeriklerinden anlaşılacağı üzere maktulün kendisine ısrarlı bir şekilde yakınlık duymasından rahatsız olduğu, sanık ...'in daha önceden tanımış olduğu, itiraz dışı sanık ...'den maktulü korkutmaları konusunda yardım istediği sanık ...'in de bunu kabul edip sanık ...'in arkadaşı olan diğer sanık ... ile birlikte maktulü, olay tarihinde sanık ...'in de maktulü göstermek suretiyle takip edip maktulün geçiş güzergahında bekleyip Çocuk Hastanesi'nin arka tarafında olan ve olayın gerçekleştiği yer olan boş arazide sanık ... ve sanık ...'in maktul ile karşılaştıkları sırada dosya kapsamında ele geçmeyen bıçakla maktulün yaralanıp öldüğü, sanık ...'in ise hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı anlaşılan olayda; maktulden sanık ...' Yener'e yönelen haksız saldırının ulaştığı boyut dikkate alındığında, asgari düzeyde haksız tahrik indirimi yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı düşüncesiyle Dairemizin sanık ... hakkında verilen onama yönündeki kararında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğu ile REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2022/14854 Esas, 2023/4183 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Sanıklar... ve ...'in fikir ve eylem birlikteliği içerisinde maktul ...’i kasten öldürdükleri sabit olan dosyada yerel mahkemece her iki sanık hakkında kasten adam öldürme suçundan verilen cezadan sanık ...'in makul seviyede haksız tahrik altında müsnet suçu işlediği kabul ederek 12-18 yıllık ceza makasından 15 yıl, sanık ...'ın cezasının da asgari seviyede haksız tahrik altında müsnet suçu işlediği kabul edilerek 18 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı görülmüştür. Yerel mahkemece verilen kararın lehe ve aleyhe İstinaf edilmesi üzerine...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından onaylanmış yine bu kararın lehe ve aleyhe temyiz edilmesi üzerine dairemiz çoğunluğunca onaylanmıştır. Daire çoğunluğumuzun kararına sanıklardan... hakkında haksız tahrik indirimi yapılmasını gerektirecek herhangi bir durum bulunmadığı ve yine sanık ... hakkında ise cezasından asgari seviyede haksız tarih indirimi yapılması gerekirken makul seviyede indirim yapılmak suretiyle her iki sanığada eksik ceza verildiğinden bahisle iştirak olunmamıştır. Şöyleki; Sanık ... maktul ... ile aynı iş yerinde çalışmakta olup maktul ...'in kendisine duygusal yakınlık hissetmesi ve mesaj çekerek taciz etmesi üzerine sanık ...'in kuaföründe çalışan sanık ...’e bu durumu anlatarak yardım istediği ... ile herhangi bir akrabalığı veya yakınlığı bulunmayan ancak kuaförde tanıması nedeniyle yardım talebini kabul eden sanık ...'in arkadaşı diğer sanık ...'a mesaj çekerek kendisiyle birlikte adam dövmeye gideceklerini belirterek çağırdığı sanıkların maktul ile sanık ...'in çalıştıkları hastanenin önüne gelerek maktulü beklemeye başladıkları bu sırada sanık ...’de sopa,...’ta biber gazı bulunduğu dosya kapsamı ile sabittir. Dosyada sanıklar ... ve...'ın beyanları dışında olayın oluş şeklini gösterir herhangi bir tanık yahut teknik delil söz konusu değildir, bu nedenle yerel mahkeme olayın oluş şeklini kabul ederken her iki sanığın beyanlarını ve dosyadaki teknik delilleri dikkate almış sanıklar ... ve...'ın fikir ve eylem birliği içerisinde maktul ...’i öldürdükleri kanaatine ulaşmıştır, bu kanaat dosya kapsamına uygun olup tarafımızca da kabul edilmiştir, karşı oyumuz haksız tahrik indiriminin sanıklar hakkında uygulanıp uygulanmayacağı ve uygulanacak ise herbir sanık için hangi oranda uygulanacağı hususlarındadır. Sanıklar... ve ...'in dosya kapsamında bulunan müdafiili ilk ifadeleri dikkate alındığında sanıkların olay yerine sanık ...'in babasına ait araçta gittikleri maktulün iş yerinden çıkışını bekledikleri mesai bitiş saatinde iş yerinden ayrılan maktulü daha önceden sanık ...’in göstermesi nedeniyle tanıyan sanıkların maktulün iş çıkışını bekledikleri, maktul iş çıkışı yürüyerek uzaklaşırken sanık ...’in arkadan maktule “Seslenip senin kardeşin yok mu sen niye ... ...'e karışıyorsun” şeklinde sözler söyleyip o sırada arkasına sakladığı sopayı çıkartarak maktule sallaması üzerine maktul de cebindeki bıçağı çıkartmış ve kendisine sopayla saldıran sanık ...’e karşı bıçağı sallayarak kendini savunmuştur, ilk aşamada taraflardan herhangi biri diğerine bıçak veya sopayla vuramamış ancak daha sonra maktul kendisinde bulunan bıçağı sanık ...'in karnına vurmak suretiyle ...’i hayati tehlike geçirecek şekilde yaralamıştır. Sanık ...'in maktul tarafından kavga sırasında yaralandığını ve yere düştüğünü gören diğer sanık ... taraflara müdahale ederek maktulün elindeki bıçağın sanık ...'in eline geçmesine neden olmuş ve bu aşamadan sonra sanık ... de maktulden ele geçirdiği bıçağı bir kez vurmak suretiyle kalbinde oluşan yararlanma sonucu maktul ...'in ölümüne sebebiyet vermiştir. Olay öncesinde sanık ...'ta bulunan biber gazının olay sırasında kullanıldığı ve hatta sanık ...'ın da kendi elindeki biber gazından etkilenerek gözlerinin rahatsızlandığı dosya kapsamı ile sabittir. Tüm bu dosya kapsamı birlikte dikkate alındığında sanıklar... ve ...'in kendileriyle bir akrabalık bağı olmayan ... ...'i taciz ettiğini düşündükleri maktul ...'in önünü kesip önce sanık ...'in diğer sanık ...'tan 8-10 metre kadar uzakta kendisinde sopa ve maktulde bıçak olduğu halde vuruşmaya başladıkları sanık ...'ın beyanına göre önce sanık ...'in sopa çektiği bunun üzerine maktulün bıçak çekerek sopayla saldıran ...’e karşılık verdiği vuruşma sırasında ...'in ilk bıçak darbesini yiyerek hayati tehlike getirecek şekilde yaralandığı yere düşmesi üzerine diğer sanık ...'ın müdahale ederek ve elindeki biber gazını maktule de sıkmak suretiyle maktulün elindeki bıçağın düşerek diğer sanık ...'in eline geçmesine sebebiyet verdiği ve bu şekilde her iki sanığın da maktul üzerinde fiili hakimiyet kurdukları maktulün sanık ... tarafından bıçaklanarak ölümüne sebebiyet verdikleri sabit olup olayın oluş şekli, gerçekleşme nedeni sanık ... ile diğer iki sanık arasında herhangi bir akrabalık ilişkisinin bulunmaması ilk saldırgan hareketlerin maktulün yolunu keserek sopayla ona saldırmak şeklinde sanık ...’den kaynaklanması dikkate alındığında ilk kavgada bulunmayan sanık ...'ın olayın oluşumunda haksız tahrik indiriminden faydalanmasını gerektirecek herhangi bir durum bulunmamaktadır. Sanık ...’in ise kendisinin sopayla saldırmasına bıçakla karşılık veren ...'in önce kendisini yaralaması üzerine hayati tehlike geçirilecek şekilde yaralandıktan sonra maktuldeki bıçağı sanık ...'ın da yardımıyla ele geçirip bir kez vurarak maktulü öldürmesi olayında haksız tahrik dengesi olayın bir bütün olarak oluş şekli dikkate alındığında sanık ... lehine asgari seviyede haksız tahrik indirimini gerektirecek nitelikte olup dairemizde sanık ... lehine makul seviyede haksız tahrik indirimi yapılmasının dosya kapsamı ceza adaleti ile bağdaşmadığını düşündüğümüzden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü ile Dairemizin her iki sanık hakkındaki haksız tahrik indirimi ile ilgili çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.