12. Ceza Dairesi 2025/7650 E. , 2026/2279 K. "" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/214 E., 2025/435 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, kara…
12. Ceza Dairesi 2025/7650 E. , 2026/2279 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/214 E., 2025/435 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 11.09.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı gözetilerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 341/2. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız tutukluluk nedeniyle 70.000,00 TL maddi ve 350.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin, davanın yasal süre içinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesiyle bozma üzerine yapılan yargılamada maddi tazminat talebinin reddine ve 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 04.12.2020 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının az olduğuna, maddi tazminat talebinin reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve eksik vekalet ücretine hükmedildiğine ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminatın fahiş olduğuna, ayrıca faiz talebi olmadığından faize hükmedilmemesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/18 Esas, 2020/51 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 07.02.2013 tarihinde tutuklandığı, 07.02.2013-24.03.2014 tarihleri arasında 410 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat kararının 19.02.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın 30.06.2020 tarihinde davacıya, 03.03.2020 tarihinde davacı müdafine tebliğ edildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Mahkemece bozmaya uyma kararı verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması, yasaya aykırı olmakla birlikte ilamda gösterilen esaslara uygun karar verildiği anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Bozmaya eylemli uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekili ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Tazminata esas Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/18 Esas, 2020/51 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 07.02.2013 tarihinde tutuklandığı, 07.02.2013-24.03.2014 tarihleri arasında 410 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat kararının 19.02.2020 tarihinde kesinleştiği, davacının tutukluluğun 07.02.2013-03.05.2013 tarihleri arasında ve 15.01.2014-24.03.2014 tarihleri arasında infaz gördüğü, infaz gördüğü tüm sürenin mahsubuna karar verildiği dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 144/1. maddesinin (a) bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak davacı lehine makul bir miktar maddi ve manevi tazminat tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Osmaniye 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Osmaniye 3. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde karar verildi.