4. Hukuk Dairesi 2011/12369 E. , 2012/17293 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 04/01/2005 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten son…
**4. Hukuk Dairesi 2011/12369 E. , 2012/17293 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 04/01/2005 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eyleme dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı avukat, İstanbul 13.İcra Müdürlüğü'nde iş takibi yaptığı sırada talimat müzekkeresi yazılması ile ilgili olarak icra müdürü ile aralarında yaşanan tartışma esnasında, tartışma ile ilgisi bulunmayan davalı icra müdür yardımcısı tarafından kendisine yönelik etkili eylemde bulunulduğunu belirterek uğradığı manevi zararın davalıya ödetilmesi isteminde bulunmuştur. İcra ve İflas Kanunu'nun 5 maddesinde ''İcra ve İflas dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları,ancak idare aleyhine açılabilir. Devletin, zararın meydana gelmesinde kusurlu bulunan görevlilere rücu hakkı saklıdır. Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır'' hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, davalı icra müdür yardımcısının davacı avukat ... 'e yönelik görevi sırasında haksız eylemi söz konusu olduğuna göre, davanın İcra ve İflas Kanunu'nun 5. maddesine göre Adalet Bakanlığı aleyhine açılması gerekir. Davalı hakkında açıklanan nedenle davanın husumetten reddi yerine işin esasına girilerek karar verilmiş olması doğru bulunmamış, temyiz edilen kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/11/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (M) KARŞI OY YAZISI Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.19/11/2012