T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/808 Esas KARAR NO : 2026/85 DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ : 06/07/2023 KARAR TARİHİ : 10/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dil…
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/808 Esas KARAR NO : 2026/85 DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ : 06/07/2023 KARAR TARİHİ : 10/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle;... .com taraftar token olarak bilinen ve dijital varlıklara sahip olma imkanı sağlayan, dijital uygulama olduğunu, ....com taahhüt vererek kampanyalarla ön satış, ...gibi uygulamalarla token edindiren uygulama ... token de hileli işlemlerle, sözleşme gereklerini ve verdiği taahhütleri yerine getirmeyip davacının mağdur olmasına sebep olduğunu, ....com Ekim 2020 yılında getirdiği "..." uygulamasıyla anlaşma aşamasında olduğu kulüplerle bu kulüplerin tokenları alma imkanı verdiğini, anlaşmaya göre her bir kilitli tokenin karşılığı olan 200 chz için token başına verilecek %15 erken benimseme bonusu 19 Mart 2021 tarihinde hesaplara yatırıldığını, söylenildiğinden beş kat aşağı bir fiyata ... fan tokeni listelendiğini, dolayısıyla uzun süre chz'lerini ...'a kilitleyen binlerce kullanıcının mağdur olduğunu ve zarar ettiğini, yani ... yetkilileri hileli fiillerle kar amacı güderek 50 chz'ye müştekilere sattıkları ... tokenlarını 10 chz'den satışa sürdüğünü, davacının toplam chz paritesiyle ... token aldığını, davacının hesabına 150 adet ...token tanımlanması gerektiğini, davacının ise sadece 30 tane ... token verildiğini, tokenin eksik tanımlandığını, 25 Mayıs 2021 tarihinde saat 14:00'te ... firmasının online kripto borsası olan chiliz.net sitesinde ... coini halka satış için listelediğini, anlaşmaya sadık kalmayıp, 1 adet city tokeni 50 chz karşılığı işleme açmak yerine 10 chz karşılığı satışa açtığı böylece 6 aydır bekleyen müşterilerini mağdur ettiğini, 200 chz karşılığı satılan ..., fiyatta borsaya 10 chz karşılığı girdiğinden, toplamda 20 adet ... vermeleri gerekirken, 4 adet verdiklerini, davacının, satış gününden aylar önce kitlenen kendi... ile 25/05/2021 günü 150 adet ...token alabildiğini, fakat sadece 30 adet ...token verildiğini, dolayısıyla aradaki farkın 120 token olduğunu, tanımlanmayan 120 adet tokenin bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davacıya verilmesinin elzem olduğu, davalının zaman içerisinde token bedellerinde değişiklikler yaparak davacıyı zarara uğrattığını ileri sürerek şimdilik 50,00 doların tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacının Türkiye'de kurulu bir tüzel kişilik olan davalı şirket ile hiçbir ticari ya da tüketici ilişkisi bulunmadığını, davacının Malta'da kayıtlı ... Services Limited unvanlı şirkete yönlendirmesi gerektiğini, bahse konu davadaki hak iddiaları taraf yokluğu sebebi ile usulden reddedilmesi gerektiğini, davalı şirketin, dünya çapında tanınmış spor kulüpleri ile işbirliği içinde olan saygın bir konumda olan bir şirketler grubunun Türkiye iştiraki olduğunu, davacının işlemlerinin davalı şirket tarafından işletilmeyen ....com aldı platformu ve Chiliz platform üzerinde gerçekleştiğini, ....com kullanım koşulları, davacı ile davalı şirket arasında Malta Cumhuriyeti yasalarına göre yönetilecek ve uyuşmazlıklar... Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nde çözüleceğini, bu sebeple davacının Türk Mahkemeleri'nde dava açma hakkı bulunmadığını, sözleşmedeki tahkim şartı nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davalı şirketin ... Services Limited tarafından işletilen ....com platformunu kullanıcılara sunan bir iştiraki olduğunu, ....com'un kullanım koşullarında, kripto varlıkların değerindeki dalgalanmaların ve risklerin olduğu açıkça belirtildiğini, davacının ....com platformu sayesinde elde ettiği kar ile zarar etmediğini, tam aksine kar elde ettiğini, davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının zarar gördüğü iddialarının gerçek dışı olduğunu, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesi gerektiğini, İstanbul ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında görülen davada mahkeme tarafından davalı şirketin pasif husumet yokluğundan reddine karar verildiğini, kripto varlıkların değer artış veya değer azalışı yaşaması sebebi ile ....com adlı platform işletmecisinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, zira davacı tarafa borç veyahut herhangi bir nam altında söz konusu ödemenin yapılmasının borçlunun sebepsiz zenginleşmesine sebep olacağını, belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas ve ...Kararı sayılı kararı ile;"...Davalı tarafından yasal süreler dahilinde HMK'nin 116/1-b maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tahkim ilk itirazında bulunulması neticesinde öncelikle tahkim ilk itirazının incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Taraflar arasındaki sözleşme ve konu itibariyle uyuşmazlığın tahkime elverişli olduğu, tahkime elverişli bir konuda tahkime ilişkin sözleşmede yazılı düzenlemenin mevcut olduğunun tarafların beyanları, cevap ve cevaba cevap dilekçeleri içerikleri itibari ile de sabit olduğu, davacı tarafın dava dilekçesindeki taleplerini taraflar arasındaki sözleşmeye davalının aykırı davrandığı iddiasına dayandırdığı, davacının bu sözleşmenin geçersiz olduğunu yahut yok hükmünde olduğunu ileri sürmesi halinde Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi anlamında dürüstlük kuralına aykırılığın vuku bulacağı, davalı tarafın yasal süre içerisinde sunduğu cevap dilekçesi ile tahkim ilk itirazında bulunduğu, dava konusu uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenmesinin zorunlu olduğu, Mahkememizin işbu dosyasının tanığı olan ...tarafından açılan İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas-...Karar sayılı dosyasında da benzer nitelikte "...4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu ile milletlerarası tahkime ilişkin usul ve esaslar düzenlenmekteyken, bu Kanun'un uygulama alanı dışında kalan uyuşmazlıklar bakımından ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri geçerlidir. Nitekim HMK m.407'de, Milletlerarası Tahkim Kanun'un tanımladığı yabancılık unsuru içermeyen ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği uyuşmazlıklar hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun tahkime ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Her iki kanunda da belirtildiği üzere, tarafların tahkim iradesi karşılıklı olarak açık ve kesin bir şekilde ifade edilmelidir. Yargıtay'ın tahkim iradesinin açık ve kesin olması hususunda ölçüsü ise; tahkim sözleşmesinde/şartında, tahkim iradesinin hiçbir şüpheye yer vermeye ölçüde ortaya konması, hatta mahkeme ibaresinin hiçbir suretle yer almamasıdır. Somut olayda; taraflar arasındaki sözleşmenin 28.4.maddesinde; uyuşmazlıkların çözümünün ...Tahkim Mahkemesinin yetkisinde olduğunun kararlaştırıldığı görülmüştür. Buna göre, tahkim sözleşmesinin geçerliliği için aranan temel unsurlardan geçerli bir tahkim iradesinin şüpheye ve karışıklığa yer vermeyecek şekilde açık ve kesin olarak bulunduğu, yazılı şekil şartına uyulduğu, uyuşmazlığın tahkime elverişli olduğu yani uyuşmazlığın iki tarafın iradesine bağlı işlerden olduğu, tahkim mercinin de net bir şekilde belirlenmiş olması karşısında taraflar arasındaki tahkim şartının geçerli ve uygulanabilir olduğu anlaşılmakla davanın tahkim ilk itirazı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş..." gerekçeleriyle tahkim ilk itirazı nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, Mahkememizde görülmekte olan işbu davaya emsal nitelikteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi'nin 2024/592 Esas-2024/693 Karar sayılı ilamıyla mevcut "...Üstelik davacı bu şartları kabul etmediğine dair ihtirazi kayıt koymamış olup en tanınmış kuluplerin taraftar tokenlerini satan ve birden çok ülkede faaliyet gösteren ....com'un her kullanıcı için ayrı bir yargılama usulü ve mevzuatı kabul etmeyeceği, bir başka ifadeyle tahkim şartının kabul edilmemesi durumunda kullanıcının sisteme katılmasına izin vermeyeceği tahkim şartının geçerli olduğu gerekçeleriyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu anlaşılmakla davacının tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine..." gerekçeler doğrultusunda tahkim şartının geçerli olduğunun kabulünün gerektiği, belirtilen hususlar doğrultusunda usul ve yasaya uygun tahkim ilk itirazı neticesinde, HMK'nin 116/1-b bendi uyarınca uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözülmesi gerekeceğinden, HMK'nin 413/1. maddesi gereğince davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı tarafın usulüne uygun tahkim ilk itirazının mevcut olması nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE..." karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 43.Hukuk Dairesinin 2024/1696 sayılı ve 2025/980 kararı sayılı kararı ile;"...Dava, davalının sözleşmeye aykırı işlemleri nedeniyle token bedellerinde değişiklik yapması sonucu davacının zarara uğradığı iddiasıyla açılan tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince tahkim ilk itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı niteliğinde olup, bu husus mahkemece davanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalı, dava şartının bulunmaması halinde HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmelidir. Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 3. maddesinde; "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlemesine yer verilmiştir. TTK'nın 4. maddesinde ise bu kanundan doğan ve bu madde de belirtilen hukuk davaları, tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari dava; TTK'da düzenlenen bir hususa ilişkin olmamakla birlikte iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren davalar ise nispi ticari davadır. Hükme göre bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, hem davanın her iki tarafının tacir olması hem de uyuşmazlığın iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi gerekir. TTK'nun 5/2. maddesinde bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin görevi dahilinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı, 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağı belirtilmiştir. Yasal düzenleme yapılmadan önce, kripto varlıklara ilişkin sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklardan doğan davalara bakmaya görevli mahkemenin HMK'nın 2. maddesi gereği genel mahkemeler olduğuna ilişkin kararlar verilmiştir. Ancak 26.06.2024 tarihli 02.07.2024 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7518 sayılı Kanun ile Sermaye Piyasası Kanunu'nda değişiklik yapılarak kripto varlıklar, sermaye piyasası aracı kabul edilmiştir. TTK'nın 4/1-f maddesi uyarınca "bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan hususlardan doğan davalar mutlak ticari dava niteliğinde olup, kripto varlıklar ile ilgili yasal düzenlemenin yapılmasıyla birlikte somut uyuşmazlıkta görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Bu nedenle göreve ilişkin kurallar yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiğinden ve kararı veren mahkeme davaya bakmaya görevli olmadığından kararın kaldırılması gerektirmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, kararı veren ilk derece mahkemesinin görevli olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-3 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine..." kararı verildiği, bunun üzerine İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına kaydı yapıldığı görüldü. Edremit...Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Talimat sayılı dosyasının 13/03/2024 tarihli duruşmasında tanık ...'nin "...Davacıyı sadece tanıyorum herhangi bir akrabalığım yoktur, bende aynı konuda davalı şirkete dava açtım, biz ...'i borsaya girmeden önce davalı firmanın sitesinden ön satıştan aldık, bir tanesini 50 CHZ'den aldık, firma borsaya bir tanesini 10CHZ'ye koydu böyleci biz zarara uğradık, davacı da zarara uğramıştır. Yapmış olduğum tanıklık için ücret talebim yoktur. Benim olay hakkındaki bildiklerim bundan ibarettir..." beyanında bulunduğu görüldü. Burhaniye ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasının 06/03/2024 tarihli duruşmasında tanık ...'in "...davacı arkadaşımdır, kendisini bu nedenle tanıyorum. Arkadaşım ... .com sitesinde bulunan reklamı görünce token satın almıştı, arkadaşım...tokenlerinden almıştı. Ancak ne kadara aldığını hatırlamıyorum. Arkadaşımın kaç token aldığını bilmiyorum. Sitede borsaya girme şartı 50 parite idi. Site tarafından parite 10 ile yayınlandı, %80 düşük fiyatla yayınlandı, arkadaşım tokenleri yaklaşık 2,5 yıl önce almıştı, arkadaşımın kazancı %80 oranında düştü, şirketin ofisinin Türkiye'de olduğunu biliyorum. Tanıklık ücreti talebim yoktur..." beyanında bulunduğu görüldü. İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile;"...İstanbul ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile Görevsizlik kararı verildiği, davacının istinaf talebi neticesinde İstanbul BAM 43.HD'nin 2024/1696 Esas - 2025/980 Karar sayılı ilamında Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna kanaat getirilmiş ve dosya mahkememize tevzi edilmiştir. Talep konusu alacağın kripto varlıklara ilişkin sözleşmeden kaynaklı olduğu ve 2 Temmuz 2024 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7518 sayılı kanun ile Sermaye Piyasası Kanununda değişiklik yapılarak kripto varlıklar sermaye piyasası aracı kabul edilmiş ve TTK'nın4/1-f maddesi kapsamına girdiği anlaşılmakla, bu ihtilafın çözümünün Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı gereğince İstanbul 6, 7, 8 ve 9 Asliye Ticaret Mahkemelerinde bulunduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine ve talebin görevli mahkemeye tevzi edilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı uyarınca İstanbul 6, 7, 8 ve 9 Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmesi için dosyanın İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE..." kararı verildiği, bunun üzerine mahkememizin 2025/808 Esas sayılı dosyasına kaydı yapıldığı görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava,sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin alacak davasıdır. HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre Mahkemeler öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir. İstanbul BAM 14.Hukuk Dairesinin 2025/467 Esas, 2025/1303 Karar sayılı ilamında; "...Bu yasal düzenlemeler gereğince, dava şartı arabuluculuk kapsamında kalan ticarî davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK'ın 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle 6325 sayılı HUAK'ın 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, HMK'nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin 115. maddesi hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır..." şeklinde karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın davalının sözleşmeye aykırı işlemleri nedeniyle token bedellerinde değişiklik yapması sonucu zarara uğranıldığı iddiasıyla alacak talep ettikleri, davanın niteliği itibariyle alacak davası olduğu, davanın 7445 sayılı kanunla değişik TTK'nın 5/A-1 maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olan davalardan olduğu, davacının dava dilekçesi ekinde arabuluculuk tutanağı sunmadığı, 20/11/2025 tarihli tensip zaptı ile davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini ibraz etmesi için kesin süre verildiği, iş bu aşamada ellerinde olan belgenin sunulması amaçlandığı ancak davacı vekili tarafından 24/11/2025 tarihinde yeni arabuluculuk başvurusu yapılarak 22/12/2025 tarihli arabuluculuk son tutanağının sunulduğu, dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapılmadığı, dava açıldıktan sonra arabuluculuğa başvurulsa dahi arabuluculuk dava şartının, yargılama aşamasında tamamlanabilir nitelikte olmadığı anlaşılmakla davanın TTK'nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın TTK'nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 732 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 552,10 TL harcın davacıdan tahsiline, Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.306,56-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma yolu ile) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/02/2026 Katip ¸e-imzalıdır Hakim * Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.