8. Ceza Dairesi 2021/18536 E. , 2024/975 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/751 E. 2021/260 K. SUÇ : Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkrasındaki düzenleme gereğince temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden
**8. Ceza Dairesi 2021/18536 E. , 2024/975 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/751 E. 2021/260 K. SUÇ : Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkrasındaki düzenleme gereğince temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Muratlı Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Muratlı Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli kararı ile sanığın atılı suçtan 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Karara karşı sanık tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 09.03.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın suç kastının bulunmadığına, paylaşımda yazdığı sözlerin eleştiri niteliğinde olduğuna, delil yetersizliğine ve diğer nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Dava konusu olay, sanığın ... isimli sosyal medya hesabından paylaşmış olduğu videoda " bakın beyler, Atatürk'e laf söyleyenin Allahını s...kerim bir, Atatürk e laf söyleyenin Allahını s...kerim iki, bu memleket Atatürk'ün sayesinde memleket kardeş, siz kimsiniz ya siz neyin hesabını yapıyorsunuz ulan, neyin hesabını yapıyorsunuz,....havla vela kuvvete Allahuatatürk, Allahuatatürk, kimsiniz lan kimsiniz oğlum, kimsizin. lan, çıkacaksınız karşıma çıkacaksınız lan, delikanlıysanız karşıma çıkacaksınız, kimsiniz lan, kimsiniz, memleketin anasını s..ttiniz, bana yemez kardeş, bana yemez,benim adım ..., ben cemal karadağın oğluyum, adam gibi adam, adam gibi adam ben bu adamın oğluyum adamın oğluyum, bundan sonra varya hesapları hesapları tek tek sormayanın a..ına koyayım lan, Allahınızı s...cem, sizin Allahınız varsa ben ataistim lan ataistim, ben ataistim, siz müslümansanız ben değilim değilim, değilim, değilim lan” şeklinde konuşmasının olduğu ve bu şekilde halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme suçunu işlediğine ilişkindir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen hükümde usule ve esasa aykırılık görülmediğinden sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216 ncı maddesinin üç fıkrasında üç ayrı suça yer verilmiştir. Maddenin birinci fıkrası ile halkın kin ve düşmanlığa alenen tahrik eylemi suç haline getirilirken ikinci fıkrası ile halkın bir kesimini alenen aşağılama, üçüncü fıkrası ile de halkın bir kesimini benimsediği dini değerlerden dolayı aşağılama suçları hüküm altına alınmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun oluşabilmesi için halkın, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesiminin diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa tahrik edilmesi gerekmektedir. 3. 5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen suçun hareket unsuru ise, halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri kamu barışını bozmaya elverişli bir biçimde alenen aşağılamaktır. 4. Sanığın ... hesabında olay ve olgular bölümünde yer alan ifadelerin bulunduğu videoyu paylaşmak şeklindeki eyleminin İslam dinince kutsal sayılan dini değerleri aşağılamaya yönelik olup 5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamındaki suçu oluşturduğu, öğretmen olarak görev yapan sanık hakkında bağlı bulunduğu Tekirdağ İl Milli Eğitim Müdürlüğünce tepki gösterilip suç duyurusunda bulunulması da dikkate alındığında kamu barışını bozmaya elverişli olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrası yerine aynı Kanun'un birinci fıkrasının uygulanması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. 5. Bozma nedenine bağlı olarak suç vasfının 5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında kabul edilmesi ve bu suçun basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle bu hususun mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 09.03.2021 tarihli kararının 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2024 tarihinde karar verildi.