Ceza Genel Kurulu 2014/631 E. , 2016/349 K. "" Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Günü : 14.07.2014 Sayısı : 191-313 Temyiz Edenler : Sanık müdafii, Cumhuriyet savcısı Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık ...'un TCK'nun 109/2, 109/3-a, 266, 62 ve 53/1. maddeleri gereğince 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, Karşıyaka 6. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.01.2009 gün ve 848-49 sayılı hükmün sanı…
**Ceza Genel Kurulu 2014/631 E. , 2016/349 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Günü : 14.07.2014 Sayısı : 191-313 Temyiz Edenler : Sanık müdafii, Cumhuriyet savcısı Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık ...'un TCK'nun 109/2, 109/3-a, 266, 62 ve 53/1. maddeleri gereğince 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, Karşıyaka 6. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.01.2009 gün ve 848-49 sayılı hükmün sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 11.02.2014 gün ve 2861-1412 sayı ile; “...Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mağdurun aşamalardaki anlatımları, sanığın savunmaları, mağdur hakkında düzenlenen adli raporlar, kriminal inceleme raporları içerikleri ve tüm dosya kapsamından, olay sırasında alkollü olan sanığın taksi şoförü olan mağdurun aracına yanında bulunan bir bayanla birlikte bindiği, bir süre yol almalarından sonra bir şey unuttuğunu düşünerek mağdurdan orta refüj üzerinden geri dönmesini istediği, mağdurun kabul etmemesi üzerine aralarında bir tartışmanın yaşandığı ve sanığın üzerinde bulunan iki tabancadan birini mağdurun başına diğerini ise karnına doğru tutarak ölümle tehdit ettiği, yolda giderken elini dışarı çıkararak ateş ettiği, bu sırada mağdurun başına elindeki tabanca ile vurduğunun anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin zaten taksici olup kendisini aracıyla götürmekte olan mağduru hürriyetinden yoksun kılmaya yönelik olmayıp, kendisini istediği yere götürmesini sağlamak amaçlı olduğu, buna göre eylemlerinin silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarını oluşturduğu anlaşıldığından bu suçlardan mahkûmiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği düşünülmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre ise; Sanığa ek savunma hakkı tanınmadan TCK’nun 109. maddesi 2. fıkrası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle CMK’nun 226. maddesine aykırı davranılması, Sanığın suçta kullandığı tabancanın beylik tabancası olması nedeniyle, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın TCK’nun 266. maddesi ile artırılamayacağı gözetilmeyerek fazla tayini” isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiş, Yerel mahkeme ise 14.07.2014 gün ve 191-313 sayı ile; “1-Suç Niteliği Açısından: TCK'nun 106. maddesinde düzenlenen tehdit suçu genel ve tamamlayıcı bir suçtur. Tehdidin bir başka suçun unsuru ya da ağırlaştırıcı nedeni olarak düzenlenmiş olduğu suçun söz konusu olması durumunda TCK'nun 106. maddesinin değil, TCK'nun 42. maddesi gereği olarak, örnek olarak belirtmek gerekirse TCK'nun 102, 103, 116/4, 117/1, 148. maddelerinin uygulanması gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.02.2013 tarih ve 1409-3; 02.10.2012 gün ve 778-1795 sayılı ilamlarında belirtildiği gibi,