(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/1044 E. , 2008/2193 K. "" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.08.2005 gününde verilen dilekçe ile Türk Medeni Kanunu'nun 724.maddesince temliken tescil, karşı dava ile davalı-karşı davacı ... vekili tarafından, davacı-karşı davalı ... aleyhine 17.10.2005 günlü dilekçe ile ecrimisil, manevi tazminat ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın reddine, davacının bina bedeli yönünden t…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/1044 E. , 2008/2193 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.08.2005 gününde verilen dilekçe ile Türk Medeni Kanunu'nun 724.maddesince temliken tescil, karşı dava ile davalı-karşı davacı ... vekili tarafından, davacı-karşı davalı ... aleyhine 17.10.2005 günlü dilekçe ile ecrimisil, manevi tazminat ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın reddine, davacının bina bedeli yönünden tazminat hakkının saklı tutulmasına, karşı davanın reddine dair verilen 12.04.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 724.maddesine dayalı temliken tescil, karşı dava ise yıkım istemlerine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve karşı dava reddedilmiştir. Hükmü, taraflar temyiz etmiştir. Karşı davacının, tapuyla maliki olduğu 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın asıl davacı tarafından yapıldığı sabittir. Bilirkişi raporuna göre de; 1 parsel üzerindeki ... üzerinde bulunduğu taşınmazın tamamlayıcı parçası (mütemümcüzü) haline gelmiş ve taşınmazın mülkiyetine tabi olmuştur. Gerçekten, malzeme sahibi olan asıl davacı Türk Medeni Kanunu’nun 724.maddesinden yararlanarak bina sebebiyle arzın mülkiyetinin kendisine verilmesini dava edebilir. Ancak, bunun için özellikle malzeme malikinin iyiniyetli olması gerekir. Yasanın 724.maddesi anlamında iyiniyetten maksat Türk Medeni Kanunu’nun 3.maddesinde hükme bağlanan subjektif iyiniyettir. Bu kural malzeme sahibinin elattığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesi veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşı bilebilecek durumda olmamasını ya da yapıyı yapmakta haklı bir sebebinin bulunmasını ifade eder. 14.02.1951 tarih 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere olay ve karinelerde durumun özelliklerine göre kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş olduğu açık bulunan malzeme sahibinin Türk Medeni Kanununun 724.maddesinden yararlanarak temliken tescil isteminde bulunması olanaklı değildir. Zira, bu gibi durumlarda kötü niyetin ayrıca karşı tarafça ispatı gerekmez. Somut olayda; asıl davacı, imar uygulaması yapıldığı paftasından görülen 1 parsel üzerindeki yapıyı çapa bağlandıktan sonra inşa ettiğinden, inşaat ruhsatı da 1 parseli değil 15 parsele verildiğinden iyiniyeti söz konusu edilemez. Davacının temliken tescil istemi ile açtığı davanın reddi açıklanan nedenle doğrudur.