davacı avukatı tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.İSTEM:Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında 10/02/2011 tarihli sözleşme imzalandığını, ... Belediyesine ait muhtelif cadde ve sokakların yapım işinin davacı şirkete verildiğini, toplam alanın 155.000 m2 olup, davacı şirkete sözleşmede kararlaştırılan 8. Etap dahilin
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... -...DAVALI : ... - ...DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)DAVA TARİHİ : 03/12/2021KARAR TARİHİ : 02/06/2022GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 04/07/2022Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili, şirketin tescil ve ilan olunduğu 18.07.2011 tarihinden bu yana ... Ambalaj İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi’nin ortağı olduğunu, aynı zamanda müvekkili, Şirket Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü ... ile evli olduğunu, 31.12.2015 tarihinde mahkeme kararı ile boşandığını, daha sonra başka biriyle evlendiğini, bir müddet sonra, müvekkili şirketle ilişiğini kesmek istediğini, şirketin Genel Müdürü olan ..., şirketin faaliyetinin sonlandırıldığını ve işyerinin kapatıldığını, hal böyle iken, müvekkili, Ankara-Rüzgarlı SGM İl Müdürlüğü'nün sunmuş olduğu “4/B Sigortalı Bilgileri“ dökümünden de görüleceğini, halen aktif Bağ-Kur sigortalısı olduğunu öğrendiğini, ilgili Kurum, kendisinden geçmiş yıllara ilişkin ödenmeyen prim borçlarını istediğini, Bu durum sorulduğunuda, Şirket Genel Müdürü olan ... gene aynı şekilde, ''şirketin faaliyetinin sonlandırıldığını ve işyerinin kapatıldığını tekrar ettiğini, böyle bir Bağ-Kur prim borcunun istenmesinin mümkün olamayacağını'' ifade ettiğini, Oysa, Ankara-Rüzgarlı SGM İl Müdürlüğü ve Ticaret Sicili kayıtlarında şirket halen faal göründüğünü, Hal böyle olunca, müvekkilin şirkete karşı güven duygusu sarsıldığını, Bu durum, ortaklık ilişkisinin devamını olanaksız kılan bir durum olduğunu, bir an önce şirket hissesini devretmek istese de, doğru bilgi alamadığından devir gerçekleşmediğini, bu arada müvekkili, yeniden başka biriyle evlendiğini, kendisine yeni bir hayat kurduğunu, şirketle ilgili bilgi vermeme hali süreklilik kazandığını, şirketle ilgili nelerin olduğunu ve nelerin olacağını bilmediğini, bu durum, müvekkilin aile birliğini tehdit eder konuma geldiğini, müvekkilinin tüm bu nedenlerle şirket ortaklığından ayrılmak istediğini belirterek, öncelikle Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilinin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.