1. Hukuk Dairesi 2021/6322 E. , 2023/1992 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki mülkiyetin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre…
**1. Hukuk Dairesi 2021/6322 E. , 2023/1992 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki mülkiyetin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Iğdır ili,Karakuyu köyünde kain 107 ada 63-82 parsel sayılı taşınmazların taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle kanal vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, kanal vasıflı taşınmazların tapuda beyan hanesine DSİ Genel Müdürlüğü şerhi işlendiğini, kanal vasfında bulunan taşınmazların daha önceleri ana parsellerle bir bütün iken kadastro çalışmaları sırasında kanal vasıflı ana parselden ayrı bir parsel numarası aldıklarını, dava konu taşınmazların eski maliklerinden zilyetliklerini satın aldığını,eski maliklere mirasbırakanından kaldığını ileri sürerek davalılar DSİ ve Maliye Hazinesi adına olan taşınmazların iptal edilerek davacı adına tesciline,olmadığı takdirde mülkiyetin tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili; davacının kadastro tespitine itiraz etmemesi nedeniyle kadastronun kesinleştiğini, DSİ'nin 1980 yılında sulama kanalı geçirdiğini ve hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı Hazine; herhangi bir cevap dilekçesi sunmamış olup duruşmada ki beyanında davanın reddini dilemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.07.2018 tarihli ve 2018/270 Esas, 2018/402 Karar sayılı kararıyla; keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve davacı tanıklarının dava konusu taşınmazın bakımı yapılan, ürünü alınan tarım arazisi olduğu, davacı tarafından kanal yapılıncaya kadar kullanımın devam ettiği, tespit tarihinden geriye doğru kanunda belirtilen kazanma süresi ve koşullarının oluştuğu, fen raporunun ekinde yer alan krokide parselin cephe ve hissesi oranındaki A harfi ile gösterilen 107 ada 82 nolu parselin ifrazı sonucu oluşan 107 ada 391 nolu parselde 1539,46 m2’lik kısımdaki taşınmazın davacıya ait olduğu gerekçesiyle mülkiyetin tespitine karar verilmiş,107 ada 63 nolu parselde bulunan taşınmazda davacının zilyetlik hakkının olmadığı ve iddia edilen kanal vasıflı olan dava konusu parselin uzantısındaki parsellerin tapu kaydında davacıya ait tapu kaydına rastlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilniştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar