3. Ceza Dairesi 2012/24647 E. , 2013/21313 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Beraat Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağında, dava konusu yerin güneyinin orman ve arazi, doğusunun arazi, batısının devlet ormanı ve yol, kuzeyinin 16/4/2006 tarihli tutanağa konu yer olduğunun yazılı bulunmasına, bozmadan önce 10/9/2007 tar…
**3. Ceza Dairesi 2012/24647 E. , 2013/21313 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Beraat Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağında, dava konusu yerin güneyinin orman ve arazi, doğusunun arazi, batısının devlet ormanı ve yol, kuzeyinin 16/4/2006 tarihli tutanağa konu yer olduğunun yazılı bulunmasına, bozmadan önce 10/9/2007 tarihinde yapılan keşifte bilirkişi tarafından tespit edilen hudutların da ayni olmasına, yerin 1980 tarihli memleket haritasında yeşil boyalı çam ve çalılıklarla kaplı orman sahasi içinde, 1995 tarihli amenejman haritasında da bozuk kızılçam ağaçları ve diğer yapraklı ağaçlarla kaplı orman sahası içinde kaldığının, ormanın devamı niteliğinde ve orman ile bütünlük arzedip toprağının taşlı, üzerinde ana kayalar bulunduğunun, üzerindeki pırnal meşe ve sistüs çalılarının 2004 yılı 3. ayında baltayla traşlama olarak kesilerek açıldığının, kesilen emvalin dip kökleri ile artıklarının sahada bulunduğunun, dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olduğunun tespit edilmesine karşılık bozma ilamından sonra 22/10/2010 tarihinde yapılan keşifte bilirkişi heyetinin düzenlediği raporda doğu ve güneyinin Ayşe Kardeş zeytinliği, batısının Selma Akay zeytinliği, kuzeyinin orman olduğunun, dava konusu yerin batı ve güney komşuları olan zeytinliklerle ayni vasıfta bulunduğunun belirtilmesine, daha önce düzenlenen bilirkişi raporunda yerin rapor eki haritalarda elle işaretlenip hava fotoğrafları ve en eski tarihli memleket haritasının uygulanmaması, bilgisayar ortamında çalışılmaması nedeniyle yapılan değerlendirmenin sağlıklı olmadığının, yerin 1963 tarihli en eski ve 1980 tarihli memleket haritalarında üzerinde bitki örtüsü rumuzu bulunmayan beyaz renkli alanda, 1996 tarihli amenejman haritasında büyük bölümünün ziraat rumuzlu alanda, kısmen BÇz-BMBt rumuzlu bozuk kızılçam, bozuk meşe baltalık alanda kaldığının, hava fotoğraflarında da üzerinde bitki formu bulunmayan açık renkli alanlar içinde kalıp eğimin %12'den fazla olmasına karşılık toprak muhafaza karakteri taşımayıp ormanı karakterize eden bulgulara rastlanmadığının, sahada orman bitki örtüsü bulunmadığı gibi buna ait köy, gövde kalıntısı ve humus bakiyesine de rastlanmayıp evveliyatı itibariyle orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirtilmesine, ilk keşifte eski tarihli memleket haritası ile hava fotoğrafları uygulanmamakla birlikte bilirkişi tarafından arazi özelliklerinin saha üzerinde tespit edilmiş olup buna göre son raporla aralarında çelişkiler bulunmasına göre keşiflerin yapıldığı tarihler de dikkate alınarak bilirkişilerden bu hususlarla ilgili ek raporlar alınmasından ve raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesinden, gerekirse farklı bilirkişilerle mahallinde yeniden keşif yapılmasından sonra bilirkişi raporlarında amenejman haritasında yerin bir bölümünün orman alanında kaldığının belirtildiği de nazara alınarak, tüm teknik ve fiziksel özellikleri itibariyle dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının şüpheye yer vermeyecek şekilde tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş katılan idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca talebe aykırı olarak BOZULMASINA, 23/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.