13. Hukuk Dairesi 2013/19198 E. , 2013/21602 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi İHBAR OLUNANLAR:1-Melahat Mutış 2-Hidayetü Canbulat 3-Nurettin Canbulat 4-... Canbulat 5-Nezahat Moğulkoç vekili avukat Oğuz Büyktanır Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Dava…
**13. Hukuk Dairesi 2013/19198 E. , 2013/21602 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi İHBAR OLUNANLAR:1-Melahat Mutış 2-Hidayetü Canbulat 3-Nurettin Canbulat 4-... Canbulat 5-Nezahat Moğulkoç vekili avukat Oğuz Büyktanır Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, taraflar arasında imzalanan protokol gereğince ... İlçesi 27873 ada 10 nolu parselde yapılacak binanın yapı kullanma izin belgesi alınmasından itibaren 3 ay içinde davalının 20.000.00 TL ödemeyi taahhüt ettiğini, 20.02.2007 tarihli protokolde kararlaştırılan edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının ödeme yapmadığını, taahhüt edilen paranın tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının aleyhine yapılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, takibe dayanak yapılan protokolü imzaladığını hatırlamadığını, ... İlçesi 27973 ada 10 nolu parselde payının olmadığını, arsa sahipleri ile davacı arasında 27.03.2007 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmeden önce imzalandığı iddia edilen protokolde sözleşmeye bir atıf yapılmadığını ve iddiaların sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğunu savunarak haksız olarak açılan davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, taraflar arasında düzenlenen protokolle davalının borç altına girdiğini, protokol altındaki imzayı kabul ettiğini ve kararlaştırılan edimlerini yerine getirmediğini iddia ederek eldeki davayı açmıştır. Davalı, protokolü imzaladığını hatırlamadığını, arsa maliki olmadığını, protokolden sonra arsa sahipleriyle sözleşme yapıldığını ve sorumluluğun arsa sahiplerine ait olduğunu savunmuştur. Mahkemece davalının taşınmazda malik olmadığı, arsa malikleri ile davacı arasında sözleşme yapıldığı ve arsa sahiplerinin davalıya vekalet veya temsil yetkisi vermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında imzalanan ve imzası açıkça inkar edilmeyen 20.02.2007 tarihli protokolde " ... imarın 27973 Ada 10 nolu parselinde yapılacak binanın yapı kullanma izin belgesi alındığı tarihten 3 ay sonra ... 'ne 20.000 YTL mimar ... nezaretinde ödeyecektir. Bu yukarıdaki yazılı mebla arsa sahipleri ile yapılan paylaşma sonucunda müteahhitin alacağı rakamdır" şeklinde düzenleme yapılmıştır. Protokolün bu hükümlerine göre davalı taşınmazın yapı kullanma izin belgesi alınmasından itibaren 3 ay içinde 20.000.00 TL ödemeyi taahhüt etmiştir. Bu taahhüt ile ilgili olarak başka bir şart düzenlenmemiş ve başka bir sözleşmeye atıf yapılmamıştır. Davacı, geçerli olan protokol gereğince kararlaştırılan edimlerini yerine getirmiş olup davalı protokol gereğince taahhüdünden sorumludur. Hal böyle olunca; davalının imzalanan protokol gereğince sorumlu olduğu gözetilerek açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksine düşünce ve yanlış gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.