14. Hukuk Dairesi 2016/4935 E. , 2019/408 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.06.2015 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil (temliken tescil) talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incele…
**14. Hukuk Dairesi 2016/4935 E. , 2019/408 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.06.2015 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil (temliken tescil) talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı vekili, davalı Belediyenin 23.12.2003 tarih ve 279 sayılı Encümen kararı ile mülkiyeti kendisine ait olan ... Mahallesi 4494 ada 5 parsel sayılı taşınmazı davacıya sattığını, davacının ihale bedelinin tamamını ödediğini, davacının bu parsel üzerine yine davalı belediyeden aldığı 18.06.2003 onay tarihli, 4013-2003-22 numaralı ruhsat ile ... dahil 3 katlı bir dükkan yaptığını, davalının söz konusu tapuyu davacıya devretmemesi üzerine tapu iptal ve tescil davası açtığını, mahkemece davanın kabul edildiğini, fakat temyizen yapılan incelemede kararın bozulduğunu ve yeniden yapılan yargılamada ihaleye yönelik encümen kararının belediye meclis kararına dayanmaması sebebiyle davanın reddedildiğini ve kesinleştiğini, davacının iyi niyetli, binanın arsadan bir kaç kat değerli olduğunu, bu yüzden tapunun iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı vekili,daha önce bu parsele ilişkin tarafları ve konusu aynı olan tapu iptal ve tescil davası açıldığını, bu yüzden kesin hüküm bulunduğunu, temliken tescil şartlarının oluşmadığını, davacının taşınmazı satın almayıp kiraladığını, o sebeple taşınmaz üzerinde bina yaparken iyi niyetli olamayacağını, bu tür davaların konusunun özel mülkiyete konu taşınmazlar olduğunu, belediyeye ait bir taşınmazın temliken tescile konu olamayacağını o yüzden davanın reddini savunmuştur. Mahkemece dava konusu yer kamu malı olduğundan davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. TMK’nın 684 ve 718. maddeleri hükümleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, yasa koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi TMK’nın 722, 723. ve 724. maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekecektir. Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde malzeme sahibinin iyiniyetli olması yanında diğer bazı koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir.