11. Ceza Dairesi 2022/9965 E. , 2023/8337 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/4592 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : Adnan Demirci SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA B
**11. Ceza Dairesi 2022/9965 E. , 2023/8337 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/4592 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : Adnan Demirci SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2021 tarihli ve 2021/6246 Soruşturma, 2021/7679 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 01.07.2021 tarihli ve 2021/4592 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 01.07.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.09.2022 tarihli ve 2021/25164 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB-2022/120768 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB-2022/120768 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki ...nin 20/05/2020 tarihli suç duyurusu dilekçesinde özetle, İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/429 sayılı dosyası kapsamında...Ceza İnfaz Kurumu 6. nolu yerleşkesinde tutuklu kaldığı dönemde aynı koğuşta bulunan ve başka suçtan hükümlü olarak bulunan ... ... adlı kişinin Millî İstihbarat Teşkilatından olduğunu ve kendisini tahliye edecek güçte olduğunu, kendisinin dosyaya ulaşıp incelettiğini, mevcut delillerle en az 3-5 yıl tutuklu kalabileceğini, kendisini başka kimsenin tahliye ettiremeyeceğini, istediği bedelin ödenmesi halinde ise derhal ... bırakılacağını belirtmek suretiyle 27/05/2019 tarihinde 20.000,00 Türk lirası, 31/05/2019 tarihinde ise 150.000,00 USD'yi çalışanı olan... hesabından şüphelinin hesabına gönderdiği somut olayda, şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca, iddianın herhangi bir suça vücut vermediğinin anlaşıldığı ayrıca söz konusu taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukukî ihtilaf niteliğinde olduğu ve hukuk mahkemelerinde çözülebilecek niteliğinde olduğu, suçun unsurları bakımından dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, failin bir kişiyi kandırabilecek nitelikte hileli hareketlerle hataya düşürüp onun ve başkasının zararına kendi veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlaması gerekmektiği, somut olayda ortaya çıkan zarar da bu eylemlerin aldatıcı özelliği bulunmamadığı, şüphelinin eylemlerinin içerisinde iradeyi fesada uğratacak ve dolandırıcılık suçundaki hile yani nitelikli yalan unsurunu oluşturacak bir hareket bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müştekinin aynı zamanda suç konusu eylem nedeniyle uhdesinden çıkan paranın tahsili amacıyla icra takip işlemlerine başvurabileceği ve beraberinde ceza hukuku anlamında suç konusu iddialara ilişkin olarak şikâyet hakkını kullanabileceği, bu doğrultuda müştekinin, şüphelinin iddia konusu vaatleri ile ilgili şüpheli hesabına gönderdiği miktarların tahsili amacıyla İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün 2020/25810 esasına kayıtlı icra takip dosyasının mevcudiyetinin bahse konu nitelikli dolandırıcılık iddialara ilişkin olarak olaya hukukî ihtilaf boyutu kazandıramayacağı, somut olaya benzer suç tiplerinde olayın aydınlatılmasına yönelik olarak etkili ve yetkin bir araştırma ve soruşturma yapılmasının gerekliliği karşısında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/36520 sayılı soruşturma dosyasında bilgi sahibi sıfatıyla beyanı alındığı anlaşılan...'in " ... ...'a yapılan ödemeye ilişkin olarak Adnan Bey, o tarihte Avukatlardan Canip Bey ile Başka Hanım'a haber göndermiş, ... adlı şahsa 20.000,00 Türk lirası ve 150.000,00 USD ödeme yapılması gerektiğini iletmiştir. Başak Hanım tarafından hesabıma iletilen bu meblağları 27/05/2019 tarihinde 20.000,00 TÜrk lirası, 31/05/2019 tarihinde ise 150.000,00 USD olmak üzere bizzat banka kanalı ile ... hesabına gönderdim. ... Yalnızca Başak Hanım'dan duyduğum kadarıyla bu ödemeler Adnan Bey'in tahliye edilmesi için talep edilmiştir ... " şeklindeki beyanlarının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda hiçbir şekilde değerlendirilmediği,...'in beyanlarında bahsi geçen ...n tanık sıfatıyla ifadesine başvurulması, müşteki vekilinin kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazlarını içeren 31/05/2021 havale tarihli itiraz dilekçesi ekinde ibraz ettiği ve incelemesini talep ettiği ancak soruşturma aşamasında hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmayan, şüpheliye ait *** *** **** numaralı hat ile müştekiye ait *** *** **** numaralı hat arasında 11/02/2020 ve 04/03/2020 tarihleri arasında gerçekleşen telefon görüşmelerine ilişkin kayıtlar ile ilgili gerektiğinde alanında uzman bilirkişi marifetiyle rapor aldırılarak görüşmelerin çözümlenmesinin yaptırılması ve başkaca tespit edilebilecek delillerin temin edilmesinden sonra, sonucuna göre, şüphelinin hukukî durumlarının tespit ve tayini gerekirken, yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ...nin başka bir suç soruşturması kapsamında...Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunduğu sırada tanıştığı ... ... isimli kişi aracılığıyla kendisini Milli İstihbarat Teşkilatı görevlisi olarak tanıtan şüpheliyle irtibat kurduğu ve tahliyesine aracılık etmesi karşılığında bu kişiye çalışanı...'in hesabından 20.000,00 TL ve 150.000,00 USD gönderdiğinin iddia olunması ile şüpheli ...'ın bahse konu paranın şikâyetçiden olan alacağına karşılık kendisine gönderildiğini ve şikâyetçinin aynı iddialarla İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2020/25810 sayılı dosyası üzerinden hakkında icra takibi başlattığını beyan etmesi karşısında; İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2020/25810 sayılı icra dosyası incelenerek aslı gibidir onaylı bir suretinin fiziken soruşturma dosyasına eklenmesi, şikâyetçinin dilekçesinde ismi geçen ... ..., çalışanı... ile avukatı ...n açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması, şikâyetçi ve şüpheliye ait telefonlar arasında 01.01.2020-31.03.2020 tarihleri arasında gerçekleştirilen görüşmelere ilişkin HTS kayıtlarının temin edilmesi ile şikâyetçi vekili tarafından dosyaya ibraz edilen şüpheli ve şikâyetçi arasındaki telefon görüşmelerine ilişkin ses kayıtlarını içerir CD üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, şüpheli tarafından şikâyetçiye borç olarak verildiği iddia olunan parayla ilgili olarak elinde herhangi bir bilgi veya belge bulunup bulunmadığı hususunun şüpheliden sorulmasından sonra, sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken; taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve şüphelinin eylemlerinin içerisinde iradeyi fesada uğratacak ve dolandırıcılık suçundaki hile yani nitelikli yalan unsurunu oluşturacak bir hareket bulunmadığı, şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 01.07.2021 tarihli ve 2021/4592 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2023 tarihinde karar verildi.