Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5244 E. , 2024/4103 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5244 Karar No : 2024/4103 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Aydın İli, Söke
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5244 E. , 2024/4103 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5244 Karar No : 2024/4103 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Aydın İli, Söke İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 1.125,22 metrekarelik kısmının şantiye alanı olarak kullanılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 01/08/2017-04/12/2017 tarihlerine ilişkin 140.652,50-TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesi amacıyla adına düzenlenen 22/12/2017 tarihli ecrimisil ihbarnamesi ile söz konusu ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine dair Söke Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; olayda ecrimisil tahakkuk işleminin gerekli araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın sadece 2017 yılına ilişkin yol ve benzeri umuma ait yerlerin işgali halinde alınması öngörülen işgal harcına dair tutar üzerinden tespit ve takdir edildiği, ancak işgal harcı ile ecrimisilin tahakkukunu gerektiren durumlar aynı mahiyette olmadığı gibi hesaplanma yöntemlerinin de farklılık arz ettiği, dolayısıyla ecrimisil tespit ve takdir edilirken bahsedilen şekilde araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın sadece işgal harcı için belirlenen tutarın esas alınmasının olanaklı olmadığı, nitekim buna imkan veren herhangi bir yasal düzenleme de bulunmadığı, ayrıca işgal edildiği tespit edilen taşınmazla ilgili olarak taşınmaz tespit tutanağı düzenlendiği tarihten itibaren geriye dönük şekilde ecrimisil tahakkuk ettirilmesi mümkün iken olayda taşınmaz tespit tutanağı 27/11/2017 tarihli olmasına ve Mahkemelerince yapılan ara kararına verilen cevabın ekinde sonraki tarihli taşınmaz tespit tutanağı sunulmamasına karşın uyuşmazlık konusu ecrimisilin bir kısmının (01/08/2017-27/11/2017) geriye dönük, diğer kısmının (27/11/2017-04/12/2017) ise ileriye yönelik olacak şekilde 01/08/2017-04/12/2017 dönemine ilişkin tahakkuk ettirildiği bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinde ve anılan ihbarnameye karşı yapılan itirazın reddine ilişkin işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı, davalı idare tarafından ara karar cevabının ekinde anılan taşınmazdaki işgalin 27/11/2017 tarihinden sonra da devam ederek 04/12/2017 tarihinde sona erdiği ve bu nedenle uyuşmazlık konusu ecrimisilin 01/08/2017-04/12/2017 dönemine ilişkin tahakkuk ettirildiği ileri sürülmekte ise de, bu husus uyuşmazlık konusu taşınmazla ilgili olarak düzenlenen (27/11/2017 tarihli tutanak dışında) sonraki tarihli başka bir taşınmaz tespit tutanağıyla somut olarak ortaya konulmadığından ve işgal devam etse dahi ecrimisilin, dayanağı olan taşınmaz tespit tutanağının düzenlendiği tarihten sonraki döneme ilişkin tahakkuku (yeni bir taşınmaz tespit tutanağı düzenlenmediği müddetçe) hiçbir şekilde mümkün olmadığından davalı idarenin bu iddiasına da itibar edilmemiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemlerin dayanağının ... tarih ve ... sayılı encümen kararı olduğu, ecrimisil hesabına esas alınan son tarihin 04/12/2017 olduğu, bu tarihin 12/12/2017 tarihli encümen kararından önce olduğu, geleceğe dönük yapılmış bir tahakkuk işlemi olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 75. maddesinde; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmüne yer verilmiştir. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde; "ecrimisil", Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın İdarece talep edilen tazminatı; "fuzuli şagil" ise, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili idarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır. Anılan Yönetmelik hükümlerine dayanılarak çıkarılan 20/08/2011 tarih ve 28031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle 20/08/2011 tarihinde yürürlüğe giren 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin Tespit ve Takdir Edilmesi" başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında; "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." düzenlemesi yer almıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Kanun'un 266. maddesinde; "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" hükmü yer almaktadır. Dava dosyasının incelenmesinden; Aydın İli, Söke İlçesi, Yenikent Mahallesi, 1361 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın 1.125,22 metrekarelik kısmının şantiye alanı olarak kullanılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 01/08/2017-04/12/2017 tarihlerine ilişkin 140.652,50-TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesi amacıyla adına düzenlenen 22/12/2017 tarihli ecrimisil ihbarnamesi ile söz konusu ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine dair Söke Belediye Encümeninin 13/03/2018 tarih ve 2018/229 sayılı kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İdare Mahkemesince dava konusu işlemin dayanağına ilişkin düzenlenen tutanağın ara karar ile davalı idareye sorulması üzerine, söz konusu işlemlerin dosyada yer alan 27/11/2017 tarihli tutanağa istinaden düzenlendiğinin bildirildiği, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin ise tutanakta işgalin başlangıç tarihi olarak gösterilen 01/08/2017 tarihinden başlamak suretiyle 04/12/2017 tarih aralığını kapsadığının anlaşıldığı, oysa söz konusu tutanağın düzenlendiği tarihten sonrası için yani geleceğe yönelik olarak ecrimisil hesaplaması mümkün olmadığından, dava konusu ecrimisil tahakkuk işleminin 01/08/2017-27/11/2017 tarihleri arasındaki dönem için tesis edilmesi gerektiği, bu nedenle de Mahkemece yapılacak incelemenin bu tarihler arasındaki döneme ilişkin olarak yapılması gerektiği açıktır. Ayrıca davalı idarece dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin Söke Belediye Meclisince belirlenen 2017 yılına ait 2464 sayılı Kanun'un maddelerine istinaden vergi ve harçlar tarifesinin; "işgal harcı" başlıklı "G-3" alt bendinde yer alan yol ve benzeri umuma ait yerlerin işgali halinde alınması öngörülen işgal harcına dair tutar üzerinden tespit ve takdir edildiği görülmüşse de, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca ecrimisil hesaplanmasında uyulması gereken usul ve şartlar belirlenmiş olup, yapılacak hesaplamada söz konusu mevzuat hükümlerindeki usullere uyulmak suretiyle inceleme yapılması gerekmektedir. Bu durumda, İdare Dava Dairesince gerekirse keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tahakkuk ettirilen ecrimisil ihbarnamesinin usulüne uygun olarak hesaplanıp hesaplanmadığının ve 01/08/2017-27/11/2017 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak ödenmesi gereken bedelin hesaplanması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.