9. Ceza Dairesi 2021/12895 E. , 2024/6397 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü …
**9. Ceza Dairesi 2021/12895 E. , 2024/6397 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2016 tarihli ve 2016/4 Esas, 2016/35 Karar sayılı kararı ile baldızı olan mağdureye lise 1. sınıfa giderken elleri ile mağdurenin elbisesinin içinden göğüslerine dokunduğu, sarıldığı, kalçasına dokunduğu, bu eylemlerin 2015 yılı Nisan aylarına kadar ara ara devam ettiği kabul edilerek sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103/1-2. cümle, 3-c, 43/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna ve gerçekle örtüşmediğine, annesinin beyanlarıyla da örtüşmediğine, daha önceden psikolojisi bozuk olan mağdur hakkında Adli Tıp Kurumundan beyanlarına ilişkin rapor alınması gerektiğine, mağdurun eylem iddiasına rağmen sanığın ikametine gidip normal şekilde çocuğu ile oynamaya devam ettiğine, eksik araştırmaya, mahkeme gerekçesinin yetersiz olup suçun işlendiğinin sabit olduğunu göstermediğine, tanık beyanlarının alınmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince de sanığın beraatine karar verilmesi talebine ve sair hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE Olayın intikal şekli, mağdure beyanları, tanık ve şikayetçi beyanları, savunma, alınan raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; şikayetçinin, mağdurenin halüsinasyon gördüğüne dair beyanları dikkate alınarak mağdurenin olay tarihinden önce psikolojik tedavi görüp görmediğine dair tıbbi kayıtlarının bulunup bulunmadığı da sorularak beyanlarına itibar edilip edilmeyeceğine dair rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması; IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçe ile uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2024 tarihinde karar verildi.