Başvuru, hisseli olarak malik olunan taşınmaz üzerinde imar mevzuatına aykırı olarak inşa edilen ancak imar affından yararlandığı ve konut olarak kullanıldığı belirtilen yapıların imar planlarına göre toplu konut alanında kalması nedeniyle yıkılmasına karar verilmesine rağmen yapı bedelinin ödenmediği iddiasıyla açılan davanın reddedilmesi sebebiyle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, hisseli olarak malik olunan taşınmaz üzerinde imar mevzuatına aykırı olarak inşa edilen ancak imar affından yararlandığı ve konut olarak kullanıldığı belirtilen yapıların imar planlarına göre toplu konut alanında kalması nedeniyle yıkılmasına karar verilmesine rağmen yapı bedelinin ödenmediği iddiasıyla açılan davanın reddedilmesi sebebiyle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 25/6/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 24/12/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 11/1/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 9/2/2016 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, murisleri İ.Ç.den veraseten intikal eden, Ankara ili Altındağ ilçesi Yenidoğan Mahallesi 6867 ada 7 parsel sayılı 363 m² yüz ölçümlü taşınmazın 175/726 hissesinin maliki olup taşınmaz üzerinde ayrıca bir adet iki katlı, bir adettek katlı olmak üzere konut amaçlı kullanılan yapılar bulunmaktadır. Başvurucuların hissedarı olduğu taşınmazı da kapsayan alanda Ankara Büyükşehir Belediyesinin (Büyükşehir Belediyesi) 26/10/2001 tarihli ve 560 sayılı kararıyla kabul edilen1/5000 ölçekli Eski Altındağ Kentsel Dönüşüm Projesi nazım imar planı ile bu plana göre Altındağ Belediyesinin (Belediye) 27/9/2002 tarihli ve 350 sayılı kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli Eski Altındağ Kentsel Dönüşüm Projesi etap imar planı, Büyükşehir Belediyesinin 3/2/2003 tarihli ve 1671-6962 sayılı kararı ile onaylanmıştır. Bu kapsamda Belediye, 23/9/2004 tarihli ve 1186/1143 sayılı kararı ile 1/1000 ölçekli Eski Altındağ Kentsel Dönüşüm Projesi etap imar planına dayalı olarak hazırlanan 81460 sayılı parselasyon planını onaylamıştır. Onaylanan parselasyon planına göre başvurucuların hissedarı bulunduğu 6867 ada 7 parsel sayılı taşınmaz 23651 ada 1 parsel sayılı imar parseline isabet etmesine rağmen başvuruculara ait 87,5 m² lik hisse 23655 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 40 m², 23656 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 41 m² ve 23659 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 6 m² olacak şekilde tahsis edilmiştir. Parselasyon planına dayalı olarak başvuruculara ait hisselerin yerinde korunmayıp başka imar ada ve parsellerine şuyulandırılması üzerine 6867 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan başvuruculara ait konut amaçlı kullanılan yapılar yıkılmış ve kentsel dönüşüm projesi imar planlarına göre toplu konut sahasında kalan bu alanda Belediye ile Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) arasında akdedilen sözleşmeye istinaden konutlar inşa edilmiştir. Başvuruculardan Sevim Çınar, 6867 ada 7 parsel sayılı taşınmazla ilgili 81460 sayılı parselasyon planının iptali istemiyle Belediye aleyhine 4/7/2006 tarihinde Ankara İdare Mahkemesinde iptal davası açmıştır. Mahkemenin 17/9/2008 tarihli ve E.2006/1700, K.2008/2027 sayılı kararı ile başvuruculara ait hisselerin isabet ettiği 23651 ada 1 parsel sayılı taşınmazda korunarak toplu konut uygulaması için kat karşılığı veya farklı anlaşmalar temin edilmesi gerekirken başka ada ve parsellere bölünerek hisse tahsis edilmesinin imar mevzuatına aykırılık taşıdığı, başvurucuların hissedar olduğu 6867 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 23651 ada 1 sayılı imar parselinin altlığına isabet ettiği, başvuruculara ait hisselerin öncelikle bu parselde tahsisinin zorunlu olduğu ve parselasyon planında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Temyiz üzerine Danıştay Altıncı Dairesinin 12/11/2012 tarihli ve E.2009/1431, K.2012/5863 sayılı kararı ile ıslah imar planı bulunan bölgelerde 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanunu'nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun'a göre parselasyon işlemi tesis edilebileceği, somut olayda parselasyon işleminin dayanağı 1/1000 ölçekli imar planı uyarınca 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun maddesi uyarınca parselasyon işlemi yapılması gerektiği, bu nedenle 2981 sayılı Kanun uyarınca yapılan parselasyon işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı ve dava konusu işlemin iptali yönündeki kararın sonucunda isabetsizlik görülmediği belirtilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir. Karar düzeltme istemi ise aynı Dairenin 29/4/2014 tarihli ve E.2013/5570, K.2014/3441 sayılı ilamıyla reddedilmiştir. Öte yandan parselasyon işleminin iptali için Ankara İdare Mahkemesinde dava açılmasından sonra, Belediye Encümeninin 28/3/2007 tarihli 280 sayılı kararı ile imar planları tamamlanan ve 81460 nolu imar planında kentsel dönüşüm projesi kapsamında kalan 23651 ada üzerindeki başvurucuların murisine ait yapının yıkılıp boşaltılması ve tapuluarazinin Belediyeye devredilmesi karşılığında, TOKİ'nin yapacağı konutlardan Belediyeye ait olan dairelerin kura çekimi sonucunda 81 m² lik arsanın karşılığı olan bedel ile 275 TL enkaz bedelinin daire bedelinden düşülerek başvurucuların murisi adına daire tahsisi yapılmasına karar verilmiştir. Yine, Belediye Encümeninin 26/3/2008 tarihli ve 202 sayılı kararı ile Belediye Meclisinin 7/6/2006 tarihli ve 533 sayılı kararına istinaden, imar planı tamamlanan bölgelerde mülkiyeti tam veya hisseli olarak Belediyeye ait bulunan parsellerinde ve bu parseller arasında kalan ucuz konut alanları imar yolları, park alanları, pazar yeri ve rekreasyon alanları üzerinde bulunan gecekondulardan tapulu olan veya tapusuz olup da 22/5/1986 tarihli ve 3290 sayılı, 18/5/1987 tarihli ve 3366 sayılı Kanunlar ile değişik 2981 sayılı Kanun'a göre imar affı müracaatları bulunanlara, 2981 sayılı Kanun'un 3290 ve 3366 sayılı Kanunlar ile değişik maddesinin (b) bendi ve 24/4/2001 tarihli ve 4650 sayılı Kamulaştırma Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un maddesine göre kamulaştırma bedeli ödenerek kamulaştırılmalarına; tapulu veya tapusuz olup da belirtilen mevzuat hükümlerine göre imar affı müracaatları bulunmayan gecekondu sahiplerinin mağduriyetlerinin giderilmesi içinise enkaz bedeli ödenmesine karar verilmiştir. Ayrıca, Belediye Encümeninin 11/3/2009 tarihli ve 316 sayılı kararı ile Belediye Meclisinin 2/12/2008 tarihli ve 537 sayılı kararında belirtilen şartlara istinaden, başvuruculara tahsis edilecek 23647 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan 1-6 blok, kat 29 nolu ve kat 32 nolu dairelerin bedeli olan 000 TL'den, yapıların enkaz bedeli ve başvurucuların 23587 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki 40 m² lik tapulu hissenin bedeli olan toplam 4754 TL düşülerek geriye kalan 525 TL'nin peşin vadeli seçeneğe göre ödenmesi suretiyle tahsis yapılması karşılığında tüm hakların belediyeye terk edilmesi suretiyle uzlaşılması hususunda karar alınmıştır. Başvurucular hissedarı oldukları 6867 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve konut amaçlı kullanılan yapılar için 2981 sayılı Kanun kapsamında imar affı başvurusunda bulunulduğuna ilişkin tespit, müracaat ve değerlendirme formları, emlak vergisi ödendiğine dair ödeme makbuzları bulunmasına rağmen yalnızca enkaz bedeli teklif edilerek yıkım kararı alındığını, yapıların bedelinin ödenmediğini belirterek yapıların kamulaştırmasız el atılması suretiyle yıkılması nedeniyle şimdilik 000 TL yapı bedelinin faiziyle birlikte tahsili istemiyle Belediye aleyhine 2/11/2009 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmışlardır. Yargılama aşamasında davalı Belediyece yargı yolu itirazında bulunulmuş, itiraz Mahkemece 10/11/2010 tarihinde reddedilmiştir. Davalı Belediyenin olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ilişkin dilekçesi üzerine Danıştay Başsavcılığının 17/12/2010 tarihli kararıyla olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ve dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 4/7/2011 tarihli ve E.2011/9, K.2011/142 sayılı kararıyla somut olayda idarenin 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında bir işleminin bulunmadığı, davanın 2942 sayılı Kanun'un maddesinde işaret edilen bedel artırma davası niteliğinde olmadığı, imar planı ve buna dayalı imar uygulaması sonucunda uğranılan zararların tazminine yönelik bulunan davanın tam yargı davası kapsamında idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği ve idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin görev itirazının reddine ilişkin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi 7/12/2011 tarihli ve E.2009/380, K.2011/396 sayılı kararıyla, Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 4/7/2011 tarihli kararı doğrultusunda uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yargı yolu yönünden reddine karar vermiştir. Dava dilekçesinin yargı yolu yönünden reddi kararı üzerine başvurucular, aynı gerekçelerle yapı bedelinden kaynaklanan 000 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte tahsili istemiyle Belediye aleyhine 12/12/2011 tarihinde Ankara İdare Mahkemesinde tam yargı davası açmışlardır. Mahkemenin 29/6/2012 tarihli ve E.2011/2513, K.2012/1508 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun madddesinde de, bu Kanunun maddesinin a, b, c, d, e, g, h ve i bentleri kapsamında kalmaları nedeniyle bulundukları yerde korunmayan gecekondu sahiplerinden hak sahibi sıfatı taşıyanlarına bir gecekondu önleme veya ıslah bölgesinde veya yakın bölgelerde yapılmış ıslah imar planları içinde meydana gelen boş imar parsellerinin müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre verileceği, bu gibi hallerde gecekondu sahibine ayrıcaenkaz bedeli ödeneceği hükme bağlanmış olup, 2981 sayılı Kanundan yararlanamayacak olanların sayıldığı 14/f maddesinde ise, 10 Kasım 1985 tarihinden sonra yapılan gecekondular ile inşaasına başlanan imar mevzuatına, ruhsat ve eklerine aykırı yapıların, 2981 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanamayacakları belirtilmiştir.Anılan Yasa maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden, imar mevzuatına uygun olarak inşa edilmiş ruhsatlı yapıların imar planı uyarınca kamulaştırılmaları durumunda, ilgililere 2942 sayılı Yasada öngörülen şekilde kamulaştırma bedeli ödeneceği, Hazine, belediye, il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idaresinde olan taşınmazlar üzerinde inşa edilen ve 2981 sayılı Yasadan yararlanan yapı sahiplerine, taşınmazları bulunduğu yerde korunamaması durumunda enkaz bedeli ödeneceği, bu iki husus dışında ruhsatsız olarak inşa edilen veya imar affından yararlanmayan yapılar için imar planı uygulaması durumunda bir bedel ödenmesinin sözkonusu olmayacağı sonucuna varılmaktadır.Dava dosyasının incelenmesinden, davacıların veraseten maliki oldukları Ankara İli, Altındağ İlçesi, Yenidoğan Mahallesi 6867 ada 7 parselde bulunan taşınmazın toplu konut projesi içinde kaldığı ve üzerindeki yapının kaçak ve ruhsatsız olması nedeniyle davalı idarece yıkıldığı Altındağ Belediye Encümeni kararıyla ruhsatsız ve kaçak yapılar için enkaz bedeli ödenmesi yolunda karara varıldığı, davacılar tarafından yapı bedelinin tamamının ödenmesi gerektiği iddiasıyla bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Olayda taşınmaz üzerindeki binanın yasalara uygun ve ruhsatlı bir yapı olmadığı ve tamamı Altındağ Belediyesine ayrılan 23651 adada kaldığı, 5393 sayılı Yasanın maddesinde; kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkılması ve kamulaştırılmasına olanak tanındığı hususları dikkate alındığında, projelerin Yasa'daki getirilen amacı doğrultusunda mevcut gecekonduların varlığını sürdürmesinin proje kapsamında hukuken olanaklı görülmediğinden davacıların veraseten maliki oldukları taşınmazdaki yapının 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun maddesi uyarınca yıkımına ve yapı bedelinin ödenmemesine ilişkin davalı idare tarafından tesis edilen işlemde hukuka aykrılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." Temyiz üzerine karar, Danıştay Ondördüncü Dairesinin 12/3/2014 tarihli ve E.2012/10048, K.2014/3323 sayılı ilamı ile,"Davacılar vekili tarafından; yıkılması neticesinde, yapı bedelinden kaynaklanan 000,00 TL zararın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle dava açılmıştır. Mahkeme tarafından da istem özetinin bu şekilde kurulmuş olmasına rağmen, sonuç kısmında, davacıların yapı bedelinin yasal faiziyle tazmini isteminin kabulüne hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yapının 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun maddesi uyarınca yıkımına ve yapı bedelinin ödenmemesine ilişkin davalı idare tarafından tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine şeklinde hüküm kurulmasında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir." denilmek suretiyle onanmıştır. Karar, başvuruculara 26/5/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular 25/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. B. İlgili Hukuk 3194 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili bölümü şöyledir: "Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. ... Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. ..." 3194 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili bölümü şöyledir: "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. ......Üzerinde bina bulunan hisseli parsellerde, şüyulanma sadece zemine ait olup, şüyuun giderilmesinde bina bedeli ayrıca dikkate alınır.Düzenleme sırasında, plan ve mevzuata göre muhafazasında mahzur bulunmayan bir yapı, ancak bir imar parseli içinde bırakılabilir. Tamamının veya bir kısmının plan ve mevzuat hükümlerine göre muhafazası mümkün görülemeyen yapılar ise, birden fazla imar parseline de rastlayabilir. Hisseli bir veya birkaç parsel üzerinde kalan yapıların bedelleri, ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmedikçe ve aralarında başka bir anlaşma temin edilmedikçe veya şüyuu giderilmedikçe bu yapıların eski sahipleri tarafından kullanılmasına devam olunur.Bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan yapılar, belediye veya valilikçe kamulaştırılmadıkça yıktırılamaz." 3194 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili bölümü şöyledir: "Yapı:a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde,...İmar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir." 3194 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili bölümü şöyledir:"Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden (....) yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir." 3194 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili bölümü şöyledir: "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur....Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." 2942 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili bölümü şöyledir: "İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler." 2981 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili bölümü şöyledir: "b) Üzerinde imar mavzuatına aykırı olarak toplu binalar inşa edilmiş hisseli veya özel parselasyona dayalı arsa veya arazilerde, kişilerin hisse miktarları ve fiili kullanma durumları dikkate alınarak valilik veya belediyelerin talebi üzerine:... Kadastrosu veya tapulaması tamamlanmış yerlerde ise bu Kanunla verilen yetkiler kadastro müdürlüklerince kullanılarak,Islah imar planlarının yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın: onayların alınmasına ve ilanların yapılmasına (askı ilanları hariç), komisyonların kurulmasına lüzum kalmaksızın 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri veya 766 sayılı Tapulama Kanunu hükümlerine göre hak sahipleri tespit veya yeniden tayin edilerek adlarına tescil edilir....c) İmar mevzuatına aykırı bina yapılmış, hisseli arsa ve araziler veya özel parselasyona dayalı arazilerde, imar adası veya parseli olabilecek büyüklükteki alanlarda, binalı veya binasız arsa ve arazileri birbirleriyle, yol fazlalarıyla veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerle birleştirmeye bunları yeniden ada ve parsellere ayırmaya, yapılara yeniden doğan imar ada veya parseli içinde kalanları yapı sahiplerine, yapı olmayanları diğer hisse sahiplerine müstakil veya hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre vermeye, bunlar adına tescil ettirmeye ve tescil işlemi dışında kalanların hisselerini 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre tespit edilecek bedeli peşin ödenmek veya parsel sahipleri aleyhine kanuni ipotek tesis edilerek, tapu sicilinden terkin ettirmeye belediye veya valilikler resen yetkilidir. ..." 2981 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili bölümü şöyledir: "Tapu tahsis belgesi verilen gecekondular hakkında aşağıdaki uygulamalar yapılır....b) (Değişik : 22/5/1986 - 3290/6 md.) Hazine, belediye, il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idaresinde olan veya bu Kanun uyarınca mülkiyetlerine geçen arsa veya araziler üzerinde, ıslah imar planları ile meydana getirilen imar parselleri içinde hak sahiplerine, yapılarının işgal ettiği arazi de dikkate alınarak ıslah imar planında getirilen ölçülere uygun şekilde arsa veya hisse tahsis edilir. Gecekondusu muhafaza edilemeyen hak sahiplerine aynı bölgede veya diğer gecekondu ıslah veya önleme bölgesinde başka bir arsa veya hisse verilir. Tahsis edilen arsa veya hissenin bedeli 4/11/1983 tarih ve 2942 sayılı Kanun veya 6/6/1984 tarih ve 3016 sayılı Kanuna göre tespit edilir.(Ek fıkralar : 18/5/1987 - 3366/5 md.):14 üncü maddenin a, b, c, d, e, g, h ve i bentleri kapsamında kalmaları nedeniyle, bulundukları yerde korunamayan gecekondu sahiplerinden hak sahibi sıfatı taşıyanlarına, bir gecekondu önleme veya ıslah bölgesinde veya yakın bölgelerde yapılmış ıslah imar planları içinde meydana gelen boş imar parselleri müstakil, hisseli veya katmülkiyeti esasına göre verilir. Bu gibi hallerde gecekondu sahibine ayrıca enkaz bedeli bu Kanunla kurulan fondan belediye veya valilikçe ödenir." 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun, 17/6/2010 tarihli ve 5998 sayılı Belediye Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun ile değişik maddesi şöyledir: "Belediye, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. Bir alanın kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak ilan edilebilmesi için yukarıda sayılan hususlardan birinin veya bir kaçının gerçekleşmesi ve bu alanın belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunması şarttır. ......Büyükşehir belediyeleri tarafından yapılacak kentsel dönüşüm ve gelişim projelerine ilişkin her ölçekteki imar planı, parselasyon planı, bina inşaat ruhsatı, yapı kullanma izni ve benzeri tüm imar işlemleri ve 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda belediyelere verilen yetkileri kullanmaya büyükşehir belediyeleri yetkilidir.Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolu esastır. Kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında bulunan gayrimenkul sahipleri ve belediye tarafından açılacak davalar, mahkemelerde öncelikle görüşülür ve karara bağlanır....Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarındaki gayrimenkul sahipleri ve 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanuna istinaden, hak sahibi olmuş kimselerle anlaşmaları halinde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanında hakları verilir. 2981 sayılı Kanun kapsamına girmeyen gecekondu sahiplerine enkaz ve ağaç bedelleri verilir veya belediye imkanları ölçüsünde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı dışında arsa veya konut satışı yapılabilir. Bu kapsamda bulunanlara Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ile işbirliği yapılmak suretiyle konut satışı da yapılabilir. Enkaz ve ağaç bedelleri arsa veya konut bedellerinden mahsup edilir....Belediye, kentsel dönüşüm ve gelişim projelerini gerçekleştirmek amacıyla; imar uygulaması yapmaya, imar uygulaması yapılan alanlardaki taşınmazların değerlerini tespit etmeye ve bu değer üzerinden hak sahiplerine dağıtım yapmaya veya hasılat paylaşımını esas alan uygulamalar yapmaya yetkilidir."