8. Hukuk Dairesi 2023/1284 E. , 2024/4434 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacı ...'ın davasının reddine, davacı Hazinenin davasının kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Ankara ili Bala ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 963 parsel …
**8. Hukuk Dairesi 2023/1284 E. , 2024/4434 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacı ...'ın davasının reddine, davacı Hazinenin davasının kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Ankara ili Bala ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 963 parsel sayılı 46.350,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2'şer payla davalılar ... ve ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı ... temsilcisi dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve Hazine adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine dair verilen karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "çekişmeli taşınmazın niteliği ve zilyetlik hususlarında yapılan araştırmada ziraat bilirkişisinden rapor alınmadığı gibi hava fotoğraflarından da yararlanılmamış olması nedeniyle inceleme ve uygulamanın karar için yeterli bulunmadığı belirtilerek; tespit tarihinden öncesine ait mümkün olan en eski tarihli hava fotoğrafları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek mümkün olduğunca yaşlı yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, fen bilirkişisi ve 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulunun katılımıyla yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde aykırılığın giderilmeye çalışılması, 3 kişilik zirai bilirkişi kurulundan taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini belirten ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmesi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden tespit tarihinden öncesine ait mümkün olan en eski tarihli stereoskopik hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazın sınırlarını ve niteliğini belirtir şekilde rapor alınması; taşınmazın tüm yönlerinden fotoğraflarının çektirilmesi, fen bilirkişiye keşfi takibe imkan verir ve denetime elverişli kroki ve ayrıntılı rapor düzenlettirilmesi ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "1954 yılına ait hava fotoğrafında dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen kısımlarının imar ve ihyasının tamamlanmadığı, bu bölümler üzerinde davalılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı; dava konusu taşınmazın diğer bölümlerinin ise tapulama tespiti sırasında davalıların yaşları itibariyle taşınmazın zilyetlikle kazanılması için gerekli 20 yıllık süreyi tamamlamalarının mümkün olmadığı, kaldı ki her davalı adına dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde senetsizden tespit gören taşınmaz miktarının toplam 96.098 metrekare olduğu, bu nedenle bu taşınmaz bölümü yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanun'unda düzenlenen taşınmazı senetsizden edinme koşullarının oluşmadığı, yapılan keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişiler tarafından, her ne kadar bu taşınmaz kısımlarının evveliyatından beri davalılar tarafından kullanılarak ihyasının tamamlandığı beyan edilmiş ise de, hava fotoğrafları karşısında mahalli bilirkişi beyanlarına itibar edilmediği; davacı ... tarafından açılan davanın ise ispatlanamadığı, kaldı ki ilk kararı da temyiz etmediği" gerekçesiyle davacı ...'ın davasının reddine, Hazinenin davasının kabulüne, çekişmeli 963 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.