MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/416 E., 2021/724 K. SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı (..., ... ve ...'e karşı), çocuğun cinsel istismarı çocuğun cinsel istismarı (... ..., ..., ..., ... ve ...'ye karşı) HÜKÜMLER : Mağdure ... vekilinin istinaf başvurusunun sıfat yokluğu nedeniyle reddi, diğer istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdure ...'nın velayet hakkına sa
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/416 E., 2021/724 K. SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı (..., ... ve ...'e karşı), çocuğun cinsel istismarı çocuğun cinsel istismarı (... ..., ..., ..., ... ve ...'ye karşı) HÜKÜMLER : Mağdure ... vekilinin istinaf başvurusunun sıfat yokluğu nedeniyle reddi, diğer istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdure ...'nın velayet hakkına sahip babası olan Ertürk'ün, İlk Derece Mahkemesinde verdiği 27.12.2017 tarihli duruşma ifadesinde sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Diğer temyiz istemleri yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2017 tarihli iddianamesi ile, sanık hakkında mağdureler ..., ..., ..., ... ..., ... ve ...'a yönelik çocuğun cinsel istismarı ile mağdureler ... ve ...'ye yönelik zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçlarından cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır. 2. Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2019/516 Esas, 2021/31 Karar sayılı kararı ile, sanığın mağdureler ..., ... ve ...'e yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ile üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis, mağdureler ... ..., ... ve ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ile üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 12 yıl 6 ay hapis, mağdureler ... ve ...'ye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ile üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/416 Esas, 2021/724 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının mağdure ... vekili yönünden sıfat yokluğu nedeniyle reddi, diğer istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.09.2021 tarihli ve 9-2021/97941 sayılı kısmî ret, kısmî onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. 5. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 24.01.2023 tarihli ve 2021/24530 Esas, 2023/308 Karar sayılı kararıyla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan Tebliğnamede, katılan mağdureler ..., ... ve ... vekilinin sanık hakkında mağdurelere yönelik kurulan hükümlere ilişkin temyiz istemi ile ilgili görüş bildirilmediği anlaşılmakla, bu hükümlere ilişkin ek Tebliğname düzenlenmesi için dava dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir. 6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.04.2023 tarihli ve 9-2021/97941 sayılı, onama görüşlü ek Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık hakkında iddiadan başka somut delil olmadığına, mağdurelerin sanığın torunlarının yaşlarında olduğuna, babacan ve sevecen tavırlarının mağdureler tarafından yanlış anlaşıldığına, mağdurelere yönelik cinsel eyleminin olmadığına, sanığın şeker, kalp ve prostat hastalıklarının olduğuna, kullandığı ilaçların cinsel isteksizlik yaptığına, prostat hastalığının cinsel istek olmaksızın idrarla birlikte sperm kaçırmaya neden olduğuna, mağdurelerle yakın temas halinde olduğundan ...'e bulaşmasının da mümkün olduğuna, ayrıca sanığın psikiyatrik rahatsızlığından dolayı 1 hafta tedavi gördüğüne ve toplumda deli hoca olarak bilindiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, mağdureler dışında kursta başka öğrencilerin de olduğuna, cami ortamında cinsel eylemlerin gerçekleşmesinin mümkün olmadığına, mağdurelerin beyanlarının yönlendirme ile alındığına, iddia edilen eylemlerin doğruluğu kabul edilse dahi sarkıntılık düzeyinde kaldığına ilişkindir. B. Katılan Mağdureler ..., ..., ..., ... ..., ..., ... Ve ... Vekilinin Temyiz İstemi Dosya içerisindeki deliller, mağdurelerin ve katılanların beyanları, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanları dikkate alındığında sanığın mağdureler ..., ... ve ...’a yönelik eylemlerinin sarkıntılık düzeyini aştığına, mağdureler ... ..., ..., ... ve ... bakımından ise suçun ceza bakımından temel halinin esas alınmasının kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğuna, suçun işlendiğinin tüm mağdureler bakımından değerlendirilmesi gerektiğine, mağdurelerin yaşı, farkındalık düzeyleri, psikolojik süreçleri ve gelecek yaşantıları birlikte değerlendirildiğinde verilen cezanın menfaati karşılamadığına ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususların dikkate alınması gerektiğine ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Mağdurelerin aşamalarda çelişkiye düşmeden, istikrarlı ve samimi şekilde sanığın kendilerine yönelik eylemlerini anlattıklarına, sanıkla mağdureler ve aileleleri arasında husumet olmadığına, sanığın savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğuna, sanığın aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğuna, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ve takdiri indirim uygulamayarak ceza verilmesi gerektiğine, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece kabul edilen oluşa göre; mağdureler ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ... ve ...'nin olay tarihinde on iki yaşını tamamlamamış oldukları, mağdurelerin aşamalarda alınan beyanlarının tutarlı ve kamera kayıtlarıyla da doğrulanmış olduğu, mağdure ...'in elbisesi üzerinde yapılan DNA incelemesinin de sanığın vücut bulguları ile uyumlu çıkmış olması, katılanlar ve mağdurelerin sanığa iftira atmasını gerektirir bir husumetlerinin bulunmadığı, sanığın ise yaptığı savunmada atılı suçlamalardan bir kısmını tevil yoluyla ikrar ettiği, inkara yönelik beyanlarının ise suçtan kurtulmaya yönelik savunma olarak kabulünün gerektiği kanaatine varılmıştır. Sanığın mağdureler ..., ... ..., ..., ... ve ... ...'a karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinin sabit olduğu kabul edilip, bu suçtan mağdure sayısınca ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mağdureler ..., ..., ... için ise mağdurelerin anlatımına göre sanığın eylemlerini ani ve kesintili olarak gerçekleştirdiği Mahkemece kabul edilip, mağdure sayısınca sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Mağdure ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdure ...'nın velayet hakkına sahip babası olan Ertürk'ün, İlk Derece Mahkemesinde verdiği 27.12.2017 tarihli duruşma ifadesinde sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. B. Sanık Hakkında Mağdureler ... ve ...'e Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı ile Mağdureler ... ve ...'e Yönelik Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Sanık Hakkında Mağdureler ..., ... ... ve ...'ye Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Sanığın, mağdurelere sarılıp yanaklarından ve alınlarından öpmesi, vücutlarına dokunması şeklindeki fiziksel temas içeren eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı gözetilerek temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesi uyarınca belirlenmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması karşısında, söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bu nedenle Tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir. D. Sanık Hakkında Mağdure ...'ya Yönelik Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Oluşa uygun kabule göre, sanığın mağdurenin kıyafetinin içine elini sokup poposuna ve vajinasına dokunması şeklinde gerçekleşen eyleminin niteliği itibarıyla sarkıntılık düzeyini aştığı gözetilerek temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi uyarınca belirlenmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bu nedenle Tebliğnamedeki onama görüşüne iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Mağdure ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle mağdure ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Hakkında Mağdureler ... ve ...'e Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı ile Mağdureler ... ve ...'e Yönelik Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/416 Esas, 2021/724 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan mağdureler vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C. Sanık Hakkında Mağdureler ..., ... ... ve ...'ye Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı ile Mağdure ...'ya Yönelik Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (C) ve (D) bölümlerinde açıklanan nedenlerle sanık müdafii, katılan mağdureler vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/416 Esas, 2021/724 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2023 tarihinde karar verildi. Dava Dilekçesi Oluştur --> Yargıtay Kararı Son Gönderiler Hukukta Yapay Zekâ Dönemi: Sonkarar.com ile Tanışın 17 June 2026 Hukukun Geleceğine Bugünden Yatırım Yapın 17 June 2026 Yapay Zekayla Hukukta Yeni Dönem: 12. Yargı Paketi ve İnfaz Tartışmaları 17 June 2026 Yapay Zekâ ile Hukukta Yeni Dönem: Sonkarar.com 15 June 2026 Türkiye’de Yargıda Yeni Dönem: Yapay Zekâ Artık Resmi Gündem! 15 June 2026 İçtihat Arama Yargıtay Kararları Danıştay Kararları Bölge Adliye Mahkemesi Kararları Kanun Yararına Bozma Kararları Asliye Ticaret Mahkemesi Kararları Fikri Sinai Haklar Kararları Mevzuat Arama Kanunlar Cumhurbaşkanı Kararnameleri Bakanlar Kurulu Yönetmelikleri Cumhurbaşkanlığı Yönetmelikleri Cumhurbaşkanı Kararları Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri Kanun Hükmünde Kararnameler Tüzükler Kurum ve Kuruluş Yönetmelikleri Üniversite Yönetmelikleri Tebliğler Mülga Mevzuat Tüm Mevzuatlar Dilekçe × Close Print Haber bültenimize abone ol Kayıt ol Kurumsal Biz Kimiz