8. Ceza Dairesi 2024/25986 E. , 2026/352 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1891 E. ve 2024/1199 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin…
8. Ceza Dairesi 2024/25986 E. , 2026/352 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1891 E. ve 2024/1199 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafilerinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin istemlerinin, hükmedilen hapis cezasının süresine göre, 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca reddine karar verilerek, duruşmasız olarak inceleme yapılmıştır. I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2024 tarihli ve 2024/230 Esas, 2024/320 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 30.09.2024 tarihli ve 2024/1891 Esas, 2024/1199 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri Suçun unsurlarının oluşmadığına, ele geçen uyuşturucu maddelerin kişisel kullanım sınırlarında olması, ele geçen net esrar miktarının kullanmak amacıyla olduğunun izahtan vareste olduğuna, atılı suç yönünden delil bulunmadığına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/6 madde ve fıkrasının uygulanması gerektiğine, hakkında herhangi bir arama kararı olmamasına karşın sanığın üzerindeki ve aracındaki uyuşturucuları kolluk güçlerine teslim etmesi nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, usule uygun arama kararı olmaksızın sanığa ait aracın arandığına, diğer tutanak mümzilerinin dinlenmemesi suretiyle eksik inceleme yapıldığına, tutanak uyarınca olay yerinden kaçan ve sanığa uyuşturucu satan kişinin Y. Y. olduğuna ve ele geçen hapların hangi reçeteye tabi ilaç kategorisinde yer aldıklarına dair rapor alınmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın suç tarihinde üzerinde ve aracında ele geçirilen uyuşturucuları atılı suç kapsamında bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; 1)İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın üzerinde ve aracında yapılan arama ile ele geçen uyuşturucuların bulunması yönünden sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının usul ve kanuna uygun olduğu, eksik inceleme bulunmadığı, olay yerinden kaçtığı belirtilen ve sanığa ait araçta yapılan aramada uyuşturucu hapların içerisinde bulunduğu poşet üzerinden parmak izi çıkan Y. Y. hakkında sanık ya da müdafii tarafından delilleriyle birlikte suç duyurusunda bulunulması, dava açılması ve mahkûm olması halinde, sanık hakkında koşullarının varlığı halinde etkin pişmanlıkla ilgili 5237 sayılı Kanun’un 192/3. maddesi hükümlerinin yargılamanın yenilenmesi yoluyla değerlendirilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dava dosyası kapsamındaki delillere göre usul ve kanuna uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 2)Esrar kullandığını beyan eden ancak kan ve idrar gibi biyolojik örnekleri alınarak uyuşturucu kullanıp kullanmadığı yönünde tespit yapılmayan sanığın, savunmasının aksine miktarı itibariyle kullanma sınırları içerisinde yer alan esrarı kullanma amacı dışında ticari amaçla bulundurduğuna dair delil elde edilememesine karşın hakkında ele geçen esrar maddesinin mahkumiyet hükmüne esas alınması, Kabule göre ise; Sanığın üzerinde, aracında ve ikametine ait kömürlükte ele geçirilen ve ticari mahiyette olduğu belirlenen Pregabalin içerikli hapların üretiminin resmi makamların iznine veya satışının yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olup olmadığının, ... Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundan sorulması, sonucuna göre tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 30.09.2024 tarihli ve 2024/1891 Esas, 2024/1199 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2026 tarihinde karar verildi.