10. Hukuk Dairesi 2025/10271 E. , 2025/17064 K. "" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2247 E., 2025/1165 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/105 E., 2023/264 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından ha…
10. Hukuk Dairesi 2025/10271 E. , 2025/17064 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2247 E., 2025/1165 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/105 E., 2023/264 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 19.06.2011 tarihinden itibaren ... Apartmanında kapıcı olarak çalışmakta iken haksız sebeplerle 25.07.2019 tarihinde iş akdine son verildiğini, temizlik, çöp toplama ve bahçe işlerine baktığını, aidatların toplanması konusunda görevler yaptığını, davalı yönetimin davacının ücretini hiçbir zaman ödemediğini, sigorta girişi dahi yapmadan yıllardır çalıştırdığını, apartmana ait olan dairede ailesiyle birlikte yaşadığını, herhangi bir kira ödemediğini, kira karşılığında yıllarca emeğinin sömürüldüğünü, SGK'ya başvurusunun ardından 22.07.2018 - 22.07.2019 tarihleri arasında çalıştığı sürelerin tespit edildiğini, davacının gerçekte çalıştığı sürelerin tamamının tespit edilmediğini belirterek davalı iş yerinde 19.06.2011-25.07.2019 tarihler arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 19.06.2011 tarihi olarak tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ... Yönetimi ile davacı arasında hiçbir surette sözleşme yahut iş ilişkisi kurulmadığını, davacının ileri sürdüğü ilişkinin davacı taraf ile değil davacının eşi olan ... ile kurulduğunu, söz konusu ilişkinin tam anlamıyla bir kapıcılık sözleşmesi niteliğinde olmadığını, ...'ın akşam vakitlerinde apartman sakinlerinin çöplerinin toplanması karşılığında şahsın ve ailesinin ... Apartmanında bir dairede bila bedel ikamet etmelerine yönelik olduğunu, ...'ın tam zamanlı çalıştığı bir işinin mevcut olduğunu, davacının yaz aylarında 3 aylık periyodlar şeklinde ve yılın muhtelif dönemlerinde köyüne gittiğini beyanla davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumun davada fer'i müdahil olarak kabulünün gerektiğini, hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiğini, buna göre araştırma yapılması gerektiğini, Kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, ... sicil numaralı "... Apartmanı Yöneticiliği" ünvanlı iş yerinde hizmet akdiyle ve asgari ücretle 19.06.2011-21.08.2018 tarihleri arasında, ayda 8 gün üzerinden toplam 680 gün çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin, davalı ... Yönetimi vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının çalışma iddiasının kabulü yerinde ise de ayda 8 gün üzerinden toplam 680 gün çalıştığının tespitinin hatalı olduğunu, davacının ayın her günü kapıcılık hizmeti için apartmanda hazır bulunduğunu, apartmana göz kulak olduğunu, bu durumun da çalışmanın sürekli olduğunu gösterdiğini, Kurum tarafından da davacının çalışmalarının aylık 30 gün olarak tespit edildiğini beyan etmektedir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı ile Apartman Yönetimi arasında iş ilişki bulunmadığını, sadece davacının eşi olan ...'ın akşam vakitlerinde apartman sakinlerinin çöplerinin toplanması karşılığında şahsın ve ailesinin apartmana ait bir dairede kalması konusunda anlaşıldığını, davacının eşinin ... Belediyesi temizlik işlerinde çalıştığını, bu nedenle davayı davacı üzerinden açtıklarını, diğer taraftan hükme esas alınan bilirkişi raporunun da eksik incelemeye dayalı olduğunu, sadece Kurum denetmeninin raporu dikkate alınarak tespit ve hesaplamalar yaptığını, davacının yaz aylarında apartmanda bulunmadığını, taraflar arasında herhangi bir işçi-işveren ilişkisi kurulmadığını beyan etmektedir. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, çalışmanın varlığının yöntemince ispatlanamadığını, verilen kararın hukuk ve kanuna aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 19.06.2011-25.07.2019 tarihleri arasında davalı iş yerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13. maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63. maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, iş yerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup, çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63. madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir. İnceleme konusu eldeki davada, davacı davalı ... Apartmanı kapıcısı olarak 19.06.2011-25.07.2019 tarihleri arasında geçen hizmetinin tespitini talep ettiği, Mahkemece dinlenen tanık beyanları da gözetilerek davacının günlük 2 saat, bir ayda ise 8 gün çalıştığı değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmış olup, gelen Kurum kayıtlarına göre davalı işveren apartman yönetimi tarafından davacı için bu iş yerinden işe giriş bildirgesi verilmediği, ancak davacının Kuruma şikayeti üzerine fer'i müdahil Kurum tarafından davalı apartmanda denetim yapılarak davacının çalışma iddiasının araştırıldığı, 22.07.2019 tarihinde yapılan yerel denetim üzerine düzenlenen 14.11.2019 tarih ve 2019/405253/073 sayılı Denetmen Raporu gereğince davacının davalı apartmanda kapıcı olarak çalıştığı değerlendirilerek tespit tarihinden geriye 1 yıllık sürenin davacıya hizmet olarak kazandırılması suretiyle davacının davalı apartmana ait iş yerinde 22.07.2018-22.07.2019 tarihleri arasında ayda 30 gün üzerinden hizmetlerinin tescil edilmiş olduğu, celp olunan adres kayıtlarına göre davacının davalı apartmanda ikamet kaydının bulunduğu belirlenmiştir. Somut olayda Mahkemece verilen karar eksik araştırma ve incelemeye dayalı olup, 4 kat ve 16 daireden oluşan davalı apartmanda kiracı olarak ikamet ettikleri belirlenen ve beyanlarına başvurulan kamu tanıklarının kapıcılık hizmetinin davacının eşi tarafından yerine getirildiğini, davacının ve çocuğunun eşine yardım ettiğini ifade ettikleri, ayrıca davacının yaz aylarında kendi köyüne gittiğini, zaman zaman da bazlamacıda çalıştığını beyan etmelerine karşın Mahkemece bu tanık beyanlarına neden itibar edilmediği gerekçesinde açıklanmadığı gibi Kurumun denetimle görevli elemanına beyanda bulunan, davacının davalı apartmanda kapıcılık yaptığını belirten kat maliklerinden ... ve ...'un Mahkeme huzurunda verdikleri ifadelerinde ise davacının eşi olan ...'ın gerçekte kapıcılık işi yaptığını belirtmelerine karşın beyanları arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm kurulması hatalı olmuştur. Bu doğrultuda Mahkemece yapılacak iş davacının eşi ... ile birlikte davalı apartmanda oturduğu anlaşıldığından, asıl kapıcılık işini kimin yaptığı, davacının fiilen çalışıp çalışmadığı, kapıcılık görevini asli olarak mı yoksa eşine yardım şeklinde mi yaptığı kapsamlı olarak araştırılmalı, eşi ...'in dava dışı Belediye Başkanlığındaki çalışma koşulları araştırılarak davalı apartmanını büyüklüğüne ve verilen görevlere göre aynı anda kapıcılık işini de yapıp yapamayacağı denetlenmeli, uyuşmazlık konusu husus hiç bir kuşku ve tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit olunmalı ve tüm deliller toplandıktan sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir. Kabule göre de; davacının yaptığı işler kapsamında haftada bir veya 10 günde bir davalı apartmanda temizlik yapılması ve 4 katlı apartmanın çöplerinin toplanması hizmetleri için ayda 8 gün hizmet süresi verilmesi de hatalı olup, davacının aile hayatı ile iş hayatının iç içe geçtiği gözetilerek günlük çalışma saatlerinin fazla belirlendiğinin gözetilememesi de usul ve kanuna aykırıdır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.